YAZARLAR
Dikkat ! Hırsız var( Bahattin Yavuz )
Neden Yazmayı ister bir yazar?( M.Niyazi Kocadağ )
Anne....( Barış Durak )
Haydi Çocuklar Bara!( Necmettin Sağlam )
HERKES BİZİM AYNAMIZ!( Burçin Alpacar )
Keşke( Nuray Açar )
Hayalperest olmak!( Esra Dağ )
İran ve Hizbullah'a Ne Oluyor?( İbrahim Halil Arslan )
Kimin Umurunda?...( Emine Sivri )
Nasihat( Saadet Ün )
Bir Doğum, Bin Bereket..( Öznur Çolakoğlu )
Kentin Işıkları( Ömer Salih Ünlü )
Demokraside Kadın İzleri( Funda Ateşoğlu )
Diyarbakırda Yaşamak..( Sümeyye Gergerlioğlu )
İmamı kim ağlattı?( Semanur Yaman )
Elvedâ Urfa!( Ahmet Bedir )
Turşu( Elif Baran )
BEN ANNEYİM( Gülistan Özdemir )
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ömer Salih Ünlü
secim@sanliurfa.com
Urfalının Terazisi
27 Aralık 2011 Saat 08:35

        Bundan üç dört yıl önce buna benzer bir yazıyı kaleme almıştım: “Urfa’nın terazisi, Urfalıyı hafif tartar. “ Bugün, buna benzer bir konuyu da ele almak istedim.
          Urfa’nın, “El iyisi, ev delisi” diye meşhur bir sözü daha var. Bu söz birazdan anlatacaklarıma da oldukça uyuyor. Çoğu zaman ağzı güzel laf yapanları, bol keseden atıp tutanları el üstünde tutarız. Gerçi onlar, içi boş sözler sarf etseler de başımızın tacıdır! Hele bu zevat yabancıysa, hayranlığımız fanatizme dönüşür. Biz böyle boş avuntularla vakit geçirirken, kendi değerlerimize ettiğimiz haksızlıklar; ya onları kaybettiğimizde ya da bir başkası o kıymetleri yücelttiğinde aklımıza gelir. Yıllardır, belki de asırlardır nasıl davrandığımıza dikkat çekmek istiyorum. Lütfen, yanlışım varsa düzeltin.
          Nabi Urfa’da kalsaydı, Urfalı Şair Yusuf Nabi olmaktan öteye geçmezdi. Belki de geçerdi ama biz farkında ol(a)mazdık. Ne zaman ki; Şair Nabi’nin sesi İstanbul’dan gelmeye başladı, o vakit bizler, kıymetli bir şahsiyete sahip olduğumuzu, daha doğrusu güçlü bir şairi nasıl da geç fark ettiğimizin farkına vardık. 
          Konuyu sağlık sektörüne getirmek ve edindiğim bir bilgiyi sizlerle paylaşmak için mevzuya böyle bir giriş yaptım. Paylaşmak istediğim şu, Türkiye’nin en genç Kalp- Damar Cerrahlarından birine sahip olan Urfa, bu değerin ne kadar farkında? Dr. Cüneyt Şelli’den (32) bahsediyorum. Kendisini yakından tanıyan birisi olarak bu kişiden özellikle bahsediyorum. Çünkü birilerinin olumlu yönlerini öne çıkaran yazıları kaleme alanlar, çoğu kez, yazı yazdıkları kişileri tanısalar bile; tanımamazlıktan gelirler. Aksi takdirde yazı yalakalık olarak nitelendirilir. Hayır, ben bu başarılı insanı biliyorum ve herkesin de öğrenmesini istiyorum.
        Dr. Cüneyt Şelli… İhtisasını Harran Üniversitesinde tamamlamış bir Kalp-Damar Cerrahı. Kendisi Urfalı ve Eğitiminin önemli kısmını Urfa’da tamamladı, uzman doktor olduktan sonra da doğduğu ve büyüdüğü topraklara hizmet etmek için burada kaldı. Memleketinden hicret etmeyen ender şahsiyetlerden birisi.. Bir yıldır İstanbul’a gideceği konusunda bazı duyumlar almıştım. Nihayet gitmeyeceğini bizzat kendisinden öğrendim ve Urfa adına mutluluk duyarak bu yazıyı kaleme almaya karar verdim. İyi ki Doktor Şelli Urfa’da kalacak, başarılarına başarı katmaya devam edecek, hastalarının sağlık bulmasına vesile olacak.
         Bu durum sadece onu tanıyan ve bilenler kadar Urfa için de önemli bir avantaj. Neden mi? Bundan sekiz yıl önce, daha yirmi dört yaşında gencecik pratisyen bir hekim iken, 112 Acil Başhekimliği döneminde yaptığı başarılı çalışmaları yakinen biliyorum. Şimdi, değil Urfa’da Türkiye’de bile ender rastlanan vakaların giderilmesine yönelik ameliyatlarda onun imzası var. Kalp durdurmadan by pass ameliyatları yapılıyor. İmza sahibi yine aynı…
         Özetle, Dr. Cüneyt. Doğduğu yerde doymaya çalışan, bilgisini önce kendi memleketi için kullanan senin gibi şahsiyetleri sevgiyle, muhabbetle kucaklıyorum. Daha önemlisi Urfa’da kalacağın için, zoru seçtiğin için, memleketini de paraya tercih etmediğin için seni kutluyor ve takdir ediyorum.
         Urfalının terazisi artık daha doğru tartacak. Yani Urfalılar nadide güzellikleri, fırsatı kaçırmadan, elindeyken bilecek.
         Zaten terazi değişmedi.Sadece bizler, dengeyi doğru okumaya, düzgün yorumlamaya başladık.

