Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, aylardır sürdürdüğü sessizliğini arkadaşımız Mustafa Özdal’a bozdu....
Çelik, AK Parti’ye hizmeti olan çok sayıda ismin delege yapılmadığını söyleyerek, “Genel merkez, kavgaya çatışmaya değil, kucaklayıcı ve vefaya dayanan bir delege seçimini benimsiyor. Sandığı mahallede çift listeye dönüştürdünüz mü bunun artık böyle devam etmesi gerektiği anlamı çıkar” diye konuştu.
Kendisiyle birlikte Şanlıurfa seçim çalışmalarına katılan AK Partililerin sorguya çekildiğini belirten Bakan Çelik, partideki bir kesimin mevzi elde etmek için Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ı yanlış bilgilendirdiğini belirtti. Çelik, hiçbir sorunu olmadığını söylediği Arınç’la arasının açılmasını isteyen bir güruhun olduğunu da öne sürdü.
-----------
MUSTAFA ÖZDAL
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'e, bu kez de AK Parti'nin yaklaşan kongrelerini konuştuk. Çelik, beklentimin çok üstünde yanıtlar verdi. İşte çok ses getireceğine inandığım söyleşimiz:
Öncelikle delege seçimlerini değerlendir misiniz?
Delege seçimleri siyasi partilere göre farklılık arz ediyor. Bizim partinin geleneğinde, vefaya dayalı, partiye hizmet eden, farklı kademelerde görev almış ve halen görevi devam edenlerle birlikte partimizin geleceğe yürüyüşü hedeflenir. Yöneticilerden, belediye başkanlarından, il genel ve belediye meclis üyelerinden, milletvekillerinden ve kuruculara kadar herkesi kucaklayan bir bakış açısı doğru bir yaklaşımdır. Bu sözünü ettiğim insanların sayısı her ilçede 100'ü bulmaz. Böylece geçmişle ve bugünün bağlarını kopartmadan, ihtilaflara fırsat vermeden güzel bir kongre sürecini yaşatabilirsiniz. Ama bu, bizim sandığa ve demokrasiye karşı olduğumuz anlamını çıkarmıyor.
"PARTİ KURUCULARI DELEGE YAPILMADI"
Delege seçiminde vefaya dayalı bir seçim olmadığını mı düşünüyorsunuz?
Bana iletilen partinin birçok kurucusunun ve milletvekilinin delege yapılmadığıdır. Son derece önemli isimlerin delege listesinde olmadığını görüyoruz. Mesela kanserle mücadele eden Bayram Yıldız…
Bursa'da yapılan delege seçimlerine genel merkezin bakış açısı nedir?
Genel merkez, kavgaya çatışmaya değil, kucaklayıcı ve vefaya dayanan bir delege seçimini benimsiyor.
ÇİFT LİSTELİ KONGRE İMASI
Delegelerin seçimle belirlenmesi kongrelere nasıl yansıyacak?
Sizin eğer tuttuğunuz yol genel merkezin tavsiye ettiği kucaklayıcı ve kuşatıcı bir yol değilse, yani 'kim sandıktan çıkarsa o delege olsun' derseniz sonuçta her yerde çift liste anlamı çıkar. Demokrasi filan yerde olsun falan yerde olmasın diyemezsiniz. Sandığı mahallede çift listeye dönüştürdünüz mü bunun artık böyle devam etmesi gerektiği anlamı çıkar. Zaten arkadaşların açıklamaları da bu doğrultuda. Umarım genel merkezin kanaatleri dikkate alınarak bu yol tercih edilmiştir.
Peki bu tabloyla partiniz bir ayrışmayı mı gidiyor?
Bizim savunduğumuz şey, 2 kişiden birini oyunu almış AK Parti'nin delege seçiminde de ayrışmaya gitmemesidir. CHP'nin kurultay partisi olmasının, Anavatan Partisi'nin iki dönemden fazla iktidarda kalmamasının altında yatan, ayrışmaların aşağılardan başlamasıdır.
