Geçmiş zaman olur ki...
Eskiden anneler, okula giden çocuklarının ayaklarının altını temiz tutmaya özen gösterirlermiş, "melekler ilim talebesinin ayakları altına kanatlarını serer" diyerekten..
Eskiden talebeler, hocalarının önünde asla yürümezlermiş, ilme olan saygılarından ötürü..
Eskiden hocalar da, ilim öğrenen talebelerini baş üstünde taşırlarmış..
Eskiden.
Eskiden ilim varmış..
İlim tek boyutlu değil, Rahmaniymiş de..
Ah ahh..
"Geçmiş zaman olur ki, hayali cihan değer"
"miş" şimdilerde.

Sürekli projektörler altındayız.
Sahnedesin işte!
Her anın kaydediliyor.
Her sözün!
Her amelin!
Kayıttasın!
Güzel poz ver ;)

Gözyaşı şişeniz var mı?
Yok mu? :)
E artık olsun bir tane, bu yazıyı okuyunca :)
Efendim, eskiden hanımların gözyaşı şişeleri olurmuş.. Gözyaşlarını biriktirirler, yüzlerine sürerlermiş..Çünkü gözyaşı çok değerli bir iksirmiş meğerse ;) -Malum hem de manen öyle-
Yüzü güzelleştiriyormuş..
En çok ağlayan en güzel yani :)
Geçenlerde televizyonda duydum bunu, ama çıkıyordum tam dinleyemedim, sadece gözyaşının yüzü güzelleştirdiği kısmını :)
"Ağlayan göz güzel olur" diye biliyordum ben sadece..
E ağlayın ağlayabildiğiniz kadar o zaman..
Bakın hem burada iksir hem de oralarda -Allah için olursa-
Hem de burada ağlayan orada ağlamayacak, bu da var :)
Şimdi hanımlar, her ağladığınızda, ziyan etmeyin gözyaşlarınızı, hemen bu yazıyı hatırlayın ve yüzünüze sürün ve güzelce yedirin :) Bir tecrübe edelim bakalım hep beraber :))
"Hanımlar" dedim ama lafın gelişi, herkes ağlasın :)
Ağlamayan gülemezmiş malum, çok gülenler hep çok ağlayanlarmış..
Artık devam edin siz bu konuya ağlaya ağlaya ;)
Ve şu linklere mutlaka bir göz atın ;)
http://www.saglikkutuphanesi.com/G%C3%BCzellik_ve_Bak%C4%B1m/A%C4%9Flayarak_gen%C3%A7_kal%C4%B1n!_h453.htm
http://www.tumgazeteler.com/?a=869619
http://www.zerengoktan.com/Resim(60).jpg
Bu linkleri eklerken aklıma, Rumeysa radıyallahu anha'nın Efendimiz aleyhisselam'ın terini toplayıp, bir şişeye koyduğu geldi..
Ve buldum Google'den o bahsi;
Bir defasında Resulüİlah Efendimiz Enes'in evinde yatmış ve uykudayken terlemişti.
Enes'in annesi bir şişe getirerek Peygamber efendimizin terini toplayarak o şişeye koydu.
Resulullah bu durumu görünce terini niçin şişede sakladıklarını sordu.
Kadın: "Bu teri kendimiz için esans yapacağız" cevabını verdi.
Gerçekten de Peygamber Efendimiz'in kokusu, esansların en güzeliydi.
Sallallahu aleyhi ve sellem

