YAZARLAR
ÖLÜM( Öznur Çolakoğlu )
Devletin Kurumları Sivilleşsin( İbrahim Halil Arslan )
Süper Transfer( Mehmet Yıldırım )
"Yazıklar olsun"( Barış Durak )
Net… Berrak… Anlaşılır( M.Niyazi Kocadağ )
ULUDERE'YE İTHAF( Necmettin Sağlam )
Urfalının Terazisi( Ömer Salih Ünlü )
Mektup( Halime Tezcan )
Demokraside Kadın İzleri( Funda Ateşoğlu )
Diyarbakırda Yaşamak..( Sümeyye Gergerlioğlu )
UNUTULUR MU?( Bekir Şirinoğlu )
İmamı kim ağlattı?( Semanur Yaman )
Elvedâ Urfa!( Ahmet Bedir )
Turşu( Elif Baran )
BEN ANNEYİM( Gülistan Özdemir )
Kim Hesap Soracak?( Okur Temsilcisi )
Yazma sanliurfa.com( Nejat Kırbulut )
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ahmet Bedir
ahmetbedir@hotmail.com
Evet-2
01 Eylül 2010 Saat 14:24
Şöyle Anadolu’yu gezdiğimizde görüyoruz ki, Şubat Soğuğu’na evet diyenler, İmam-Hatiplerin virane haline gelmesine “evet” diyenler, dindarların iki ayağının bir kaba sokulmasına evet diyenler, dindarlara hayatı dar edenlere “evet” diyenler, ve işte bunların çoğu şimdi 12 Eylül Referandumuna “hayır” demeye hazırlanıyorlar.

O şubat soğuğu ki, İlahiyat ve İmam-Hatipler için özellikle bir cehennem azabı olmuştu. İlahiyat fakültesine öğrenci kaydı o kadar azalmıştı ki, fakültedeki 60 hocadan her birine bir öğrenci düşüyordu. Gelen bir avuç öğrencinin de morali dibe vurmuştu. Her derse girerken, öğrenciye moral mi verelim ders mi verelim diye şaşırırdık. Feleğe kahriyeler okumakla meşgul olurduk. Düşünüyorum da, İlahiyat ve imam-hatip öğrencilerine bu neden reva görülmüştü!? Bunlar cani mi idi? Suçları ne idi? Annesini kesen, babasını döven insanlar bunlar mı idi? Ailesini hiç kılı kıpırdamadan doğrayan, annesini paralayan bunlar mıydı? Hayır hiç biri de bunlar değildi. Öyle ise bu zulüm niye işlenmişti. Küçük çocukların Kur’an okuması neden engellenmişti? Kur’an okumak, “Allah” demek suç mu idi?

Nüfusunun % 99’u Müslüman olan bu ülkenin evlatları neden bu dini ayakta tutan imam-hatiplerine ve ilahiyat öğrencilerine bunu yapanları reva gördü? Doğrusu hiç anlamış değilim. İkiyüzlü davrananlar mı vardı? Yoksa Hz. Peygamber’in daha önceden haber verdiği ikiyüzlü asır, ikiyüzlü alınlar bu çağda mı yaşıyorlardı? Aman Allahım! Yani şu içinde olduğumuz çağ bu ikiyüzlü çağ mı? Gördüğüm gerçek olamaz. Ama bunlar bir gerçek. Yani, hem Müslüman olduğunu söyleyeceksin, hem de müslümandan yana olmayacaksın. Hem dindar olduğunu söyleyeceksin hem de dindardan yana olmayacaksın. Hem Hz. Muhammedi seviyorum diyeceksin, hem de onun davasını anlatan İmam-Hatipleri kapatanlardan yana olacaksın. Hem Allah’ı sevdiğini söyleyeceksin hem de Allah’ı anlatan İlahiyat fakültelerinin iki ayağını bir kaba koyanlardan yana olacaksın….!! Bu ne tuhaf. Seven sevdiğine itaat etmez mi? Yoksa bu iki yüzlülük olur.