"İL BAŞKANI ADAYI BEN DEĞİLİM"
İl başkanıyla aranızda bir sorun var mı?
Bakın benim bu konuyla ilgili sözüm, demecim ve eylemim olmamıştır. Bir sorununuz varsa eğer, gelir bunu Faruk Çelik'le konuşursunuz. Sizin rakibiniz Faruk Çelik değil ki. Ne alakası var Faruk Çelik’le il başkanının? 'Faruk Çelik benim rakibimdir' deyip siyaset yapanlara sesleniyorum. Ben il başkan adayı mıyım?
"BENİMLE URFA'YA GELENLER SORGUYA ÇEKİLDİ"
İl başkanın verdiği demeçleri m kastediyorsunuz?
Kim ne yazıyor ne yazdırıyor ona bakın. Bak ben ne söylüyorsam onu yazıyorsunuz. Bakan Çelik şunu dedi diyorsunuz. Diğerleriyse karışık işlerle uğraşıyor. Bir il başkanı biat kültürü dönemi bitmiştir diye bir şey söyler mi? Bunu söylediğin zaman kimin için söylediğini de açıkça belirteceksin. Ben Urfa'ya giderken sadece güle güle, gelirken de hoş geldin demelerini beklerdim. Bunu yapmıyorsunuz, bir de bunu yapanları niye gittin diye sorguluyorsunuz. Böyle bir nezaketsizlik olabilir mi? Bir siyasetçin arkasında 3-4 bin kişinin Urfa'ya gitmesi partimiz için Bursa için üzülecek bir hadise midir? Ben Bursa'ya geldiğim zaman dostlarımla, siyaset arkadaşlarımla yemek yiyorum. Bunu suçmuş gibi yansıtıyorlar ve suçlu avına çıkıyorlar. Ben tabii ki herkesle yemek yerim, konuşurum. Bundan doğal bir şey var mı? Ben kimseyi rahatsız etmek istemiyor, kendi ortamımda kalmak istiyorum. Ama ben AK Parti'nin bir bakanıyım, muhalefetin değil. Biz Bursa'ya hizmetten başka ne yaptık? Tüm Bursa bunun farkında. Zaten bana olan ilgi de bundandır. Aslında bu 3-5 kişiyi de rahatsız eden de bu ilgidir.
HADİSLİ MESAJ
Sizinle seçim çalışmalarına katılan Bursalıların hesaba çekildiği bir duyumunuz mu yoksa somut bilgiler var mı elinizde?
Soruyorlar, niye gittiniz neden geldiniz. Artık bunlar sınırları aşmış konuşmalardır. Gazetelere konu oluyor. Biz susuyoruz ha bire yazdırılıyor. Arkadaşlarımıza sanki bir suç işliyormuş gibi muamele yapılıyor. Bunları yazdırıp çizdirenler sadece 3-5 kişi. Esas üzüldüğümse, bunlar, Bursa'ya emeği olan ve bu kentte taş üstüne taş koymuş insanlar olsa bari. Vatandaş milletvekili oluyor, belediye başkanı oluyor, il ve belediye meclis üyesi oluyor, kendi sayesinde olduğunu söylüyor. Seçilemiyorlar, Faruk Çelik beni seçtirmedi diyorlar. Peki seçildiğiniz zaman neden Faruk Çelik beni seçtirdi demiyorsunuz da, seçilemediğiniz zaman Faruk Çelik engelledi diyorsunuz? Eğer seçilenler, kendi çabalarıyla bu göreve geldiklerini iddia ediyorlarsa, seçilemedikleri zaman da sorumlusu da kendileridir. Yok eğer, Faruk Çelik beni seçtirmedi diyorlarsa şimdi ben de o zaman onlara diyorum ki ben sizi milletvekili ve belediye başkanı yaptım. Bunları yapanlar Bursa'da 3-5 kişi ve bu işlerle öteden beri uğraşıyorlar. Yahu neyimiz varsa çıkarın! İster medyada ister danışma meclisinde ne biliyorsanız kalkın söyleyin. Bunları duydukça yaşadıkça, Peygamberimizin bir hadisi aklıma geliyor ve teselli buluyorum. Asıl müflis diye kimdir diye soruyorlar Peygamber Efendimize. Efendimiz buyuruyor ki: 'Dünyada namaz oruç gibi ibateleri yapıp sevap kazanmasına rağmen, başkalarına söven iftira eden, öldüğünde o iftira ettiklerinin günahını aldıklarından dolayı sevapları tükenen hatta onların günahlarını yüklenerek cehenneme gidenlerdir.' Bu hadisle kendi adıma teselli buluyor, onlar adına üzülüyorum.