Bu yazı toplam 7291 defa okundu.
Ömer Salih Ünlü isimli yazarın tüm yazılarını göster
ALİ YILDIZ
selam
Güzel bir konuya değinmişsiniz. Biz urfalılar hatta doğulular birbirimizin kanını emeriz ama bir yabancı geldimi memleketimize onunla dost olur ona kendimizi kurban ederiz. Sonra da onların bizimle işi bitince bitince bizi ne ararlar ne de sorarlar. Yine kalırız biz bize. Ama iş işten geçmiş olur. Bir Urfalıya urfalısı anteplisi elazığlısı, diyarbaklısı sahip çıkar, onlara da bir urfalı ancak sahip çıkar. Yani çıkmak zorundadır. Çünkü varlığımızla yokluğumuzla kültürümüzle birbirimize muhtaçız.
02 Mart 2012 Saat 23:30
Abdulkadir AÇAR
O
Şair: "Ol mahiler ki; derya içredir, deryayı bilmezler" der!...
Gerçek bir beyefendi ve mesleğinin erbabı olan, herşeye rağmen memleketinde kalarak memleketine hizmeti seçmiş olan Cüneyt hocama teşekkür borçluyuz aslında.
Ama bence O'nu küçümsemek, taşlamak, sürmek ve hatta karalamak lazım!..
Çünkü O; "BİZDEN BİRİ" bizim derdimizle dertleniyor, bizim duygumuzla düşünüyor, bizim dilimizle konuşuyor ve bize değer verip kendini hebâ ediyor...
Herşeye rağmen teşekkürler Cüneyt Hocam
Saygılarımla
28 Aralık 2011 Saat 15:04
Ömer Yılan
Gurur Verici
Gurbette yaşayan bir Şanlıurfa'lı olarak, şehrimden sağlık konusunda adından bu kadar söz ettiren bir hekimin olması Şanlıurfa'lı olarak gurur verici. Temennim memleket insanımın bu ve benzeri şahsiyetlerin kıymetini bilerek beyin göçünü önlemeleridir. Yazarımıza bu konuyu ele alıp, kamuya açtığı için teşekkür ederim.
28 Aralık 2011 Saat 09:38
Tüm Yorumları Göster(7)

Şu An Sitede
2596 Kişi Online

ETKiNLiKLER  + Ekle 
ÜYELİK
Genel İçerikler
Nöbetçi Enzaneler Otobüs ve Uçak Seferleri
DUYURULAR +Ekle
Edessa Mutfak