Kocadağ'ın Kocaman Hayallerine Küçük Bir Dokunuş

Şanlıurfalı eğitimci yazar ve siyaset deneyimi ile bilindiği kadar Ticaret Lisesi Mezunlarının Niyazi hocası, öğrencilerinin de Niyazi Başkanı, Niyazi Kocadağ SANLIURFA.COM'un Pazartesi konuğu oldu.

Usta Gazeteci Mehmet Dener’in her pazartesi SANLIURFA.COM’da hazırladığı röportajda Niyazi Kocadağ’ın bilinmeyen yönlerini aktardı. Eğitimci, yazar, televizyon programcısı, dernek faaliyetleri ile  tanınan Niyazi Kocadağ, 30 Mart yerel Seçimlerinde Haliliye Belediye Başkanlığına aday adayı olmasının perde arkasını SANLIURFA.COM’dan Mehmet Dener’e anlattı. Eğitim mi siyaset mi? Yazarlık mı dernekçilik mi ? Yoksa televizyon programcılığı mı ? Bütün bunları Niyazi Kocadağ ile konuştuğumuz da aslında içindeki heyecanı, aşkı ve merakı keşfettik. Kendi dilinden ilk kez duyduklarımız bizi çok şaşırttı. Öyle sanıyoruz sizler de bu röportajı okuduğunuzda ve röportajın videosunu izlediğiniz de Kocadağ’ın kocaman hayallerine çok şaşıracaksınız.

İŞTE O RÖPORTAJIN TAMAMI
Mehmet Dener: Niyazi hocam aslında siz de konuk alan bir isimsiniz televizyonda bir programınız var ama bu kez konuk olmak nasıl bir şey? 
BEN DE PROĞRAMCIYIM AMA RÖPORTAJ ÖNCESİ İNANIN ÇOK HEYACANLANDIM 
Niyazi Kocadağ: Yani çok samimi söylüyorum röportaja birkaç saat önce hazırlandım. İnananın gerçekten çok heyecanlıyım. Konuklarım bazen bana sorar yahu hocam heyecanlanacak ne var falan derim. Hakikaten insan heyecanlanıyor. İnsanı başarıya götüren en önemli etken heyecanıdır. Heyecanınız bittiği gün başarınız biter, başarı da gelmez. O yüzden ben heyecanı önemsiyorum yaşadığımız süre içerisinde Allah hiç eksiltmesin. 
Mehmet Dener: Âmin diyelim inşallah, elbette ki heyecanlanmak güzel, hayal kurmadan onların gerçekleşmesi yada onlara ulaşması imkansız gibi bir şey. Tabi siz hem böyle eğitimci yönünüz var. Hem televizyon programınız var, hem siyasi deneyiminiz oldu. Nasıl eğitim işte bir taraftan televizyon programınız, geçmişte bir aday adaylığı geçmişiniz oldu. Nasıl? 
Niyazi Kocadağ: Yani ben hayata böyle bakıyorum. Herkes bir kere ölecek.  Cesur Yürek’in filminde çok güzel bir film var, herkes bir gün ölür ama herkes gerçekten yaşamaz. Yaşamın hakkını vermek lazım. Ben hep yaşadığım süre içerisinde hep sahada olmak istiyorum. 2001 yılında Gazi Üniversitesini bitirip Urfa’ya geldiğimde belki Şanlıurfa o zaman beni ilk defa tanıdı. Ama ben gençliğimden çocukluğumdan beri hep sahadayım. Üniversite yıllarımda Niyazi Kocadağ dediğiniz de bütün Urfalılar beni tanırdı. Ankara Şanlıurfalılar Vakfı Gençlik Kolları’nı kurdum. Ankara’daki Şanlıurfalılar Vakfı ilk dergisini ben çıkarttım. İlk yayın kurul üyesi benim, Çok üst düzey Şanlıurfalı bürokratlar vardı. Öğrenci olup yayın kurulunda olan tek kişi bendim.  Ve ilk röportajımı o zaman başbakan yardımcısı Allah selamet versin Necmettin Cevheri ile yapmıştım. İkinci röportajımı mekanı cennet olsun Devlet Bakanımız Eyyüp Cenap Gülpınar ile yapmıştım. Geçen ölüm yıl dönümüydü herkes dua ediyordu, ben fotoğraflarım çıkartım dedim belki siz bugün konuşuyorsunuz ama ben Şanlıurfa’ya 20 yıl önce Şanlıurfa’ya hizmet ediyordum. Birçok Şanlıurfalılara burs konusunda Milletvekillerimizle STK’larla diyalog içerisindeydim. Ve benim o gün başlattığım burs geleneği 20 yıldır halen devam ediyor. Şanlıurfalılar birçok işyerinden birçok firmadan halen burs alıyor. 
