Bir bilgeye sormuşlar:
"Efendim, dünyada en çok kimi seversiniz?
"Terzimi severim," diye cevap vermiş bilge. Soruyu soranlar şaşırmışlar: "Aman üstad, dünyada sevecek o kadar çok kimse varken terzinizin de kim oluyor, onu seviyorsunuz?' demişler.
Bilge, bu soruya da şöyle cevap vermiş: "Dostlarım, evet ben terzimi severim. Çünkü benim terzim ona her gittiğimde, benim ölçümü yeniden alır. Ama ötekiler öyle değildir. Bir kez benim hakkımda karar verirler, ölünceye kadar da, beni hep aynı gözle görürler.
Bizlere 'ilk etki'nin öneminden söz edildi yıllarca. İmajın önemli bir unsur olduğu anlatıldı ve bunların eğitimleri verildi. Doğru; ilk etki ve imaj önemliydi. Fakat bu konuya bir açılım getirerek 'insan' olmanın farklılığına dikkat çekmek gerekmez miydi?
İnsan!...
Beden, zihin, ruh üçlüsünde hareket edebilen bir varlık olarak diğerlerinden daha ayrı bir nokta da değil miydi? İşte bundan söz edilmedi veya insan olma ayrıcalığı yeterince işlenmedi.
Önyargılarımız ilk etki, imaj kavramı ile birleşti ve insanın değişen, dönüşen hali göz ardı edildi. Oysa ki bizler zaman içerisinde elde ettiğimiz deneyimlerimizle geliştik, değiştik, bilgeleştik. Bu süreç önemsenmedi. Önyargılarımızın eşliğinde her birimiz etiketlendi, kategorize edildi. Anlamını yitirdi. Ve sonuçta dünya insanlık adına mücadele eder hale geldi.
Biz insanız.. Değişen, gelişen ve dönüşen, dünyanın en nadide varlığıyız. Birbirimize bir ürün gibi davranamayız. Sevgi dolu bir iletişim biçimiyle, adalet çerçevesinde, saygı içerisinde birbirimizi yüceltmeli ve önyargılarımızdan uzak olmalıyız. Herkesin bireysel varlık amacını gerçekleştirmek üzere bir fırsatı daha hak ettiğini bilmeli, kendimize de değişim, dönüşüm hakkını tanımalıyız.
'Ben'e ve 'bizler'e daha fazla fırsat vereceğimiz, birbirimizi ön yargısız, sorgusuz, sulasiz, sıfatsız, biçimsiz, cinsiyetsiz olarak 'öz' sevgi hali ile kabul edeceğimiz ve kabul göreceğimiz bir hafta dileğimle,
Sevgi ve ışığın birlikteliği sizlerle olsun,
Burçin ALPACAR
Bu yazı toplam 2632 defa okundu.