YAZARLAR
Dikkat ! Hırsız var( Bahattin Yavuz )
Neden Yazmayı ister bir yazar?( M.Niyazi Kocadağ )
Anne....( Barış Durak )
Haydi Çocuklar Bara!( Necmettin Sağlam )
HERKES BİZİM AYNAMIZ!( Burçin Alpacar )
Keşke( Nuray Açar )
Hayalperest olmak!( Esra Dağ )
İran ve Hizbullah'a Ne Oluyor?( İbrahim Halil Arslan )
Kimin Umurunda?...( Emine Sivri )
Nasihat( Saadet Ün )
Bir Doğum, Bin Bereket..( Öznur Çolakoğlu )
Kentin Işıkları( Ömer Salih Ünlü )
Demokraside Kadın İzleri( Funda Ateşoğlu )
Diyarbakırda Yaşamak..( Sümeyye Gergerlioğlu )
İmamı kim ağlattı?( Semanur Yaman )
Elvedâ Urfa!( Ahmet Bedir )
Turşu( Elif Baran )
BEN ANNEYİM( Gülistan Özdemir )
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ayşe Reşad
ayseresat@yahoo.com
Neyi Taşladınız?
11 Aralık 2008 Saat 17:25

Faniliğin karanlıklarından, ebediyyetin aklığına çıkan; İHRAMIYLA,

İslam dini üzerinde yaşanacağının taahhüdü olan; TELBİYESİYLE,

Mahşeri ve muhasebesini andıran; VAKFESİYLE,

Kulluk imzası olan; KURBANIYLA,

İslam dışı düşünce ve duyguları koparıp atmak olan; SAÇ KESMESİYLE,

Bütün kötülükleri ve kaynaklarını kınamak olan; ŞEYTAN TAŞLAMASIYLA,

Ve din gerçeği etrafında pervaneleşmeyi simgeleyen; TAVAFIYLA Hac, ancak yapıldığı ve yaşandığı zaman kavranacak bir ibadettir..

 

Sezâi Karakoç

    

 

NEYİ TAŞLADINIZ?

 

Hac’dan dönenlere ;

 

-Hangi günahlarını taşladın?.

-Hangi konularda nefsine dur deme sözü verdin?

-Bundan sonra hayatına, öteler için neleri katacaksın?. Diye sorarım genelde ;)

 

Öyle ya gittin, temizlendin.. İlk günkü gibi..

İnşâAllah tertemiz bir sayfa açıldı..

Bu sayfaya neler yazacaksın?..

 

Mesela sigara içiyorsundur; “Elde duman, kalpte iman” nasıl olur diye de rahatsızsındır..Şeytana –nefsine- ilk taşı atarken dersin;

-Artık bundan sonra sigara yok!..

 

Namazlarını bir türlü tam ve vaktinde kılamıyorsundur, dersin ;

 -Rabbim! Bundan sonra 5 değil, 5x5 huzurundayım!.

 

Hep örtünmeyi düşünen bir bayansındır, dersin;

-Allah’ım, bundan sonra ben ve bedenim emrine âmâdeyiz!.

 

Örnekleri çoğaltmak mümkün, herkesin kendi durumuna göre..

 

İnanınız, sorduklarımdan çoğu şöyle dediler;

 

-Vallahi gittik taşladık herkes gibi.. Hiç öyle şeyler düşünmedik :D

 

Bir de şu var; Böyle nefislerini taşlamayı, Rabblerine söz vermeyi düşünmedikleri gibi, bazıları orada şeytan var  sanıyor, orada gerçek bir şeytanı taşladığını zannediyor..

 

Gerçekten : ))  Bir hırs, bir öfke :))

 

Yahu sen nefsine isyan et! Kendine, günahlarına kız!  Sormayın : )

 

Taşları atıyor; “Ya Allah Ya bismillah kör şeytan!!” Hızını alamıyor.. Artık eline ne geçerse; terlik, şemsiye, su matarası, bulabildiği daha büyük taşlar... Fırlatıyor şeytana(!)

 

Eskiden bir gazetede okumuştum, bir Karadenizli Vatadaşımız diyordu: "Ahh! Alacaktım elime 14 lüyü saydıracaktım o kahrolası şeytana ahh" : ))

 

Maneviyata kapalı ham ruhların bir nev’i rahatlaması mı acaba bu grup terapisi misullü...

 

Ah!.. Güleriz ağlanacak hallerimize...

 

-Bu anlattıklarımdan, kendini O’nun potasında eritmeyi başarmış, ilmi olmasa da ihlasıyla, o ışığı yakalayabilmiş olan nadir insanlarımızı tenzih ediyorum-

 

Şeytana duyulan  bu öfke ve tezahürleri,  neyi cağrıştırdı biliyor musunuz bana?.

           

Bir şehrimizin – Urfa ya da Maraş olsa gerek yanlış hatırlamıyorsam- geleneksel düşman işgalinden kurtuluş törenlerinde her yıl piyes şeklinde canlandırılırmış olay..

 

Bir tarafta temsîlî Fransız askerleri, bir tarafta da Türkler.. İşte kıyasıya bir savaş(!)  