URFA’YA ÇOK HİZMET EDEMEDİĞİMİ DÜŞÜNÜYORUM, ÇÜNKÜ ÖNEMLİ BİR KOLTUKTA DEĞİLİM 
Mehmet Dener: Aslında sizin üniversite yıllarınızda başlıyor öne çıkma, öne atılma, Urfa için bir şey yapma, yani farkındalık oluşturmayı seviyorsunuz kendi hayatınızda ve  karşınızda da yansıtmayı çok seviyorsunuz.
Niyazi Kocadağ: Evet Urfa benim aşkım, Urfa’ya çok büyük bir aşkım var. Ama ben bugün Urfa’ya çok yeterli hizmet edemediğimi düşünüyorum. Çünkü icraatli bir koltukta değilim. İstediğim şeyleri yapabilecek çalışma alanım yok. Bunun farkındayım ama Allah verdiği kadar. Ama cenabı Allah’ın verdiği bu imkanlar dahilinde elimizden geldiği kadar Şanlıurfalılara ve Şanlıurfa’ya hizmet etmek heyecanım var. Yarın daha iyisini yapmak için çalışacağım. 
Mehmet Dener: Elbette ki bu heyecanınızı yaptığınız televizyon programlarında hizmet etmiş oluyorsunuz. Sorunları dile getirmede, programa aldığınız kurum müdürünün motivasyonunu artırmak, hizmet insanıdır. Çalışan sahada çalışan amirdir, müdürdür, genel müdürdür. Programınıza almışsınız aslında onu programınıza almışsınız onu motive etmişsiniz aslında bu da bir hizmettir. Yani aşk Urfa’ya hizmet makam mevkiiyle olmaması gerek. 
Niyazi Kocadağ: Kesinlikle 
Mehmet Dener: Kitaplar yazıyorsunuz mesela kitaplarınız da Urfa’ya aşkı, Urfa’yı anlatır. Kaç kitabınız var? 
Niyazi Kocadağ: 4 tane kitabim var.
Mehmet Dener: Ne anlatıyorsunuz bunlarda. 
İDARECİLER YANLARINDA ÇOK VİZYON İNSANLARI İSTEMİYOR
Niyazi Kocadağ: Ben mesela 5 yıl boyunca son iki yıldır Farklı Hayatları yapıyorum. Başarılı Hayatlar Programını yaptım. Birçok Şanlıurfa’nın değerini ekranlara taşıdım. O zaman ben ekrana taşıdığım birçok kişiye hocam bu kimdir diyorlardı. Onların 3-4 tanesi milletvekili, belediye başkanı oldu. Ben her zaman diyorum bizim programın bir gizem var ama ya milletvekili oluyor ya belediye başkanı oluyor. Ama biz o gün keşfetmiştik. Bugün o insanların yanında durmak çok kolay ama biz kimsenin durmadığı bir zamanda durduk. Karşılıksız menfaatsiz onları ekranlara taşıdık ve Şanlıurfalılarla buluşturduk. Bakın Şanlıurfa’nın böyle bir evladı var dedik. Yani çok vizyon insanları mesela bugün ben bakıyorum idarecilere yanlarında çok vizyon insanları istemiyor. İşte o da belediye başkanı olur o da milletvekili olur. Ağaç dalıyla gürler bir tane belediye başkanı olur bir tane il müdürü olur. Birini keşfet o da başka bir yerde olsun. Şanlıurfa’da birçok kurum var. Her alanda herkese ihtiyaç var. 
Mehmet Dener: Yani sağlıkta da öyle göz doktoru ayrı diş teknisyeni aydır
Niyazi Kocadağ: Evet 
ŞANLIURFA’NIN HAK ETTİĞİ YERDE OLMADIĞINA İNANIYORUM
Mehmet Dener: Elbette ki bu alanlarda yetişmiş kalifiye insanımıza da ihtiyaç var. Bürokratımıza da ihtiyaç var. Hakikaten o programınıza aldığınız 700 program yaptığını söylüyorsunuz 3 tane milletvekili çıktığını söylüyorsunuz. Geri dönüşümlerini alıyor mu sizin adınıza söylemiyorum Urfa adına söylüyorum. 
