Kamuoyunda yankı uyandıran dolandırıcılık olayına ilişkin Akçakale Cumhuriyet Savcılığı tarafından soruşturma başlatıldı.
KORGENERAL BEK'İ DOLANDIRANLAR ARANIYOR
Balyoz Planı davası kapsamında tutuklanan Korgeneral Nejat Bek'i, 2 yıl önce telefonla dolandıran kişi ya da kişilerin yakalanmasına yönelik Şanlıurfa'nın Akçakale İlçesi'nde çalışma başlatıldı. Korgeneral Bek'i dolandıran kişilere şu ana kadar ulaşılamazken, güvenlik güçlerinin onlarca operasyonuna rağmen halk arasında 'kontör çetesi' olarak bilinen kişilerin önüne bir türlü geçilemiyor. Çeşitli suçlamalar veya ödül vaatleri ile rastgele aradıkları kişilere kendilerini farklı tanıtan şebeke, bu yolla her gün binlerce lira vurgun yapıyor.
Halen tutuklu olan Adana 6'ncı Kolordu eski Komutanı Korgeneral Nejat Bek, 2009 yılında Adana'da görev yaptığı sırada bir kişi tarafından telefonla arandı. Kendisini Ankara Emniyet Müdürlüğü'nde istihbaratçı komiser olarak tanıtan kişi, Korgeneral Bek'e, telefon hattının kopyalandığını ve Ergenekon soruşturması kapsamında yargılanan veya izlenen kişiler ile iletişime geçildiğini söyledi. Sahte komiser, daha sonra Korgeneral olduğunu öğrendiği Bek'ten, şüphelilerin yakalanması için kontör ihtiyacı duyduklarını belirterek yardım istedi. Bu istek üzerine 2 bin 600 lira değerinde kontör transferi yapan Korgeneral Bek, sonuca ilişkin bilgi almak isteyince aradığı numaranın kullanılmamaya başladığını öğrenince, dolandırıldığını fark edip şikayetçi oldu. Şikayet üzerine başlatılan araştırmada, Korgeneral Bek'i arayan hattın Şanlıurfa'nın Akçakale İlçesi'nde olduğu saptanınca, soruşturma Akçakale'ye yönlendirildi.
POLİS ÇALIŞMA BAŞLATTI
Kamuoyunda yankı uyandıran dolandırıcılık olayına ilişkin Akçakale Cumhuriyet Savcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Akçakale polisi de, suça karışan şüpheli veya şüphelilerin yakalanması için savcılık talimatı ile inceleme başlattı. Polis, dolandırıcılık olayının ardından kapatılan hattın kim ya da kimler tarafından kullanıldığını saptamaya çalışıyor. Korgeneral Bek'in arandığı numaranın sahibinin yurt dışında olduğunun belirlenmesinin ardından, hattın bu kişiye ait bilgiler kullanılarak çıkarılma ihtimali üzerinde duruluyor.
ŞEBEKE 2005'TEN SONRA ORTAYA ÇIKTI
Halk arasında 'Kontör şebekesi' olarak bilinen şebeke, 2005 yılından sonra ortaya çıktı. Zaman içerisinde kendisini de geliştiren şebeke, ilk aşamada kontör istedikleri kişilerden, şimdilerde banka hesaplarına para transferi yaptırır hale geldi. Her gün aradıkları kişileri değişik yöntemler ile dolandıran şebeke bugüne kadar milyonlarca lira haksız kazanç elde ederken, binlerce kişiyi de mağdur etti.
ŞEBEKENİN MERKEZİ AKÇAKALE
Mağdur olan kişilerin şikayetleri üzerine başlatılan soruşturmalarda polis, şebekenin izini Şanlıurfa'nın Suriye sınırındaki kentin en sakin ilçelerinden olan Arap kökenli yurttaşların yoğunlukla yaşadığı Akçakale İlçesi'nde buldu. Geçimin tarım ile sağlandığı ilçede polis, bugüne kadar düzenlediği sayısız operasyonda çok sayıda kişiyi gözaltına almasına rağmen, halen mağdur sıfatıyla Türkiye'nin değişik yerlerinden suç duyurusunda bulunan onlarca kişinin şikayetleri Akçakale'ye yönlendiriliyor.
ŞEBEKE NASIL ÇALIŞIYOR?
Yapılan araştırmalarda, şebeke üyeleri ilk aşamada anlaşmalı olduğu cep telefonu bayileriyle ortak hareket ederek, sim kart talebinde bulunduğu sırada nüfus cüzdan fotokopileri ile bu kişiler adına çok sayıda hat çıkarıyor. Farklı kişiler adına çıkarılan sim kartların da, şebeke elemanlarınca yurt dışından kaçak olarak getirilen ve Türkiye'de kullanılmayan cep telefonlarının IMEI numarası klonlanan telefonlarda kullanılıyor. Kendi içinde iş bölümü de yapan şebeke, ağına düşürmek istedikleri kişileri ise tanımadan arıyor. Rast gele bir numara aranıyor ve telefonu açan kişiye şebeke elemanı kendisini, polis amiri, jandarma görevlisi, istihbaratçı veya savcı rütbesi ile tanıtıyor. Telefonu açan kişiye, hattıyla ilgili şikayet bulunduğunu söyleyen şebeke elemanları, 'Bu numaradan Vali, Başsavcı, Ağır Ceza Hakiminin, Albay veya Emniyet Müdürü'nün eşine taciz içerikli ya da pornografik fotoğraf içerikli mesaj atıldı', veya 'Terör örgütü ile ilişkili görüşmeler yapıldı' şeklinde suçlamalarda bulunuyor. Gündemi de takip eden şebeke elemanları, Ergenekon soruşturması sürecinde aradıkları kişileri bu soruşturma kapsamındaki kişiler ile iletişim içerisinde olmakla suçladı. Suçlamalar karşısında şaşkınlık yaşayarak iddiaların doğru olmadığını anlatan kişiye, şebeke elemanları cep telefon numaralarının klonlanarak ikiz kartların yapıldığını, bu kişilere ulaşılabilmesi için kendilerine yardımcı olmalarını talep ediyor.
