YAZARLAR
Dikkat ! Hırsız var( Bahattin Yavuz )
Neden Yazmayı ister bir yazar?( M.Niyazi Kocadağ )
Anne....( Barış Durak )
Haydi Çocuklar Bara!( Necmettin Sağlam )
HERKES BİZİM AYNAMIZ!( Burçin Alpacar )
Keşke( Nuray Açar )
Hayalperest olmak!( Esra Dağ )
İran ve Hizbullah'a Ne Oluyor?( İbrahim Halil Arslan )
Kimin Umurunda?...( Emine Sivri )
Nasihat( Saadet Ün )
Bir Doğum, Bin Bereket..( Öznur Çolakoğlu )
Kentin Işıkları( Ömer Salih Ünlü )
Demokraside Kadın İzleri( Funda Ateşoğlu )
Diyarbakırda Yaşamak..( Sümeyye Gergerlioğlu )
İmamı kim ağlattı?( Semanur Yaman )
Elvedâ Urfa!( Ahmet Bedir )
Turşu( Elif Baran )
BEN ANNEYİM( Gülistan Özdemir )
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ayşe Reşad
ayseresat@yahoo.com
Tasarruf Yapıyoruz
10 Nisan 2009 Saat 02:27

Ev kumbarası-Sadaka Kutusu

 

Epeydir yazayım diyorum şu “Ev Kumbarası”nı :) İlginç bir şey, alt komşumda gördüm, bahsini-tarihçesini duydum hoşuma gitti..Aslında her evde buna benzer bir uygulama olsa ne hoş olur ;)

 

Alt komşum 9 kişilik bir aile, Suutlular.. Anne-baba ve 7 çocuk; 3 kız 4 oğlan.. MaşaAllah hepsi de büyümüşler artık, en küçük oğlan 13 yaşlarında..

 

Şimdi efendim bunların evinde dev bir kumbara var; Şöyle yarım metre kadar boyunda, ağaç işi, üstünde bir kilidi, aynı zamanda üstte para atmak için özel bir yeri olan  kocaman bir sandık.. Şekil olarak, çeyiz ya da hazine sandıklarının yarım metre boyunda küçüğünü ve kumbara gibi olanını düşünün aynen öyle işte :)

 

Ders yılı başlayınca tüm aile üyeleri, anne-baba dahil, hergün bu sandığa para atıyorlar..Herkesin özel bir işareti var, ya da isimlerini kurşun kalemle para üstüne yazıyorlar atarken..Böylece paralar birikiyor sandıkta..

 

Ders yılı bitip okullar kapanınca sandık açılıyor ve kişiye özel işaretlere göre herkesin paraları  güzelce istif edilip, sahibine teslim ediliyor, sonra herkes özgürce parasını harcıyor tatilde :)  

 

“Peki sandık açılınca neler oluyor?” dedim, "bir yığın kağıt para, dokuza bölünecek işaretlere göre vs. zor işi hem de o heyecanla dağılır her yere" :) Evin büyük kızı; “Herkes uyurken ben açıyor, ayırıp düzenliyorum” dedi.. Zaten ancak öyle önlenirdi kargaşa ;)

 

Genelde sandık, ders yılı sonuna kadar açılmıyormuş prensip olarak, umutları kesmek için herkese;“kilitleyip anahtarını içine attık” deseler de, annede bir anahtar mutlaka bulunuyormuş zor zamanlar için..Olur ya ev hali, lazım olduğunda ihtiyaç kadar alınıp, sonra yerine konuluyormuş tekrar o miktar..

 

Çok ciddi bir şekilde bu uygulama, çok eski bir aile geleneği olarak sürdürülüyormuş onlarda, başkan ve tek söz sahibi de anneymiş her zaman..Hasılı böyle işte :)

 

"Bak yazacağım bunu" dedim bizim kıza :) O da "yaz" dedi, yazdım :)

 

Sizler de yapıyor musunuz bu tip uygulamalar? Hele şu krizli dar zamanlarda ihtiyaç var her türlü tasarruf tedbirlerine..Hem de çocuklarımız küçük yaşta hesaplı olmak fikrine alışsınlar diye ;) Yapan varsa yazsın yorumlara inşaAllah, gayrımıza örnek olsun diye ;)

 

Konu kutudan açılmışken geçen yıl yaptığımız sadaka kutusundan bahsetmesem olmaz şimdi :)

 

Efendim geçen yıl "Evinizde sadaka kutusu var mı?" diye bir kampanya başlatmıştık hanımlarla sanalda ve reelde, herkes bir başkasına mutlaka duyuracaktı ve her gittiği yerde "Evinizde sadaka kutusu var mı?" diye soracak, anlatıp, teşvik edecekti..

 

Başarılı da oldu çok şükür :) Her evde bir sadaka kutusu oldu..Hem de kendi zevklerimize göre süslü püslüsünden :) Bazıları örgüden yaptılar evlerinin girişine astılar, bazıları benim gibi kutudan..Bir arkadaş da ağzı büzgülü torba şeklinde yapmış, süslemişti ;)

 

Ben evdeki büyükçe kare bir kutunun üstüne kumbara gibi delik açıp kapladım, yan tarafına her bakanın görebileceği şekilde "Sadaka Kutusu" yazdım..Para atılacak yerin hizasına da üç hadis yazıp yapıştırdım:

 

"Az sadaka çok belaları defeder.."

"Hastalarınızı sadaka ile tedavi ediniz."