Niyazi Kocadağ: çok değerli insanlar var onları tenzih ediyorum. Ama ben Şanlıurfa’nın hak ettiği yerde olmadığına inanıyorum. Ben twitterde rijit şeyler atıyorum. Bazen insanlar hocam bu kadar sivri olma diyorlar ya her imkanın olduğu kurumlar var. Bakıyorum diyorum bu imkanlar başka yerde olsa neler yapılmaz o yüzden Urfalılar hak ettiği geri dönüşümü almıyor. 
KORKAK İNSANLAR İDARECİ OLMAYACAK CESUR İNSANLAR İDARECİ OLACAK 
Mehmet Dener: Yani Tüh ya keşke programa almasak mı diyorsun? 
Niyazi Kocadağ: Demiyorum ama çok emek verdiğim sadece programlar için söylemiyorum, dernek olarak ta diğer çalışmalarımızda çok emek verdiğimiz Şanlıurfa için kendim için demiyorum. Ama dönüşünü alamadığımız insanlar var. Ben şunu söylüyorum, korkak insanlar idareci olmayacak, cesur insanlar idareci olacak. Bir insan bir yere geldiği zaman geldiğini herkes fark edecek bir farkındalık oluşturacak. Çünkü mahkeme kadıya mülk olmaz. Hiç kimse edebiyen hiçbir yerde kalmaz, 
Mehmet Dener: Tabi bu dedikleriniz bir idareci için de geçerli bir öğretmen için de geçerli. 
Niyazi Koacadağ: Kesinlikle. 


SİYASETE ÇOK BÜYÜK MERAKIM VAR 
Mehmet Dener: Peki siz bir taraftan bu programları yaptınız, işte siyasetçiler çıktı. Ama bir ara sizde meyil ettiniz siyasete bir aday adaylığınız, nasıl oldu bende yapmalıyım, nasıl gelişti?  
Niyazi Kocadağ:  benim şimdi siyasete çok ciddi bir merakım var. Hani kimileri saklar ya, çok açık söylüyorum siyasete çok ciddi merakım var. Haliliye aday adayı oldum. Ama son iki seçim 7 Haziran ve 7 Kasım’da aday adayı olmadım. Çünkü benim aşkım Haliliye için ben Haliliye’de doğdum ve büyüdüm. Haliliye bana aşk gibi heyecan veriyor, çok arzu ettim Haliliye Belediye Başkanı olmayı,  çünkü yapabilecek çok işlerimin olduğunu inanıyordum. Olmadı inşallah bir gün olacak diye inanıyorum. 
GÜNÜ GELDİĞİNDE HALİLİYE’YE HİZMET ETMEK İSTERİM 
Mehmet Dener: Hayalinizin peşinden halen koşuyorsunuz? 
Niyazi Kocadağ: Yani olur veya olmaz ama o heyecanım var. Tekrar günü geldiğinde ekonomik olarak sağlık olarak buna hazır olursam sahaya inmekten asla ve asla çekinmem ve korkmam. Ben bundan önce bir paylaşım yapmıştım. Haliliye’de Urfa’nın kalbi aşk gibi heyecan vermeli. Ve ben o heyecanı verebileceğime inanıyorum. Daha çok uzun süre var. Mevcut belediye başkanımız var, güzel çalışıyor inşallah daha çok da güzel işler yapar. Bir kez daha belediye başkanı olur. Ama bizim de daha yaşımız genç bende günü geldiğinde Haliliye’ye hizmet etmek isterim. Böyle bir aşkım var, kısmet tabi ki. Ama böyle bir aşkımın olduğunu yakın çevremdeki herkes bilir. Siyasete merakım da var. Siyaseti çok yakından takip ediyorum,  bir kez sahaya indim Allah nasip etmedi bir daha gücüm heyecanım olursa tekrar sahada olurum. 
TİCARETLİLER DERNEĞİ URFA’NIN EN POPÜLER DERNEĞİNDEN BİRİ 
Mehmet Dener: Birazcık ta bu dernekçilik işlerinden de siner bu yakışıyor belki siyaset gömleğine yani ticaretliler derneği işte Urfalılar derneği bu dernek çalışmaları nasıl? 
