Otuz yılı aşkın bir süredir süregelen Devlet-Pkk ( Türk-Kürt değil ) çatışması hep silahlı mücadele ile def edilmeye çalışıldı. Tarafların mücadelesinde şiddet arttıkça arada ezilen biz Kürt halkı olduk.
Kısacası filler tepindi, çimler ezildi.
Ezilen Kürtler yok sayıldı, asimile edilmeye çalışıldı.
Bir insan olarak var olan tüm demokratik hakları kısıntıya uğradı.
Asimile edilme ve hakların yasaklanışı, terör örgütünün silahlı eylemlerini artırdı. Artan kanlı eylemler, temel hak ve hürriyetlerin kısaltılmasını artırdı.
Tam bir kısır döngü.
Bu kısır döngü maalesef 50.000 insanın canına, milyonlarca insanın mağduriyetine sebep oldu.
Nitekim 2000 li yıllardan sonra konunun çözümü şiddete değil demokratik hakların iadesine dayandığı anlaşıldı. Ancak memnu hakların iadesi terör örgütü Pkk tarafından hatta Bdp tarafından da hiç de hoş karşılanmadı. İkisi de Kürt halkına verilen her hakkın karşısında durdular engel olmaya çalıştılar.
Peki temsil ettiği halkın hakkına neden engel olsunlar?
Çünkü çözümün olduğu yerde Pkk ve Bdp tabansız kalır.
Pkk, 12 Haziran seçimleri sonrasında silahlı mücadelenin, şiddetin ve operasyonların sürmesi için çok çaba harcadı.
Bu amaçla yüzde doksan dokuzunun Müslüman olduğu ve temsilcisi olduğunu iddia ettiği Kürt milletinin en kutsal ayında onlarca cana kıydı. Hükümet tarafından ayın kutsiyeti sebebiyle sineye çekilen operasyonlar sabahlı-akşamlı devam etti.
Hiçbir akıl sahibi, Pkk bunları Kürt halkının haklarını savunma için icra etmektedir diyemez. İmralı’nın silahlı mücadele bitmiştir talimatına rağmen örgütün bu kadar acımasızca ve kararlılıkla eylemler düzenlemesi çok manidardır. Darbe girişimleri, suikast girişimleri ve son olarak seçimle devrilemeyen hükümet, Ergenekon tarafından Pkk ile devrilmeye çalışılmaktadır. Dört bir yandan gelecek şehit haberleri ile ülkenin karışıklık ortamına sokulması ve hükümetin çıkmaza girip istifaya zorlanması amaçlanmaktadır. Bu amaç ve hedef Ergenekon’a ait olup Pkk eylemlerin taşeronluğunu icra etmektedir. Bu sebeple yüzlerce kiloluk mayınlarla vahşice hain tuzaklar kuruldu. Benzer onlarca eylemler ile işin hukuki ve siyasi boyutunun çizilerek tamamen askeri boyutunun konuşulması hedeflendi. Zira hukuki ve siyasi boyutta taraf Kürt halkı ve Bdp iken askeri boyutun tarafı Pkk’dır. Şu dönem itibariyle Bdp’nin fiili varlığı bitmiştir. Artık amaç ve gayesiz bir parti hükmündedir. Zira olayın siyasi boyutu anlamını yitirmiştir artık.
Netice itibariyle yürek dayanmayan baskın ve tuzaklara hükümet de dayanamadı. Düğmeye basıldı. Nam-ı diğer bıçak kemiğe dayandı.
Hem de hiç olmadığı kadarıyla.
Hiç beklenilmeyecek şekilde. Otuz yıl öncesine dönercesine.
Terörle mücadele artık sil baştan.
Görüşmelerin, müzakerelerin bittiği, silahların etkin olduğu döneme girdik.
Hava hareketleri ile başlayan operasyonlar, çok geniş çaplı kara hareketleri ile devam edeceği kuşkusuzdur.
Üstelik çok ani bir şekilde başlayan hava hareketlerinde jetlerin yüzlerce hedefe nokta atışı yapması, bu gibi ihtimallerin önceden göz önüne alındığını ve çalışmaların yapıldığını göstermektedir.
Özel tim destekli kara hareketlerin Pkk’ya büyük zayiat vereceği aşikârdır.
Dolayısıyla önümüzdeki günler itibariyle yığınla terörist cenazelerinin gelmesi kuvvetle muhtemeldir.
Pkk’nın köşeye sıkıştırıldıkça direk olarak sivil halkı da hedef alacağını düşünmekteyim.
Bekleyip göreceğiz.
Av. Mehmet BAL
Bu yazı toplam 12907 defa okundu.