İlginç Davetiyeler-Nikah Törenleri
Nette dolaşan ilginç nikah davetiyelerini görmüşsünüzdür..Uçmuş millet :)
İlaç kapsüllleri, mahkeme tutanakları, para şeklinde olanlar, sınav-test kağıdı, yemek menüsü şeklinde olanlar..Alem bu insanlar ya :)
Hele o nikah törenleri :) Herkes bir ilginçlik peşinde nedense..
"Ah ah nerde o saf kızlar" diyesi geliyor insanın; "Aynalı körük olmazsa ben gelin gitmem" Ah gariplerim :)) Hani var ya türküde..
Şimdilerde uçmuş herkes..
Nikahı nerde kıyacaksınız? -Everest Tepesi'nde :)
Nerde? -Deniz altında ya da yerin bilmem kaç bin metre altında :)
Nerde? -Biz zeplinde düşünüyoruz :)
Ya siz? -Ah şekerim, herşey denendi bilmem ki..Acaba deniz ortasında mı yapsak, yoksa Hawai Adaları'na mı gitsek?
Siz efendim? -Biz ayarladık, tam güneşin tutulma anında kıyacağız:)
Uçtular, uçuyoruz :) yakalayabilene aşkolsun..
Merak ettim, bizim halk cephesinde de var mı böyle uçuklar acaba?
Bir kaç yıl oluyor, bir kızımızın nikahı Kabe'de kıyılmıştı maşaAllah..
Bu vesileyle kısa bilgi: Endonezya'da evlenen kadınlar, genellikle mehir olarak "hac" istermiş..Erkek de ona göre kendini ayarlar, işe başladığı andan itibaren bankaya yatırım yapar, hac parasını biriktirmekle uğraşırmış, ileride zahmet olmasın diye :)
Ve son; Bekar kızlar! Sizlere sesleniyorum; Sakın evlenmeyin ha:)
Deyin ki; "Kabe'de nikah olmazsa ben gelin gitmem" Ee siz de uçun ya biraz;)

Yalnızken SEN, SANA BAK!
Dün haftalık dersimizde hanımlarla bir karar aldık; Başkasına değil, içimize bakacağız, başkasını değil kendimizi sorgulayacağız; "Sen O'nu görmesen de O seni görüyor" ihsan mülahazalarıyla..
Bir de slogan belirledik bu hafta için; Bu haftaki sloganımız:
Yalnızken SEN, SANA BAK!
Bir hafta boyunca herkes bu şuurda olacak inşaAllah, kendine bakacak ;)
Yalnızken SEN, SANA BAK!
Yalnızken nasılım?
Yalnızken namazım nasıl?
Ya sadakalarım?
Ya oturuşlarım, edebim? vb vb..
Kıyas yapacak sonra: İnsanlarlayken nasılım, yalnızken nasılım?
Maksat muhasebe..
Yanlış gördüğünde SOBEleyecek kendini ve hizaya çekecek ;)
Siz de katılır mısınız bize?
Hayırlı cumalar olsun :)
Muhabbetle efendim..
http://yurekyanginlari.blogcu.com/
Bu yazı toplam 5292 defa okundu.
----------
YAZAR NOTU:
Kaynağı belli kardeşim, zikrettiğim olayı, bütün siyer kitaplarında görebilirsiniz..Ama sanırım yanlış anlamışsınız, ben "güzelleşmek için" demedim ;) Olayı aynen zikredip "esans-parfüm olarak" :) dedim. Çünkü O'nun teri gül kokardı. Sallallahu aleyhi ve sellem.
O'nun hayatını okumak lazım mutlaka. Efendimiz traş olduğu zaman saç ve sakal telleri ashab arasında kapışılırdı. Halid bin Velid'in bu saç tellerini ölünceye kadar sarığının arasında taşıdığını tüm siyerler nakleder. Yine O abdest alırken, suyunu kapışan sahabeleri gören Ebu Süfyan'ın meşhur sözü tarihe malolmuştur: "Ben ashabı tarafından bu kadar sevilen bir lider görmedim."
Bu dediklerimi ve daha fazlasını siyer kitaplarında bulabilirsiniz kardeşim. O'nu sevdirme mes'elesine gelince; Altta arşivde Sevgili'nin İzinde yazı serisi var, bakın inşaAllah ;)
muhabbetle