Niyazi Kocadağ: Benim mücadeleci bir yapım var. Birliğe beraberliğe dayanışmaya çok önem veriyorum. Yan yana yürümek bugün baktığımız zaman Orta Doğu Coğrafyasında insanlar per perişan  çünkü aralarında bir dayanışma yok. Peygamber S.A.V diyor ki, yola çıktığınız zaman biriniz lider olsun. Bizde derneği kurduğumuz zaman bir teşkilatlanma yaptık. 2009 yılında biz Ticaretliler Derneğini kurduğumuz zaman insanlar yönetimine bile girmek istemiyordu. Birine ya Mehmet abi üye olur musun ya Ahmet olsun sonra ben olayım diyorlardı. Biz gençlerle yola çıktık ve bugün yönetimimize giremeyen veya yönetim organizasyonlarında görev almayan insanlar bize kırılıyor. Şuanda Ticaretliler derneği Urfa’nın en popüler birkaç derneğinden biri. 
BANA DİYORLAR HOCAM İŞKUR GİBİSİN
Niyazi Kocadağ: Çok güzel işler yapıyoruz. İstihdam sağlıyoruz. En önemlisi iş aştır. İstihdama çok önem veriyoruz. Niye önem veriyoruz biz Ticaretliler derneği eski Ticaret Lisesi biliyorsunuz Ticaret liseleri kapandı. Birçok mezunumuz ya bir şirketin CEO’su ya banka müdürü ya şirket müdürü  ve piyasaya ara eleman yetiştiren tek okul biziz. Dolayı ile üyelerimiz şirket sahibi, banka müdürü biz onlarla bir diyalog kurduk ve 2009’dan bugüne eleman ihtiyacı olan direk bizi arıyor bizde yönlendiriyoruz. Bazen diyorlar Niyazi hoca İŞKUR gibi çalışıyorsun. Genlere iş bulabiliyorsak yardımcı olabiliyorsak benim için çok önemli.
Mehmet Dener: Kesinlikle İŞKUR Müdürü de olabilirsiniz. 
Niyazi Kocadağ: Necdet müdürüm çok güzel yapıyor bu işi 
Mehmet Dener: Evet Necdet bey istikrarlı bir şekilde götürüyor. 
Niyazi Kocadağ: çok çalışıyor çok yakın arkadaşımız bence çok başarılı
Mehmet Dener: ama yani sonuçta siz de böyle spor il müdürlüğü ne bilim kent konseyi başkanlığı sizde değerlendirilebilecek kapasitede vizyondasınız. 
Niyazi Kocadağ: Gençlik spor il müdürlüğünde şuanda arkadaşımız var o da çok başarılı yani öyle bir şeyimiz yok. Ama kent konseyi için Sabri abimiz var. 3 yıldır kent konseyi seçimi yapılmıyor. Ben geçen gün bir twit te attım ya dedim 3 yıldır bir kent konseyi seçimi yapılmıyor. Yani bana göre bu bir zaaftır. Başkanımız kızmasın niye çünkü kent konseyinde orası bir makam değildir.  Bir mevki değildir, bir insan gönüllü olarak gelir kent konseyi başkanı olur yürütmesini oluşturur. Her meslekten grubundan biri olur. Teknik mimar olur, eğitimcisi olur, sağlıkçısı olur. Bir proje ürettiler ve onu belediye meclisine sunarlar. Kent konseyinin aldığı kararların belediye meclisine gelme zorunluluğu var. Yani böyle hazır bir beyin var belediye başkanı rica eder kent konseyine söyler böyle bir proje hazırlayın bu konuda beyin fırtınası yapın ben de geleyim. Çünkü adamlar para almıyor pul almıyor şehir için neden yapılmıyor anlamış değilim. Kent konseyi seçimi yapılmadığı için bin bir platform kuruldu. 
Mehmet Dener: Mesela ne kuruldu? 
Niyazi Koacadağ: Çok platform kuruldu. 
Mehmet Dener: Çok öyle kurulmadı. Ne gibi platformlar kuruldu? 
Niyazi Kocadağ: Çok platform var, mutlaka faydaları oldu ama kent konseyi çatısı altında birleşseydi. Bir ortak akıl oluşsaydı çok daha başarılı işler ortaya çıkardı diye düşünüyorum. 
Mehmet Dener: Peki bu bir eksiklik mi? 
Niyazi Kocadağ: Bana göre
Mehmet Dener: Hadi 3 yıldır kent konseyi yok ne kaybetti ki memlekette? 
