Referandumun sonucu tahmin edildiği gibi çıktı..
Aslında sonuç "Evet" mi çıktı gerçekten? Bir bakalım?
50 milyona yakın seçmenin %25'i civarı oylamaya katılmadı,
700 binden fazla oy geçersiz sayıldı.. Tüm basın "Evet" bombardımanı yaptı, valilikler, kaymakamlıklar, muhtarlıklar, zekâtlar, sadakalar, aşiret ağaları, tehditler, ricalar, eksik bilgilendirmelerle "Evet" için ikna edilenler vs.vs...
Tüm kaynaklar "Evet" için kullanıldı ve buna rağmen ülkemin %42'si "Hayır" dedi.. Bunun önemi büyüktür..
Ben anlıyorum ki adil bir referandum olsaydı ülkem aslında "Hayır" demiş olacaktı.. Özgür iradeyle "Evet" denmemiştir!..
Ayrıca muhalefet sınıfta kalmıştır. CHP'de MHP'de gerçek ve doğru bir muhalefet gibi halka güven verememiştir..
Gerçek ve doğru bir muhalefet yapma zamanı da gelmiştir..
Son olarak; bundan sonra artık olacaklar karşısında yapacak birşey yoktur.. İlk anayasa değişikliğinde ülkenin "Bölünmez Bütünlüğü" maddesi kaldırılacak ve federasyon ile başkanlık sistemi getirilip ülke bölünmesi tamamlanacaktır. "Evet" diyenler!.. Bu sizin eseriniz olarak tarihe geçecektir!.. Kutlarım, tarihte önemli bir yeriniz oldu!..
Birkaç yıl sonra çocuklarınıza yapacağınız açıklamayı çok merak ediyorum!..
HATIRLATMA: Bu olabileceklere karşı M.Kemal Atatürk'ümüz bize bir vazife yüklemiştir.. Bunu hatırlatmakta büyük fayda görüyorum.. Saygılarımla,
EY TÜRK GENÇLİĞİ!
Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur !