Şanlıurfa Milletvekili Doç.Dr. Zeynep Karahan Uslu, Avrupa Parlamentosu’ndaki Toplantıda Gündemdeki Konulara ilişkin Değerlendirmelerde Bulundu.
Akdeniz için Birlik Parlamenter Asamblesi (AİB PA) Türk Grubu Başkanı, AK Parti Halkla İlişkiler Başkan Yardımcısı ve Merkez Karar Yürütme Kurulu (MKYK) üyesi, Şanlıurfa Milletvekili Doç. Dr. Zeynep Karahan Uslu, Brüksel’de katıldığı Avrupa Parlamentosu’ndaki AİBPA Siyasi Komite Toplantısında Fransa Senatosu’nun aldığı karar ve Kıbrıs meselesinin çözümü üzerine değerlendirmelerde bulundu.
AİBPA Türk Grubu Başkanı Doç. Dr. Zeynep Karahan Uslu, Fransa Senatosu’nda kabul edilen ve Ermeni iddialarının reddini suç sayan yasa ile Fransız Senatosu’nun, fırsatların imkan değil kriz yaratmakta nasıl kullanılabileceğini ve siyasi rant elde etmek adına evrensel nitelikteki temel bir insan hakkı olan ifade özgürlüğünün dahi nasıl engellenebileceğinin en kabul edilemez örneğini Avrupa Birliği’nin karşısına en kötü örnek olarak diktiğini ifade etti. Tarihi olayların yorumunun, diğer milletleri yargılama hakkını gören Fransız siyasetçilerin tek taraflı bakış açılarıyla yapılamayacağını, hiçbir Parlamentonun ne böyle bir hakkı ne de yetkisi olduğunu açıkladı. Fransa’nın Cezayir gibi ülkelerde yaptığı insan hakları ihlallerinin utancı bir yana, bu kararın Fransa’nın değer verdiğini iddia ettiği ifade özgürlüğü dahil temel hak ve özgürlükleri kısıtlayarak büyük bir darbe vurduğunu ifade etti.
Brüksel’de gerçekleştirilen Akdeniz için Birlik Parlamenter Asamblesi Siyasi Komite’sinin Toplantısında, Avrupa Komşuluk Politikasına da değinen Doç. Dr. Zeynep Karahan Uslu, Avrupa Komşuluk Politikası için ek kaynak tahsis edilmesinin önemli bir adım olacağına inandığını, bu bağlamda, “Avrupa Komşuluk Politikası”nda öngörülen "Daha fazla reform için daha fazla mali destek" yaklaşımının yararlı olduğunu düşündüklerini ifade etti. Ancak bunun, tutarlı ve uygulanabilir olması gerektiğini ve her bir ülkenin kendi ihtiyaçlarına göre uyarlanmış bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini kaydetti.
Asamble Türk Grubu Başkanı Doç. Dr. Karahan Uslu, Siyasi Komite Toplantısında, kültürlerarası ve dinlerarası diyaloğun güçlendirilmesini gerektiğine de değindi. Gelecek nesillerin, farklı kültürler ile toplumlar arasındaki ayrılıkçı meseleleri barışçıl ve yapıcı bir şekilde ele alacağını, ırk, etnik köken, din ve cinsiyet farklılıklara dayalı hoşgörüsüzlük ve yabancı düşmanlığının artmasının endişe verici olduğunu belirtti. Dünyadaki kültürel çeşitlilik zenginlik bakımından kültürler ve dinlerarası diyaloğun öneminin her geçen gün artmakta olduğunu ifade eden Karahan Uslu, kültürler ve dinlerarası diyaloğun dünyada barışı, istikrarı ve işbirliğini güçlendirmek açısından çok büyük öneme sahip olduğuna inandığını vurguladı.
Kıbrıs konusuyla ilgili de değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr. Karahan Uslu, Kıbrıs’ta çözümü tıkayan ve komşuluk ilişkilerini tahrip eden tarafın Güney Kıbrıs Rum Kesimi olduğuna değindi. Rumların AB dönem başkanlığında AB-Türkiye ilişkilerinin Avrupa'nın Kıbrıs'ta kapsamlı bir çözümü desteklemesi, AB dönem başkanlığını Kıbrıs Rum kesiminin değil, Ada'da Türk ve Rum tarafının siyasi eşitlik temelinde birlikte kuracakları yeni Kıbrıs Devletinin üstlenmesi gerektiğini belirtti.
Yine AİBPA Siyasi Komite Üyesi olan Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Kasım Gülpınar da Brüksel’deki toplantıya katıldı ve Akdeniz’deki Yeni Demokratikleşme süreci ile ilgili açıklamalarda bulundu. Milletvekili Gülpınar, “Orta Doğu ve Kuzey Afrika'daki değişim ihtiyacı hakkında yıllarca konuşmuş olmamıza rağmen, geçen yılın başında meydana gelen gelişmeler pek çok kişiyi şaşırtmıştır. Arap Baharı Akdeniz'in güneyindeki sosyal ve siyasi gerçekliği geri dönülmez bir şekilde değiştirmiştir. Bu olaylardan önce, Akdeniz'in iki tarafındaki ülkeler arasındaki ilişkiler siyasi ve ekonomik farklılıklar nedeniyle sıkıntılıydı. Avrupa kıyılarına yasadışı göç, bu farklılığın yansımalarından biri olmuş, aynı zamanda Avrupa'da yabancı düşmanlığı ve İslamofobiyi körüklemiştir. Arap Baharı halihazırda, doğru şekilde benimsenirse iki tarafa da yarar sağlayacak yeni ekonomik ve sosyal imkanlar yaratacaktır. Demokratikleşme sürecinin başarısı, Avrupa'da İslam hakkındaki yanlış algılamaların değişmesine de yardımcı olacak ve "bize karşı onlar" zihniyetini geçersiz kılacaktır. Böyle bir gelişme hiç şüphesiz Akdeniz’in çok ötesinde hissedilecektir. Dahası, Akdeniz’de ve ötesinde işbirliği, daha fazla güvenlik, istikrar ve refah için sağlam bir işbirliği temelinin kurulmasına yardımcı olacaktır” açıklamasında bulundu.