Niyazi Kocadağ: Kazanacaklarına bakmak lazım çok şey kazanırdı. 
Mehmet Dener: Yani 11 Nisan meydanı böyle olmazdı mesela Topçu Meydanı’nın ismi değişmezdi mesela Tarihi dokular koruna bilirdi. Bu kadar ağaç kesildi bunun önüne geçilebilirdi, bir dalget yaptılar efendim dalga geçe döndü. Bunun gibi şeylerin önüne geçebilirdi aslında. Kent duyarlılığı kent konseyi birazda kent hafızası ile ilgili bir şey yani katılıyorum size. 
Niyazi Kocadağ: geçen bir twit attım dedim ya spor şehriyiz diyoruz ama bir spor daire başkanlığı yok. 
Mehmet Dener: Şube müdürlüğü var yetmez mi? 
Niyazi Kocadağ: Hayır daire başkanlığı olmalı altında müdürlükleri olmalı çünkü spordan bahsediyoruz spor şehri olmaktan bahsediyoruz. Eğitimden bahsediyoruz bir eğitim daire başkanlığı olabilir. Kültür daire başkanlığımız bildiğimiz kadarıyla sosyal ve kültür daire başkanlığı birleştirilmiş. Yani kendi daire başkanlığı olsa daha başarılı olmaz mı sizde de? 
Mehmet Dener: O zaman da çok başlılık olmuyor mu çok fazla direksiyon olmuyor mu bir kişiden fikir soruyorum sen altına soruyorsun o altına soruyor o sana geliyor sana geliyor sonra başkana gidiyor ama başkan bire birebir bir muhatapla konuşmuyor oluyor yani çok kafayı tek şemsiyenin altında toplamak daha işe yarayabilir. 
Niyazi Kocadağ: Ben spor daire başkanı olursanız spordan anlayan eğitim daire başkanlığına eğitimden anlayan biri olsun diyorum bildiğim kadarıyla Gaziantep’te bildiğim kadarıyla hayvanat bahçesinin bile ayrı bir daire başkanlığı var. Öyle biliyorum ismi şuanda tam şey yapamadım ama ayrı bir daire başkanlığı var. 
Mehmet Dener: yani dediğiniz de olabilir daire başkanlıkları o alana olabilir. 
Niyazi Kocadağ: Sonuçta büyükşehir belediyesi yani çok ciddi imkanları var.
4 KİTABIM VAR 2’Sİ SESLİ KİTAP 
Mehmet Dener: Yazarlık yönünüze gelelim kitaplarınızdan biraz bahsediniz bize kaç yaşında başladınız ne zaman başladınız? 

Niyazi Kocadağ: 4 tane kitabım var. Birincisi İçimden Geldiği Gibi, Emuse, Sevgi Biriktir ve Lisanı Aşk, Lisanı Aşk son kitabım İngilizce ve Türkçe özlü sözler var. Kitaplarımın bide farklı bir yanı ikisinin de sesli CD’si var. Okuma güçlüğü çeken ve okuma alışkanlıkları olmayanlar için arabalarına bilgisayarlarına takıp fon müziği eşliğinde dileyebiliyorlar. Sevgi Biriktir’i sevgili Mehmet Mahmutoğlu seslendirdi ona teşekkür ediyorum. Lisanı Aşkı Mehmet Şelli seslendirdi.   Lisanı Aşk’ın İngilizce çevirisini TRT’de Ebru Coşkun yaptı. Lisanı Aşk ve Emuse çok farklı bir kitap 40 bine yakın bir baskı yaptım. Herhalde bu bölgede yerel yazarlar içinde bu sayı yok diye sanıyorum. Benim en zevk aldığım şeylerden biridir yazmak. Bazen sosyal medyada yazılarımı görüyorum altında ismim olmasa da yazılar benim olduğunu hissediyorum fark ediyorum çok mutlu oluyorum. Çocuklarımı bırakacağım en büyük miralardan biri de budur. Çocuğum kütüphaneye giderse aaa bu babamın kitabı derse insan daha ne bırakabilir ki evladına. 