"Sadaka belaların şemsiyesidir."

 

Kutunun üst köşesine de kumaştan yapılmış bir gül koydum ;) Çok hoş oldu..Oturma odasında sehpanın üzerinde duruyor..Biz atıyoruz, eve gelen misafirler atıyor..Sonra toplandığında dışarı çıktığımızda nasiplisine ulaştırıyoruz içindekileri..

 

Bazen insan sadaka vermek rahatlamak istiyor, ya da hasta oluyor aile içinden biri, ya da ne bileyim yola falan giden oluyor, yemin keffareti oluyor vb. O an dışarı çıkmak, verecek birini bulmak mümkün olmayabiliyor..İşte böyle zamanlarda sadaka kutusu imdada yetişiyor :) Artık oraya atılan para, Allah indinde sizden çıkmış demek..

 

Yapın sizler de inşaAllah evlerinize birer sadaka kutusu :) Yoksa tabii..

 

Şimdi ardarda bu iki örnek size garip gelmesin; Birinde "tasarruf yapın" diyorsunuz, diğerinde sadaka verin" demeyesiniz :)  Bir düşünün, ikisi de bizim için aslında ;)

 

İkisi de tasarruf..

 

Birinde kendimizden kaçırdıklarımızı yine kendimize saklıyoruz,

 

Diğerinde dünyadan kaçırdıklarımızı :) ötelerimize..

 

Tasarruf, "ak akçe kara gün için" mantığıyla buradaki hesabımıza,

 

Sadaka da, "ne verirsen elinle, o gider seninle" "veren kendine verir" mantığıyla ötedeki hesabımıza yatırım..

 

İkinci tür yatırım tabii ki daha da karlı :)

Hem burada meyve veriyor hem ötede çünkü..

 

Hem  misliyle sana dönüyor verdiklerin, hem de korunuyorsun hastalık-kaza-belalardan..

 

Üstelik de getirdiği psikolojik rahatlık, ömrün bereketlenmesi cabası ;)

 

Şimdi düşünelim, acaba sadaka verdiğimizde, biz mi vermiş-iyilik etmiş oluyoruz alana,

 

Yoksa bize mi verilmiş-iyilik edilmiş oluyor? 

 

Bol tasarruflu günler efendim ;)

 

Muhabbetle

 

Ayşe Reşad

 

Bu yazı toplam 5254 defa okundu.
Ayşe Reşad isimli yazarın tüm yazılarını göster
orhan
İnşallah bazılarına konu olur
bu tip yazıların daha cok kaleme alınmasını daha fazla kısıye duyrulması gerekir . daha önce duyna,madıgım bir fikir .Güzel
17 Nisan 2009 Saat 11:50
Ayşe Reşad
Bloguma eklenen iki yorum ;)
Yazan: GÜLHAN

SADAKA BEREKETTİR.HELE VERMEK Kİ ALLAHIN AHLAKIYLA AHLAKLANMAKTIR.VEREREK BOŞALAN YERİ KAT KAT FAZLASIYLA RABBİMİZ GERİ GÖNDERİYOR.VE ÖTELERDE BAKİLEŞİYOR.ÖZELLİKLE CUMA GÜNÜ ÇOÇUKLAR BİRŞEY ALMAK İSTEYİNCE HADİ BU GÜN SADAKA GÜNÜ GEL SEN ÇİKOLATA VEYA DONDURMA VS ALMA SADAKA OLARAK VER DİYEREK SADAKA KUTUMUZA ATIYORUZ.KOMŞUMUZ NURIYE ABLA İSE ŞÖYLE YAPMIŞ.HANİ KURBAN BAYRAMI GELİNCE EVİN BEYİ YA PARAMIZ YOK DEYİP KURBAN KESİLMEMESİNİ ÖNLEMEK İÇİN HER GÜN ALIŞ VERİŞİNDEN BİRER MİLYON ARTIRIP KUMBARAYA ATMIŞ VE 365YTL BİRİKTİREREK BEYİNE SÜPRİZ TOPLU KURBAN PARASI VERMİŞ.

-----------

Yazan: semoş:)))

bizim evde bir Beyza var her eve lazım cinsinden yavrum ne versem yemez içmez kutuya atar geçen yaz ev hali işte bi baktık hiç para yok evde maaşa 2 gün var daha beyza odasından büyük bir gururla çıktı kutuyu elime verdi amam hep bozuk para atmış kutu abartısız 2 kilo gelirdi:))))bizim evde bu uyugulamayı büyüklerden önce kızımız başlattı eee bizimde çocuklardan öğreneceğimiz şeyler yok mu?
öpüyorum canım teyzem...

http://yurekyanginlari.blogcu.com/tasarruf-yapiyoruz_41131401.html
12 Nisan 2009 Saat 01:35
siya SAR
çok güzel bir fikir ama
milyonlarca insanın adeta yaşamk için çırpındığı bu zamnda..milyonlarcası asgari ücretle çalışıyorsa ay sonunu..borclanarak getirebiliyorsa bu uygulama orta halli insanlar için galiba milletin kumbara ya ayıracak parası yok..en azından kendim için diyeyim
10 Nisan 2009 Saat 21:28

Şu An Sitede
2604 Kişi Online

ETKiNLiKLER  + Ekle 
ÜYELİK
Genel İçerikler
Nöbetçi Enzaneler Otobüs ve Uçak Seferleri
DUYURULAR +Ekle
Edessa Mutfak