YAZARLAR
Dikkat ! Hırsız var( Bahattin Yavuz )
Neden Yazmayı ister bir yazar?( M.Niyazi Kocadağ )
Anne....( Barış Durak )
Haydi Çocuklar Bara!( Necmettin Sağlam )
HERKES BİZİM AYNAMIZ!( Burçin Alpacar )
Keşke( Nuray Açar )
Hayalperest olmak!( Esra Dağ )
İran ve Hizbullah'a Ne Oluyor?( İbrahim Halil Arslan )
Kimin Umurunda?...( Emine Sivri )
Nasihat( Saadet Ün )
Bir Doğum, Bin Bereket..( Öznur Çolakoğlu )
Kentin Işıkları( Ömer Salih Ünlü )
Demokraside Kadın İzleri( Funda Ateşoğlu )
Diyarbakırda Yaşamak..( Sümeyye Gergerlioğlu )
İmamı kim ağlattı?( Semanur Yaman )
Elvedâ Urfa!( Ahmet Bedir )
Turşu( Elif Baran )
BEN ANNEYİM( Gülistan Özdemir )
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ayşe Reşad
ayseresat@yahoo.com
Aşk olmadan meşk olmaz!
22 Ocak 2012 Saat 04:08

Ortaokuldayken bir hocamız vardı, ama ne hoca..

O kadar çok severdim ki O’nu..

 

Çok zeki, çok kültürlü, sıradışı bir insandı.

 

Münir Avcı.

 

Yaşıyorsa da, vefat ettiyse de Rabbim rahmet eylesin, Türkçe hocamızdı.

 

Herkes unutuluyor zamanla, ama ben bu yaşımda dahi O’nu hiç unutmadım, bana verdikleri de saymakla bitmez. Bugün düzgün yazıyor, konuşuyorsam, bunu O’na borçluyum..

 

Bizim için öyle titizlenir, öyle ilgilenirdi ki..

 

Güzel yazmamız, güzel konuşmamız için çırpınırdı hep..

 

Dersin yarısı, bazen de tüm ders, hatta teneffüslerde bize durmadan anlatırdı her telden...Hani öğrenciler “dersi kaynatmak” der, sevinirler ;) Ama ben hep can kulağıyla dinlerdim, hayrandım O’na..

 

Genelde herkes O’na “Deli Münir” derdi.

Sanırım sıradışı bir insan olduğundan, 10. Köy müdavimi bir de :)

 

O’nu diğerlerinden ayırmam, sevmem, böyle olduğu içindi belki..

 

O da beni çok severdi, “Ayşe Abla” derdi bana, neden bilmem..Benim de hoşuma giderdi. Bazen yazdığım bir yazıyı, defterimi eline alır sınıfta gösterir, överdi :) Kompozisyonlarımı hep beğenir, takdir ederdi..Ne zaman idarede bir iş olsa mutlaka beni çağırırdı.

 

Bazen de hiç kimseyi tanımaz, ağzına geleni söyler, herkese kızar, bağırırdı :)

...

 

Yazarken semboller kullanmayı, içine duygu katmayı, hepimize O öğretti..

 

“Bir gününüzü anlatın” derdi mesela..

Biz derdik ki; “Sabah kalktık, kahvaltı ettik, arkadaşla okula geldik :)

 

“Olmaaaz” derdi.. “Böyle kuru kuru olmaz. Hani bunun içinde duygu?”

 

Sonra örnekler verirdi; “Sabah penceremden teklifsizce başını uzatan  güneşin muzip ışıklarıyla uyandım, hafif bir rüzgar yanağımı okşuyor “haydi kalk geç kalacaksın diyordu sanki..” :)

 

İşte böyle pek çok örnek sıralar, askerlik anılarını ve hayattan kesitler anlatır, hem güldürür, hem ağlatır, cömertçe tüm birikimini aktarırdı bizlere..

 

O’nun dersinde, sıkı mı birisi soru ekini bitişik yazsın!

Asla öyle bir şey olamazdı.

 

Ya da;  “de” –“da”ları ayırmasın,

“-Ki”nin kullanımını bilmesin, imkansız!

 

Böylece temelden yetiştirdi bizi, Allah O’ndan razı olsun.

 

Sadece bu konuda da değil, küçük bir kasabada yaşayan bizler, hayatı O’nun dilinden-yüreğinden öğrendik, nefes nefes..

 

...

 

Şimdi bakıyorum lise-üniversite mezunları dahi, kendi dillerini doğru yazmaktan aciz..Soru ekini bitişik yazan, bağlaçları, hal eklerini bilmeyen, kelimeleri yanlış yazan-telaffuz eden..Ah ki ah.

 

Münir Avcı’lar, aşkla öğreten idealistler yok şimdi, ya da çok az..

 

Üzülüyorum.

 

Oysa ne kadar ihtiyaç var.

 

Geleceğimizin mimarları hani nerde?

 

Nerde âşık öğretmenler?

 

...

 

Çocuklarımın okul yıllarında öğretmenler hakkında edindiğim izlenimler hep olumsuz..Öğrenciye değer vermeyen, “lan!” diye hitabeden! Evet yanlış duymadınız, hatta “lan” hitabının Türk halkının kendisini ifade etme biçimi olduğunu söyleyenler..Derslerle ilgilenmeyenler..Öğrencilerini aşağılayan, ayrım yapanlar..