 

E  şimdi, tabii ki temsil bu.. Fakat bizim aşırı duygusal, bir “heeeeyttt!” le parlayıveren, çabucak ta sönüveren-maalesef- insanımız, o havaya girince, şahlanmış ve kendini gerçek bir savaş ortamında zannederek, hınçla, öfkeyle saldırmış Fransızlara(!)..

 

O ne hınç, o ne öfke.. Vurduklarını deviriyorlarmış.. Fransızlar ve herkes neye uğradıklarını şaşırmış J)) Feryat, figan.. Tabii bazı milletvekilleri, şehrin ileri gelenleri, gazeteciler de orada.. Tam bir rezalet..

 

Yetkililer son çare; almışlar mikrofonları anonsa başlamışlar..

 

“Türk Askerleri! Fransızları bırakın! O Fransızlar Türk!..” 

 

“O Fransızlar gerçek Fransız değiiil!” : )))

           

Düşünebiliyor musunuz durumun komikliğini.. Ne kadar gülmüştüm  bunu okuduğumda...

           

Şimdi ben de düşünüyorum; Şeytan taşlama yerlerinde anonslar yapılsa : ))

 

“Ey Güzel insanlar! O şeytanlar şeytan değiil!”

 

“Taşladıklarınız nefislerinizdir... Taşladıklarınız günahlarınız, bîat dilekçelerinizdir!”

 

Hazır bu konu açılmışken, bir iki şey daha söylemek istiyorum;

 

Bilirsiniz;Hac’dan dönünce âdet olmuş sanki herkes, dünya işinden uzaklaşmaya gayret eder, yani o zamana kadar unlar elenmiştir ve dee elekler duvara asılmalıdır..

 

Ama neden?..

 

Esas bundan sonra dört elle herşeye sarılacaksınız ki, cümle âlem bir müslümanın, bir tüccarın  nasıl olması gerektiğini fiilen görsün, öyle değil mi?...

 

Bir Allah dostu bakın ne demiş;

 

Kâbe’ye sarılmış sarsılarak ağlayan, oldukça yaşlı birini gördüm.. Kalbine nazar ettim ki ; Dünya ile dopdolu.. Dışarı çıktım, baktım pırıl pırıl bir genç ticaret konuşuyor, anlaşma yapıyor.. Elinde kese kese altınlar.. Kalbine nazar ettim ve gördüm ki; Allah ile dopdolu..

 

İşte böyle olmalı..

 

İkinci bir konu; İsimlere eklenen Hacı lakâbı..

Sevenleriniz olabilir, herkes hür tabii.. Bana hoş gelmiyor nedense ;)  

 

Allah rahmet eylesin Said Çekmegil’den  bir hatıra okumuştum, onu anlatayım;) Said Bey de çok kızarmış kendisine "Hacı" denmesine.. Bir gün yine böyle diyen birisine;

 

-Yahu! Ben 7 yaşımdan beri namaz kılıyorum, kimse bana hiç Musalli Said demedi, ömrümde 1 kez Hac’ca gittim, Hacı demeye başladılar! Demiş o meşhur öfkesiyle :)

 

Ne dersiniz haklı değil mi?..

 

muhabbetle efendim

 

Ayşe Reşad                                                 

 

Bu yazı toplam 2133 defa okundu.
Ayşe Reşad isimli yazarın tüm yazılarını göster
faruk
hacı
hocam çok güzel yazmışsınız harika örnekler var fakat hacı kelimesine kızgınlığınızı anlayamadım insanlarımız kendilerine hacı denilmesinden çok hoşlanırlar.hatta hacı olupta kendisine sadece adıyla seslenilirken kızarlar.bence güzel bir ön isim hacı ömer,hacı salih,hacı muhammed gibi.
13 Aralık 2008 Saat 12:47
Aram
asd
sabah bir yorum yazmıstım yayınlammaıssınız modum.. sizden beklemiyordum... kesinlikle hakeret vb türevlerini icermeyen bir yaziydi.. zaten böyle güsel bir yazının altına öyle seylerde yazilmazdi.. kızdım size daha ne diyeyim allahınızdan bulun emi :)))
12 Aralık 2008 Saat 19:17
Aram
güsel yazi
güsel hos bir yazi tbr ederim.. okurken cok keyif aldim.. en cokta o temsili tükiye-fransız savasındaki olaylar güseldi :))

Dipnot: sayn yazarım cümle kurarken biraz daha kucuklayacı olalım.. Türk-fransız demissiniz onun yerine türkiye-fransız deseniz daha dogru olur; grek urfada gerekse marastaki baskaldırda sadece türkler yoktu.. urfadaki serhıldanda(başkaldırıda) fransızlara karsı savasan asiretlerin hepsi yada cogunlugu kürttü.. saygılar
12 Aralık 2008 Saat 03:47

Şu An Sitede
2617 Kişi Online

ETKiNLiKLER  + Ekle 
ÜYELİK
Genel İçerikler
Nöbetçi Enzaneler Otobüs ve Uçak Seferleri
DUYURULAR +Ekle
Edessa Mutfak