Ama gel gör ki, çok yaman bir asır olmuş. Bir dönem çarkı ele geçirenler, şimdi o milletlin evladına, o vatandan su içen o vatandan emziren milletine ön vermiyor. Onlar işe vaziyet edince “ele geçirdi” oluyor. Yani bu ülkede, ülkenin kaymağını yiyenler, onu başkalarıyla paylaşmak istemiyor. Vermiyor, kemiği meşlul sıran Ayşe evlat da ondan yesin. Vermiyor Mahi de ondan bir parça alsın. Vermiyor Ahme de ondan bir lokma koparsın. Ayşe, sen sadece evi süpür, başın örtüsü ile öğretmen olma! Mahi sen namaz kılıyorsun, sen kasaplık yap, sen fırıncı ol, sen er asker ol, sen hademe ol, sen basit market işlet, ama holding kurma. Vali olma. Kaymakam olma. Rektör olma. Olursan, bunları zinhar ele geçirmiş ol.

Siz sadece boşluk doldurun. Bunları biz yaparız diyorlar. Onlar peki ne yaptı? Kasıla kasıla yürüyen Orta Doğu Teknik Üniversiteli, kasıla kasıla yürüyen Boğaziçi Üniversiteli ne yaptı? Bu ülkeden bu insanlar “iyi dans ettiler”, “iyi içki içtiler”, “iyi kumar oynadılar” ama bir pancar motoru yapamadılar. Bir “aspirin” üretemediler.

Ne yani, Boing Uçak yaptınız da biz mi koymadık?. Airbas Uçak yaptınızda biz mi engel olduk?. Adı “Hasan”, “Koray”, “Alparslan” olan ilaçlar yaptınız da biz mi engel olduk?.
Bir milletin en temel ve en hassas olan yargısına atama yapma kriterlerini de okuduk. STE çıkışlılar, kayın valideler, eşler, ahbaplar, yaranlar, yoldaşlar tekkesine dönmüş bir yargı. Bu uğursuz gecenin sabahında fahur ve müreffeh nasıl uyanılır? Hey, bir parça ekmeyi, kemiği meşlul ısıran Ayşeyi, sırtı çalışmaktan yağır tutmuş Ahmeyi, bu arada Mahiyi bu işe katalım. Gelin “evet” diyelim, yargı yargı olsun. Mahkeme mahkeme olsun. Fert fert olsun. Türkiye’nin bahtı açılsın. Karalar bağlamış bahtı açılsın. Bizim de Boinglerimiz, bizim de Airbaslarımız bizim de Mercedeslerimiz, bizim de Passatlarımız olsun.

Şimdi her şey senin elinde. Bu vatanın asıl evladı! Sen bu vatanda ikinci varlık değilsin. Bu fırsat eline verilmiş onu “evet” ile koru. Sadece kendin değil, dilin yettiği, elin tuttuğu, avazın ulaştığı herkese söyle. Şu duaların şu günlerde kabul olduğu, iftar vaktinde, Kadir gecesini tuttuğumuz şu saniyesi altın olan gecelerde dua et. Yalvar Allah’a. Bu vatana kastedenlerin, ıslahı mümkün ise ıslah et de! Islahı mümkün değilse al onları ki millet kurtulsun, de.
Bu yazı toplam 4015 defa okundu.
Ahmet Bedir isimli yazarın tüm yazılarını göster
mert korkmaz
Ağzın şeker şerbet yesin hocam
Ağzın şeker şerbet yesin hocam
11 Eylül 2010 Saat 19:55
yunus
Allah razı olsun
yüce Allahımız sizin gibi hocalarımızı başımızdan eksik etmesin.
07 Eylül 2010 Saat 17:44
ali kaya
zalimler için aşasın cehennem
millete kan kusturanlara gereken cevabı hep birlikte 12 eylülde vereceğiz. ağzınıza sağlık sonnuna kadar evet erı beli bin kerre de olsa evet...
07 Eylül 2010 Saat 16:06
Tüm Yorumları Göster(11)
Şu An Sitede
510 Kişi Online

ETKiNLiKLER  + Ekle 
ÜYELİK
Genel İçerikler
Nöbetçi Enzaneler Otobüs ve Uçak Seferleri
DUYURULAR +Ekle
SANLIURFA.COM