Geçmiş yıllarda kontör isteyen şebeke, uygulamanın değişmesi ile mağdur kişiden aranılan hatta TL yüklenmesi gerektiğini söylüyor. Yaşadığı şaşkınlık ve suçlama karşısında kendisini aklamaya çalışan kişi de, hemen kendisinden istenen yüklü miktardaki transferi yapıp şebeke elemanlarına bildiriyor. Bir süre sonra sonucun ne olduğunu merak eden mağdur, arandığı hattı çevirdiği zaman numaranın kullanılmadığını veya iptal edildiğini öğrenince dolandırıldığını anlıyor.
HEDİYE KAZANDINIZ
Kendi içinde değişik bölümlere ayrılan şebeke, ayrıca rastgele telefonlara, televizyon programları veya herhangi bir kuruluş adına SMS mesajı gönderip, kazanılan hediye için kendilerine başvurulmasını istiyor. Hediye kazandığını mesaj ile öğrenen kişilerin şebeke elemanlarını aramasının ardından, işlemlerin yapılması ve paranın aktarımı için para aktarılması isteniyor. Birçok kişi alacağı yüklü miktardaki ödül karşılığı masraf için istenen miktarı gönderdikten sonra hediyeye ulaşamayınca dolandırıldığını anlıyor. Kendisini sürekli yenileyen şebeke üyeleri, son bir yıldır ise telefonla aradığı ve kendisini polis amiri olarak tanıttığı kişilere banka hesaplarından PKK'ya para aktarıldığını iddia ediyor. Telefondaki kişinin doğru olmadığını söylemesi üzerine, hesapların örgüt mensuplarınca ele geçirildiğini iddia eden şebeke elemanı, mağdur kişinin banka hesaplarındaki paralarını, soruşturma kapsamında kendi verecekleri hesaba transfer etmesini istiyor. Şebeke üyeleri, bu yöntemle onlarca kişinin binlerce lirasına verdikleri hesap numaralarına transfer ettirerek ulaşıyor.
BANKA HESAPLARI KİRALANIYOR
Şebeke üyeleri, banka işlemlerini de yakalanmamak için, tanımadıkları kişilerin veya üniversite öğrencilerinden hesaplarını kullanıyor. Para transferi için banka hesap numarasını aldıkları kişilere yapılan transfer ile parayı çeken şebeke, hesap sahiplerine de bunun karşılığında bir miktar para verdikleri belirlendi.
ŞİVEYE ÜNİVERSİTE ÇÖZÜMÜ
Şebekenin dolandırıcılık sırasında, yerel şive nedeniyle karşısındaki kişiyi ikna edemeyeceği ihtimaline karşı da, pot kırmamak için görüşmelerde diksiyonu düzgün kişileri çalıştırıyor. Şebekenin, üniversitede öğrenim gören veya farklı kentlerden Şanlıurfa'ya gelen Türkçesi düzgün kişileri görüşmelerde devreye soktuğu ve her dolandırıcılık olayı sonrası bu kişilere görüşme başı ücret ödedikleri kaydedildi.
HER KESİMDEN MAĞDUR VAR
Bugüne kadar şebekenin ağına düştüğünü belirterek, Türkiye'nin değişik kentlerinden binlerce kişi polise şikayetçi oldu. Şebekenin ağına düşen ve şikayetçi olanlar arasında; eski bakan ve milletvekilleri, ünlü siyasetçiler, bürokratlar, işadamları, akademisyenler, oyuncular, sanatçılar, mankenler, emniyet ve jandarma mensubunun da bulunduğu öğrenildi.
BÜYÜK OPERASYONLAR YAPILDI
Şanlıurfa merkezli olan şebekenin çökertilmesine yönelik polis, geçen yıllarda onlarca operasyon yaptı, yüzlerce kişiyi gözaltına aldı, tutuklananlar oldu. Ancak, şebekenin faaliyetlerinin önüne bir türlü geçilemedi. Şebekeye yönelik dikkat çeken operasyonların ilki 2008 yılı Mart ayında yapıldı ve binlerce kişiyi dolandırdığı iddia edilen 85 kişi gözaltına alındı. Şebekeye yönelik en büyük operasyon ise 2010 yılının Mayıs ayında gerçekleştirildi. Emniyet Genel Müdürlüğü koordinasyonuyla gerçekleştirilen Şanlıurfa merkezli olan ve 51 ili kapsayan operasyonda 122 kişi gözaltına alındı.
POLİS VE GSM OPERATÖRLERİ SIK SIK UYARIYOR
Binlerce kişinin mağdur olmasına yol açan şebekenin önüne geçilmesi için bir yandan operasyon düzenleyen polis, bir yandan da vatandaşlara uyarı SMS'i gönderiyor. Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen uyarı mesajlarında; vatandaşların kendisini kamu görevlisi olarak tanıtan kişilere veya ödül kazanıldığı şekilndeki mesajlara inanmayıp dolandırıcılara karşı dikkatli olması uyarısında bulunuluyor. Aynı uyarı mesajları GSM operatörleri tarafından da cep telefonu kullanıcılarına zaman zaman gönderiliyor.