YAZARLAR
ÖLÜM( Öznur Çolakoğlu )
Devletin Kurumları Sivilleşsin( İbrahim Halil Arslan )
Süper Transfer( Mehmet Yıldırım )
"Yazıklar olsun"( Barış Durak )
Net… Berrak… Anlaşılır( M.Niyazi Kocadağ )
ULUDERE'YE İTHAF( Necmettin Sağlam )
Urfalının Terazisi( Ömer Salih Ünlü )
Mektup( Halime Tezcan )
Demokraside Kadın İzleri( Funda Ateşoğlu )
Diyarbakırda Yaşamak..( Sümeyye Gergerlioğlu )
UNUTULUR MU?( Bekir Şirinoğlu )
İmamı kim ağlattı?( Semanur Yaman )
Elvedâ Urfa!( Ahmet Bedir )
Turşu( Elif Baran )
BEN ANNEYİM( Gülistan Özdemir )
Kim Hesap Soracak?( Okur Temsilcisi )
Yazma sanliurfa.com( Nejat Kırbulut )
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Duygu Sucuka
duygu@hotmail.com
Irak Yağmalanırken Türkiye o sofrada olmamalıydı
01 Eylül 2010 Saat 18:03

Irak Yağmalanırken Türkiye o sofrada olmamalıydı

 

2003’ten 2010’a, işgal altında bir Irak. 2003 Mart’ında Irak’ı işgal eden ABD 2010 Ağustos’unda tamamen çekilme kararı aldığını açıkladı. Tam 7.5 yıl. Kan, dehşet, korku, tehlike içindeki Irak bu süreçte ne kendisine vaat edilen Demokrasiden bir şey anladı ne de geleceğini görebildi. Ve bugün o kargaşa içinde, kaderiyle baş başa bırakılmaktan başka çaresi olmadığını gördü.

 

Afrika’nın petrol zengini ülkesi Nijerya’nın da siyasi tarihine bakıldığı zaman benzerlik görülür. İngilizler demokrasi getireceğiz vaadiyle Nijerya’yı sömürgeleştirir. Dünyanın yedinci petrol üreticisi Nijerya bağımsızlık savaşı verirken iç kargaşalarla sayısız insanını kaybeder. İngilizler sonunda çekilip gider ama ülkeye ne demokrasi gelmiştir ne de iç huzur. Irak’ın işgal sürecine bakıldığı zaman aynı senaryo yazılmıştır. Her ikisi de dünyanın en zengin petrol yataklarına sahip, her ikisi de yıllarca işgal altında ve kargaşa içinde kalmış, her ikisi de var olan zenginliklerinin faydasını değil zararını görmüş.

 

ABD, 2003 yılında Irak’ı Türkiye üzerinden işgal etmek istediğinde buna TBMM’den vize çıkmamış, 3 Mart Tezkeresi olarak tarihe geçen oturumda bu istek reddedilmişti. Ancak gel zaman git zaman, Türkiye o zamanki duruşunun devamını getiremedi. Ve Irak yıkıldıktan sonra yeniden yapılandırılması için sıraya giren ülkeler arasında yer aldı. Ve bugün sayısız Türk firması Irak’ta iş yapıyor. Ve Irak savaşın etkilerini fiziki anlamda silebilmek için başka ülkeler tarafından yeniden inşa ediliyor, yapılıyor, onarılıyor.

 

ABD Irak’ı işgal etmeden önce Türkiye kamuoyunda uzun tartışmalar olmuştu. “Biz de savaşa katılalım, biz de ABD’nin yanında yer alalım, biz de pastadan pay alalım” diye paylaşım efsaneleri dolaşıyordu ortalıkta. Televizyon oturumlarına katılan bazı sözde bilginler şöyle diyorlardı: “Komşuda pişer, bize de düşer”. Yani Irak parçalanacak, bölünecek, savaşa girmezsek bu paylaşımdan pay alamayacağız. O zaman böyle düşünenler, sonradan Türkiye ABD ile birlikte Irak’ın işgaline katılmadığı için herhalde çok üzülmüşlerdir.

 

ABD, işgali gerçekleştirdikten sonra Irak’ı kendi büyük şirketleri arasında pay etmişti bile. İnşaat ve enerji sektöründekiler bunların başında geliyorlardı. Irak’taki kargaşa bir türlü dinmek ve bitmek bilmeyince o büyük ABD şirketleri taşeron firmalar aramaya başladılar. Çünkü mal ve can güvenlikleri yoktu. Her şeye rağmen o firmaların büyük karlar sağladıkları tartışmasız bir gerçektir.