İNSANLARI ELEŞTİRMEK ÇOK KOLAYDIR 
Niyazı Kocadağ: Benim ikinci kitabımda da vardır Emuse’de insanları eleştirmek çok kolaydır. Hani bir ressam varmış bir resim yapmış şehrin en işlek yerine koymuş altına da bir kalem bırakmış beğenmediğin yerleri çiz demiş diğer gün gelmiş bakmış ki ana her yer çizilmiş. Aynı resmi koymuş, bu sefer beğenmediğin yerleri çiz dememiş beğenmediğin yerleri düzelt yazmış  bir gün sonra gitmiş resim olduğu gibi duruyor. Eleştirmek çizmek insanların canını acıtmak kanatmak, kazımak çok kolaydır. Ama düzeltmek kolaydır. 
Mehmet Dener: yani eleştirirken çözüm önerin ne senin? 
Niyazi Kocadağ: bu memlekette bir şeyler yapmak istiyoruz. Ama sen insanın motivasyonu kırarsan heyecanlı insanlar çalışkan insanları kaybederiz. 
Mehmet Dener: Eleştirmek aslında güzeldir geliştirir insanı ama dediğiniz gibi eleştirmek için eleştiri yapılırsa yıkıcıdır. Yıkıcı bir eleştiridir, eleştirirken çözüm önerin ne? Eleştirirken hakikaten seni eleştirdiğim konu evet ya ben bunu yapmamalıydım.  O eleştriden alabileceğim bir şey varsa elbette eleştirmek güzeldir. 
AKABE’Yİ GEÇMEMİŞ BİR ADAM DÜNYAYI GEZMİŞ ADAMI YERDEN YERE VURUYOR
Niyazi Kocadağ: Akabe’yi geçmemiş bir adam Dünya’yı gezmiş bir adamı yerden yere vuruşa bu çok büyük vicdansızlık olur. Yani bir cümle yaz dersen a yaz desen yazamayacak yani yazamaz derken o öz güveni olmayan insanlar bazen bizi yerden yere vurabiliyorlar. Ben canlı yayın yapıyorum beni görüyor diyor ki hocam bunu konuşsaydın bunu alsaydın seni alayım diyorum hocam ben yapamam diyor. Biz yıllardır canlı yayında milyonların önünde konuşuyoruz. Ama beni perde arkasında yerden yere vuruyorsun gel dediğinde gelmiyorsun. 
ÖĞRENCİLERİM BANA NİYAZİ BAŞKAN DİYOR 
Mehmet Dener: Öğretmenlik nasıl gidiyor bu kadar programın içerisinde öğrencilerinizle nasıl diyaloğunuz, siyaset, televizyon programı, yazarlık, dernek, öğrencilerinizde nasıl bir farkındalık oluşuyor sizde? 
Niyazi Kocadağ: Bazı insanlar yaş ilerledikçe öğretmenliği daha yapamıyorum der. İnanır mısınız ya öyle bir keyif alıyorum ki öğretmenlikten anlatmam. Benim için laylay lom hani bir düğüne gidersin ya sabah ben okula giderken öyle giderim.  Ve ben okulun dernek başkanıyım öğrencilerim bana başkan der. 
Mehmet Dener: Öğretmenim demez mi? 
Niyazi Kocadağ: büyük bir kısmı başkan der. Okula giderim Niyazi başkan günaydın der. Bazen sınıfa giderim Niyazi başkan diye tempo tutarlar. 
BENİM ARKADAŞLARIM ÖĞRENCİLERİM
Niyazi Kocadağ: Ben 2001 yılında öğretmenliğe başladım. Ve bugün benim arkadaşlarım öğrencilerim. 14 yıldır 30 küsür yaşlarında öğrencilerim var. Çoğunun kirvesiyim, çoğunun nikah şahidiyim. Yakındakilerim öğrencilerim. Herhalde diyorum öğretmen olmasaydım çok mutsuz bir adam olurdum. Benim siyaseti düşünmemde öğrencilerimin çok ciddi desteği olmuştur. 
Mehmet Dener: Bu kadar potansiyel bende olsa bende düşünürüm. 
BANA KÖTÜ BİR ÖĞRETMEN DERSENİZ KABUL ETMEM 
Niyazi Kocadağ: Heyecan olmadan hiçbir şey olmaz kendiyle barışık olmayan kendiyle kavgalı olan bireyle yetiştirmemek lazım pozitif öğrenciler yetiştirmek lazım. 2 yıl önce İtalya’ya gitmiştim, bir eğitime katılmış İtalya’da 3 sınıfa kadar okuma yazma eğitimi vermiyorlar. Kendini ifade ve özgüven eğitimi veriyorlar. Bizim bu kadar mutsuz bireyler yetiştirmemizin tek nedeni çocuklara şans vermiyoruz. Ben derse girdiğim zaman orası benim için bir tiyatro sahnesidir. 


