Diyarbakır’ın Sur İlçesinde yapılan kazılar neticesi, ortaya çıkan kafatası sayıları çoğalırken, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’den, beni kelimenin tam anlamıyla afallatan bir açıklama geldi.
Sayın Bahçeli, olayı nasıl öyle harmanladı, nasıl bir yol izleyip, nasıl sonucu o mantık dışı örnekte bağladı ve daha da önemlisi bu vahşetten, bu dramdan nasıl öyle bir çıkarım yaptı, doğrusu benim aklım almadı.
Muhalefetin önemli ikinci partisinin Genel Başkanının yaptığı bu açıklama, beni şaşırtan bir şekilde medyada da fazla yer almadı üstelik.
Bahçeli, kazılarla ilgili olarak, Hükümete, “Çanakkale’yi de kazacak mısınız?” diye soruyor ve özetle şunları söylüyor:
“Arkeolojik kazılarla sonuç ve müsebbip aramaya çalışan AKP zihniyeti, atacağı adımlara toprağın altından bahaneler bulmaya, yapacağı işlere gerekçeler oluşturmaya çalışmaktadır. Bu konuda ille de kararlılık var ise, buradan kazı ve kazma siyasetini yürüten AKP anlayışına sormak isterim. Bundan sonra Çanakkale'yi de kazmayı aklınızdan geçiriyor musunuz? Dumlupınar'ı, Sakarya'yı da gündeminize alacak mısınız? Malazgirt'e ve Çubuk'a da kazı ekibi gönderecek misiniz? Ermeni çetelerinin katlettiği vatan evlatlarının sere serpe yattığı yerlere de iş makineleri sevk edecek misiniz? Peki, iş buraya geldiğine göre, bu kahramanların haklarını da arayacak mısınız?”
Bana birisi bu cümlelerin mantığını açıklasın lütfen. Ben mi anlamakta zorlanıyorum yoksa gerçekten aleni bir tuhaflık mı söz konusu?
Yani akla ziyan bu benzetmeyi, nereden başlasam, nasıl anlatsam diye yorumlayabilirim ancak ben fakat yine de yorumlayamam diye düşünüyorum. Ki Sayın Bahçeli’nin sadece bu cümleleri değil, konuyla ilgili yaptığı açıklamanın bütünü çelişkilerle ve tuhaflıklarla doluydu.
Bende bu noktada bir teşbih yapayım ve şöyle diyeyim, Sayın Bahçeli bu beyanıyla hem nalına hem mıhına vuruyordu.
Hem bu kazıların müsebbipleri bulunsun, bağlantıları ortaya çıkarılsın diyor hem de AKP döneminde kazılmadık yer bırakılmadı, diyerek yapılan kazıları onaylamadığını belirtiyor. Hem kazılarda ortaya çıkan cesetlerin ailelerine başsağlığı dileyerek, acılarını paylaştığını ifade ediyor, hem de kazılarla Çanakkale’yi karşılaştırarak, olayı bambaşka bir boyuta taşıyor.
İlk okuduğumda haberi, “ne alaka” demiştim. Ve hâlâ bu ifadem değişmedi. Çünkü hâlâ anlayamıyorum ve hâlâ bu karşılaştırmayı anlamsız ve yersiz buluyorum. Bir kere Çanakkale bir savaştır, ona keza Dumlupınar, Malazgirt bir savaştır. Ve topyekûn bir mücadele söz konusudur Çanakkale’de. Yani bu ülkenin bütün evlatları kahramanca karşı durmuştur düşman işgaline karşı. Ama kazılarda bir cinayet söz konusudur. Şimdi bu iki olayı yan yana getirmek daha da fenası karşılaştırmak hangi mantık ilkesiyle açıklanabilir. Sayın Bahçeli’nin diğer çelişkilerinden bahsetmiyorum bile. Zira tuhaflık, bu teşbihle kendini ortaya koyuyor zaten.
Kısacası teşbihte büyük, çok büyük bir hata vardır. Anlayamadığım ve anlamlandıramadığım bu tuhaf açıklama, her ne kadar eleştirilmeye değer bulmasa da medyada, büyük bir gaftır bana göre. Ve bir muhalif bakış, asla bu tuhaf bakış açısında olmamalıdır.
Bilmem yanılıyor muyum?
Bu yazı toplam 2513 defa okundu.