 

Ne oldu bizim öğretmenlerimize?

 

Neden eskinin öğretmenleri gibi değiller? Ne eğitebiliyor ne de öğretiyorlar..

 

Maalesef.

 

“Hayır” mı diyorsunuz?

 

Aksi olsaydı, halimiz bambaşka olurdu ama değil mi?.

 

...

 

Neden öğretmenler hep yılgın, bıkkın? Neden aşk, şevk yok?

 

Herkes kendi derdinde mi?

 

“Viran olası hanede evladu iyal” mi var?

 

Hepsi belki.

...

 

Ve bu konu, her cümlesiyle genişletilmeye çok müsait, dertler çok..

 

Her zaman savunduğum da şu: Devletin üç kesimle çok yakından ilgilenmesi, onları rahatlatması lazım, ileriyi düşünüyorsa:

 

Anneler, askerler ve öğretmenler.

 

...

 

Tabii ki istisnalar her zaman, her yerde vardır.

 

Hangi durum ve şartlarda olursa olsun aşk ile, mukaddes bildiği vazifesini yapan ve güzide gençleri yarınlara hazırlayan nefes nefes her yeri ısıtan-ışıtan güzel insanlar elbet vardır..Onlara selam olsun.

 

Ben sadece  en takıntılı olduğum dil meselesini yazmak istedim bugün, o yüzden anlattım hocamı, sonra konu seyrinde gelişti işte ;)

 

Muhabbetle efendim.

 

Ayşe Reşad

 

Hazırlayıp, Faceebook sayfama koyduğum bazı  resimleri paylaşmak istiyorum..Belki de ilk kez duyacağınız  uygulanabilir formüller var hem..

 

http://www.facebook.com/ayseresat#!/media/set/?set=a.1777533392326.2099043.1059094829&type=3

 

Resim albümüne düştüğüm notu da alayım buraya :)

 

Soru ekleri olan ve illa ayrı yazılması gereken:

-mı -mi –mu -mü leri, ayrı yazılan –ki leri bitişik yazanlara,
-de -da ları da aynı şekilde nasıl yazacaklarını bilmeyenlere,
-dahî anlamına gelenleri ayırmayanlara!-

Hayret ediyor, sinir oluyorum :)

Kocaman insanlar ya, lise-üniversite mezunları hem de!

Soru eklerinin ayrı yazılacağını bilmiyorlar!

Nasıl okumuşlar ve ne okumuşlar ki?

“İnsan kendi dilinin gramerini düzgün okuyup yazamazsa,
diplomasını atsın çöpe!!” diyesim geliyor :)

Azıcık gayret lütfen!

Herkes üstüne alınsın :)

 

http://a1201.hizliresim.com/t/q/1zz7k.jpg

http://b1201.hizliresim.com/t/q/1zz83.jpg

http://c1201.hizliresim.com/t/q/1zz89.jpg

http://c1201.hizliresim.com/t/q/1zz8j.jpg

http://d1201.hizliresim.com/t/q/1zz8l.jpg

Faceebook hesabı olmayanlar için, yükledim resimleri..Evet basitçe belki ama olur ki birilerine faydası dokunur ;)

Bu yazı toplam 3623 defa okundu.
Ayşe Reşad isimli yazarın tüm yazılarını göster
yasemin y.
çok güzel bir aşk..
tüm duygu ve düşüncelerinize sonusuz katılıyorum...mümkün olsada tüm öğretmenler bu delilikte olsa.)...kaleminize yüreğinize sağlık...sevgiler
24 Ocak 2012 Saat 13:16
ali dağlı
Allah Zalimleri Kahr etsin.
Kendi toprağımda kendi dilimi kurslarla mı öğreneyim sayın hanım efendi...Enaz 30 milyon kürde bunumu reva görüyorsunuz.
-----
Yazar Notu: Değil tabii. Bence aile içinde, çevrede ana dil mutlaka öğrenilmeli..Sonra okul çağında da kendi diliyle ana diliyle eğitim hakkı mutlaka verilmeli. Kurs en sonraki çözüm.
23 Ocak 2012 Saat 15:43
ali dağlı
Ah Mazlum Halkım Ah Nature Dilim
İnş bizde kendi dilimizi daha iyi öğrenecek akademik çalışmaların yapıldığı bir dil olacağını görürüz.Sizin kendi dilinizi kullanma titizliğini görünce nerde benim KÜRTÇEM diyesim geldi!!!!!!! Saygılar.
----
Yazar Notu: Kürtçe kursları açıldığını, ama kimsenin rağbet etmediğini duydum..Neden öğrenmek istemiyorlar acaba, şimdi siz bunu yazınca merak ettim kardeşim? Selam ile.
23 Ocak 2012 Saat 08:49
Tüm Yorumları Göster(4)

Şu An Sitede
2604 Kişi Online

ETKiNLiKLER  + Ekle 
ÜYELİK
Genel İçerikler
Nöbetçi Enzaneler Otobüs ve Uçak Seferleri
DUYURULAR +Ekle
Edessa Mutfak