Mehmet Dener: Bu kadar zevk alıyorsunuz yani?
 Niyazi Kocadağ: Ben ders anlatırken o çocuklar keyif almalı. Ben sınıfa girdiğimde o kapıyı kapatırım Allah’tan başka biri o kapıyı açmamalı, çünkü orası benim mahremim aileleri çocuklarını bize teslim ediyor. Ve ben o sınıfa girdiğimde arka masaya bir Niyazi oturturum. Ve diyorum ki Niyazi sen öğrenci olsaydın öğretmenin nasıl ders anlatmasını isterdin ve öyle ders anlatıyorum  
Benim hayatım öğretmenliğe endeksli. Bana çok şey söyleyebilirsiniz Niyazi hoca göbekli diyebilirsiniz, çirkin diyebilirsiniz buna benzer ifadeler kullanırsınız kabul ederim ama kötü bir öğretmen derseniz kabul etmem. Ve çocuklarımın rızkını bu işten kazanıyorum. Ben televizyondan para kazanmıyorum hobi olarak yapıyorum, kitaplarımdan para kazanmıyorum, dernekten para kazanmıyorum. Ama ben öğretmenlikten para kazanıyorum. Çocuklarımın rızkını oradan götürüyorum, o yüzden bu işi çok iyi yapmalıyım heyecan almalıyım heyecan vermeliyim. Kendi sıkıntılarımı okulda asla öğrencilerime yansıtmam. Yani benim çocuğuma hiçbir öğretmen sıkıntısını yansıtma hakkına sahip değildir. Dolayısı ile başkalarının çocuklarını ben mutsuz etme hakkına sahip değilim. Evde mutsuz olarak gelen bir kendiyle barışık olmayan çocuk ben derse girdiğimde her şeyi unutmalı benden o mutluluğu bulmalı. Ve ben bu vebali taşıyorum. 
Mehmet Dener: İnsan kaynakları uzmanı gibi olmuşsunuz. 
Niyazi Kocadağ: evet onun için öğretmenlik benin için keyif kaynağı heyecan duyuyorum. Aşktır benim için ve ben farklı bir iş yapsam öğretmenlik dışında ve öğretmenliği bırakmayı düşünmüyorum. Ama bir yerde ders veririm. 
ÇOK TEKLİFİ ELİMİN TERSİ İLE İTMİŞ BİR İNSANIM
Mehmet Dener: Çok iddialı ve ideali olan bir insansınız ben size desem ki sizi okul müdürü yapsak kabul eder misiniz? 
Niyazi Kocadağ: Asla. Şimdi insanlar bazen diyor niye Niyazi hoca şurada değil burada değil. Benim yakınımdaki insanlar bilir çok teklifi reddetmiş bir insanım. Çok şeyi elimin tersi ile itmiş bir insanım.
 Mehmet Dener: Şuan çok farklı bir yerde olabilirdiniz
Niyazi Kocadağ: olabilirdim ama beni mutlu etmeyen bir yerde olmam ben. Ben trilyonları olan bir insan olsam mutsuz olsam bu kazanç mıdır kayıp mıdır? Kayıptır. Ben beni mutlu edecek bir işi yaparım. Ve bir yerde olurum mutlu olmadığım yerde olmam o işi de yapmam. 
BU ŞEHİRDE GÜZEL İŞLER YAPMAK İÇİN HEYECANIM VAR
Niyazi Kocadağ: ben çalışmaya devam edeceğim hiçbir zaman olduğum yerde olmayacağım. Allah nasip ederse her zaman bir tık üste çıkacağım, daha çok okuyacağım kendimi daha çok yetiştireceğim. Bugün olmaz ama yarın olur ve hiçbir zaman yalnız yürümeyeceğim. Bugün benimle beraber yürüyen arkadaşlarımla beraber bu şehirde bir gün mutlaka görev alacağız ve çok güzel işler yapacağız. 
Mehmet Dener: Bizde bu heyecanınızın devam etmesini istiyoruz. Peki, teşekkür ediyoruz. Hakikaten çok heyecanlı bulduk sizi idealist gördük sizi umarım bu heyecanınız ve idealleriniz ömür boyu devam eder. 

 


Mehmet Dener Niyazi Kocadağ Pazatesi Röportajı paylaşan: sanliurfacom