İddia ettiğiniz yıpratma kampanyasının kaynağı nedir?
Hazmedemiyorlar kardeşim beni. Bakan olmak suç mu? Bakanlar Kurulunu Sayın Başbakan belirliyor. Neyi hazmedemiyorsunuz? Herkes bakan olacak diye bir kural mı var? Bakın tekrar ediyor ve meydan okuyorum. Çıksınlar bu adam çalışmıyor üretmiyor, haksızlık yapıyor, bu yüzden biz Faruk Çelik'e karşıyız desinler. Ama hiçbir şey söyleyemezler, sadece kuru kuruya iftira atarlar.
"BÜLENT AĞABEYLE ARAMIZIN AÇILMASINI İSTİYORLAR"
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'la aranızda bir sürtüşme olduğu dillendiriliyor. Bu doğrumu sizce?
Bülent Ağabey’le aramızın açılmasın isteyenler de bu güruhtur. Türkiye'ye mal olmuş bir siyasetçi olan Bülent Ağabey'le dostluğumuz çok eskidir. Onu üzecek hiçbir davranış içerisinde bugüne kadar hiç olmadım. Bundan sonra da olmak istemem. Ama, bu 3-5 kişinin dedikoduları nedeniyle test etmeden ve değerlendirmeden yanlış bir kanaat içinde olursa, bu beni üzer.
Elinizde bu konuyla ilgili bilgi veya belge var mı?
Var tabii. Mesela bugün bana eski bir gazeteyi gösterdiler. 'Seçimlerde köstekleyenler' anlamına gelen bir cümle var. Enteresandır, bizim Bülent Ağabey'le görüşmelerimizde de bu ifade yer aldı. O gün anlayamadım. Ama bu gazeteyi görünce, iftiraların arkasında kimlerin olduğunu şimdi anlıyorum. İftiraya dayalı yanlış bilgilendirmelere kimsenin bir kanaatinin oluşmamasını umuyorum. Birileri mevzi elde etmek için Türkiye'ye mal olmuş siyasetçileri yanlış bilgilendiriyorsa danışma meclisinde konuşsun. Bakalım bu dedikoduyu üretenler orada oturabilecekler mi?
TEŞKİLATA DEDİKODUCULARI BARINDIRMAYIN MESAJI
Son alarak teşkilata vereceğiniz mesaj nedir?
AK Partinin misyonu, vizyonu ve genel başkanı ortadadır. İlkeler doğrultusunda teşkilatlar kongre sürecinde yeniden yapılanacaktır. Bu ilkeler kesinlikle göz ardı edilmemelidir. Ve kesinlikle dedikodu üretenler, partinin değerlerini yıpratmaya çalışanlar, teşkilatların içinde barındırılmaması lazım. Vefa duygusu içerisinde herkes kucaklanıp, birlik ve bütünlük içinde 2014 seçimlerine gitmeliyiz. Bundan sonra iftira atanlar ve böyle meydanı boş bulup bu 3-5 kişinin koca teşkilatı bulandırmaya dönük tüm çalışmalarına anında medyada cevap vereceğim. Çünkü ben susunca olaylar farklı yorumlanıyor. Herkesin gerçekleri tüm yönleriyle görmesini istiyorum. Böylece kim sahtekar ve yalancı deşifre edilsin.

Bursahakimiyet