Ülkemizde pek çok sorunun temelinde vesayetçi yönetim sistemi yatmaktadır. Zaman en iyi müfessirdir denir. Son yıllarda yaşanan gelişmeler, ne kadar keyfi ve kötü yönetildiğimizi gün yüzüne çıkarıyor.
Devletlerin yönetim esaslarını,ana kural ve ilkelerini anayasalar belirler. Bizim Anayasalarımız;darbe sonrası oluşturulan ara rejimlerce askerlerin direktifleri doğrultusunda sivil yorumlarla sarmalanmış dayatmalardan ibarettir. Vesayetçi kurum ve kuruluşlarca da koruma ve kollamaya alınmışlardır. Anayasamızda her ne kadar Demokratik,Laik,Sosyal ve Hukuk devleti ilkelerine dayalı bir devlet tanımı yapılmakta ise de Bürokratik vesayet sistemiyle bu ilkeler uygulamada ikinci plana itilmişlerdir. Bürokratik oligarşinin hakimiyeti doğrultusunda vatandaşların temel insan haklarından uzak tutulması sağlanarak kolay idare edilebilir kitleler haline tutulması esas alınmıştır.
Örgütlenme ve bilinçlenme ortamı bulamayan halkı güdecek vesayetçi zümre ise aksine kültür ve eğitim düzeyi yüksek tutularak donanımlı yetiştirilmiştir. Mesela,Yetişen yönetici önce Mülkiyeli sonra Türkiyeli anlayışı taşımalıdır. İcra eden kanun koyandan güçlü olmalıdır. Mülkün sahibinin koruma ve kollama yeteneğinin, sevk ve idare gücünün yüksek düzeyde olmasına itina gösterilmiştir.
Son zamanlarda gündemden düşmeyen Ergenekon, Kafes,Balyoz davalarıyla devlet adına ne kadar derin örgütlenmeler olduğuna, Anayasa değişikliği paketiyle de statükoyu korumaya çalışan sayısız dokunulmaz zümrelerin varlığına şahit olmaktayız..
Bürokratik vesayetçi sistemin yetiştirdiği yöneticiler ise; Devlet millet kaynaşmasından kuşkulanır,birlikteliği sağlayacak her faaliyeti potansiyel tehdit olarak algılarlar.Vatandaşların devletin soğuk yaklaşımına rağmen iyi niyetle kurdukları işbirlikleri ise hep pişmanlıkla sonuçlanmıştır.
Bu işbirliğine örnek teşkil eden bazı ekonomik girişimlere Şanlıurfa’da şahit olduk. Değişik tarihlerde Valilerin yerel girişimcilerle işbirliği yaparak kurdukları Karacadağ Menba Suları Tic.A.Ş., Güneydoğu Yağ Sanayi ve Ticaret A.Ş., Urfasan Fıstık İşleme Ticaret A.Ş.’nin bürokrasi kurbanı olduklarını görmekteyiz Bunlardan İl özel idaresiyle bir grup yatırımcının tam 20 yıl önce kurmuş oldukları Güneydoğu Yağ Sanayi ve Ticaret A.Ş.ilginç gelişmelere sahne olmuştur. Dönemin Valisi Ziyaeddin AKBULUT’un yakın ilgisi ve desteği ile başarılı bir işbirliği halinde kurulan ortaklık,OSB’de modern ve seçkin bir tesis olan SELAM yağ Fabrikasını faaliyete geçirmişti. Kaliteli ürünler imal ederek Urfa’dan ilk defa ihracat gerçekleştirmişti. Ancak sonradan gelen vesayetçi bürokratlardan Vali Muzaffer DİLEK tarafından “Devletin ortaklıklarla ,şirketlerle ne işi var” denilerek kapısına kilit vurulur. Ayrıca Şirketin ortakları hakkında düzmece ve mesnetsiz delillerle soruşturmalar açılır. 8 yıldan beri kapalı durumdaki Fabrikayı sonradan gelen Valiler de seyreder. Hatta faaliyet göstermeyen şirketten yönetim aylığı olarak ücret almaya devam ederler.
Kamu malında tüyü bitmemiş yetim hakkı olduğunu,onu korumakta görevli olduklarını ileri süren Valilere kimse yetim hakkı olan bu tesisi neden çürümeye terk ettiğini sormuyor. Üstelik Vilayet faaliyet ve çalışmaları her yıl Bakanlık ve Sayıştay müfettişleri tarafından denetlenmekte ve raporlar tutulmaktadır. Basit bir harcama nedeniyle memurlar hakkında soruşturma ve amme alacakları davası açılırken milyonlarca lira zararın sorumlusu aranmaz
Bir yıldan beri bu şirketin büyük ortağı ve Yönetim Kurulu Başkanı olan Sayın Valimiz Nuri OKUTAN’ a da sormak gerekiyor;
1- Fabrikanın kapalı tutulduğu 8 yıllık zararın sorumlusu kimdir? Sorumlular hakkında herhangi bir işlem yapacakmısınız?
2- Her yıl yapılan Genel Kurul Toplantılarında Şirketin gayrimenküllerinin satışı veya kiraya verilmesine ilişkin kararlar alındığı halde,Neden gereği yapılmiyor?
3- Bugüne kadar 6 defa ihaleye çıkarılmasına rağmen İhaleler neden sonuçlandırılmıyor?
4- İsteğiniz üzerine Şirketin sermayesi 3.000.000tl artırlmış ve bu amaçla İl Özel İdaresinin sermaye katkısı istendiği, ödenmesi gereken 2.500.000tl payının İl Genel Meclisince verilmediği ancak İl Özel İdaresine ait payın satışına yetkili kılındığınız bilinmektedir.Fabrikanın kaderi elinizde olduğuna göre ne yapmayı düşünüyorsunuz?
5- Şirketin ve Fabrikanın kurucu ortağı Abdulgani HARTAVİ’nin İl Özel İdaresine ait payı satın almak üzere vermiş olduğu 3 teklife 7 aydan beri neden cevap verilmiyor?
Abdülgani Hartavi
ahartavi@gmail.com
Bu yazı toplam 27065 defa okundu.