 

Komşu ülkeyle ticaret yapmak iyi bir tercihtir. Ancak komşu ülkenin külleri üzerinden menfaat sağlamak iyi bir tercih değildir. Türkiye dün kendi topraklarını kullandırtmak yoluyla işgal edilmesine vize vermediği Irak’ın, bugün külleri üzerinden ticaret yapmaktadır. İnşaattan ilaç sektörüne, gıdadan enerjiye, petrolden doğalgaza birçok alanda, büyük ticari hacimlerle, binlerce Türk işçisi silahların gölgesinde çalışmakta, Irak adeta Türkiye’deki işsizliğin çözümünde bir nefes gibi görülmektedir. Dün Tezkereyi geçirmeyen siyasi otorite ile bugün Irak’ta bu kadar iş hacmine ulaşılmasını onaylayan siyasi otorite aynıdır.

 

Irak’ın işgalini istemeyen çevreler ve Irak’a yapılanlar sürecinde dik bir duruş sergileyen siyasetçilerimiz, bunun yanı sıra BOP’u desteklediklerini de söylüyorlardı. Oysa Ortadoğu’da tüm bu yaşananlar BOP’un birer parçasıdır. İsrail Filistini rahat bırakmıyorsa temelindeki gizli amaca bakmak lazım. ABD Irak’ı işgal ederken Büyük Ortadoğu Projesini açıklamamış mıydı? Burada yanlış olan en önemli nokta, Türkiye’nin hangi yönde duracağının net olmayışı idi. Ya ABD tarafında olur ya da BOP’a karşı dururdunuz.

 

31 Ağustos 2010 günü, Ulusa Sesleniş Programında Başkan OBAMA, Irak’a özgürlük operasyonunun resmen bittiğini belirterek "Irak'ın geleceğini Iraklılara vermek için büyük bedel ödedik" diyor. Hangi özgürlükten bahsettiğinin farkında değil anlaşılan OBAMA. ABD işgalinden sonra, asıl Mezhep kavgalarıyla kan gölüne dönmüş, canı çok yanmış, etnik çatışmalara gebe, kargaşa içindeki Irak’ın bugün özgür bir Irak olduğunu söyleyebiliyorlarsa diyecek bir şey yoktur. Dönüp bir baksınlar bakalım Irak’ın neresi özgür? Can güvenliği bile olmayan, bulunduğu kargaşa içinde geleceğini arayan bir ülkede özgürlük nerede acaba?

 

Irak, İsrail’in içten fethetme faaliyetleri sonucunda, 2003 yılında kolayca ABD işgaline girmişti. Bu işgaldeki amaç, dikta Saddam Rejimini yıkarak özgürlük getirmek değildi. Bu sadece oyunun reklamıydı. Işgalin farklı nedenleri vardı ve bunlar da yıllardır hep tartışıldı. Sonuç olarak bakıldığında Irak’ın yıkılmışlığı birçok ülkenin birçok iş çevrelerine bir ganimet gibi sunuldu. Irak’ın zengin petrol yataklarının işletilmesi, büyük ABD petrol şirketleri arasında pay edildi. Burada Türkiye bu yıkıma ve sonuçlarına karşı olduğunu kararlı bir tutumla ve kafa tutmadan ortaya koyabilirdi. Irak’ın yıkılmışlığı üzerinden iş yapmakla aynı kervana katılmış oldu.

 

01.09.2010

dsucuka@hotmail.com

 

Bu yazı toplam 3592 defa okundu.
Duygu Sucuka isimli yazarın tüm yazılarını göster
hasan şahan
tebrikler
Tebrikler duygu hanım ..yazılarınızı zevkle okuyorum.sessiz çoğunluğun sesi oluyorsunuz..saygılar...evetttt kralın çıplak olduğunu ..yazdınız tebrikler
16 Eylül 2010 Saat 22:47
Ahmet TUNCER
cesaret..
Kaleminize sağlık,ayakta alkışlanması gereken bir cesaret ve araştırmacılık örneğisiniz.sanırım TüRKİYE CUMHURİYET'inde artık herkes filmli olan camların diger tarafını görmeye başladı.uyuyan bir ülkenin uyanışına şahit oluyoruz.yapılan çok büyük haksızlıklar var,yazmakla bitmez... Sizin gibi değerli kalemler tarafından dahada şeffaflaşağımıza,şahsım adına eminim... Teşekkür ediyorum,BRAVO
13 Eylül 2010 Saat 12:47
serhat logan
Eşbaşkan
Bop un eşbakanı olarak Irak ın içinde bulunduğu bu durumdan bizde sorumluyuz???!!!bunu neden söylemiyor sorumluluk mercilerindekiler.
08 Eylül 2010 Saat 10:45
Tüm Yorumları Göster(8)
Şu An Sitede
533 Kişi Online

ETKiNLiKLER  + Ekle 
ÜYELİK
Genel İçerikler
Nöbetçi Enzaneler Otobüs ve Uçak Seferleri
DUYURULAR +Ekle
SANLIURFA.COM