FETVALAR PENCERESİNDEN
SORU: Memleketimizde yaygın olan taziyenin hükmü nedir?
CEVAP: Herhangi bir sebeple vefat eden kişinin aile efradına sabır tavsiyesinde bulunmak üzere taziye yapmak caizdir.
Taziyede kullanılan ifadeler yerine göre değişebilir. Ancak ölümün mukadder olduğu, herkesin başına gelebileceği hatırlatılır. Ölmeyen ve baki olanın ancak Allah(c.c) olduğu tezekkür edilir.
Efendimiz (s.a.v)’in de bu konuda değişik ifadeleri vardır. Ancak en yaygın olanı: “Veren Allah olduğu gibi, alan da Allah’tır.” Her şeyin Allah nezdinde belirli bir zamanı vardır. Eceli gelenin gitmesi mukadderdir. Allah sabrı cemil versin.” Veya, “Allah mükafatınızı bol eylesin, Hüsnü-ü Sabır versin; merhuma da rahmet eylesin” veya, “ İnna Lillahi ve inna ileyhi raciun( Biz Allah’ın mülküyüz, dönüşümüz de onadır. Baki ancak ve ancak Allah’tır” denir.
Taziyenin müddeti aynı beldede olanlar için 3 gündür. Değişik bölgelerden gelenler için belirli bir zamanı yoktur. Ne zaman duyarsa veya taziye sahibini ne zaman görürse, gördüğü yerde taziyesini yapabilir.
Taziye bir keredir. Tekrarı uygun değildir. Ancak taziye sahiplerinin çok sevdiği, görmekle müteselli oldukları kimseler müstesnadır.
Taziyenin mezarlıkta ve kapı önlerinde yapılması mekruhtur. Zamanımızda olduğu gibi, erkeklerin taziye evinde, kadınların da evlerde taziyeleri kabul etmesi, erkek-kadın karışımını önlediği ve izdihamı ortadan kaldırdığı için münasiptir.
Taziye; Müslüman kardeşinin en zor gününde yanında bulunmaktır. Kederini paylaşmaktır, müteselli etmektir. Dolayısıyla çok hayırlı bir iştir.
Efendimiz (s.a.v) bir hadis-i şeriflerinde; “Kim bir musibet dolayısıyla Müslüman kardeşine taziyede bulunursa, Cenab-ı Hakk Kıyamet Günü’nde ona keramet elbiselerini giydirir.”
Diğer bir hadisi şerifte ise; “ Kim bir musibete duçar olanın taziyesinde bulunursa, musibet sahibinin sevabı kadar sevap kazanır.”
Taziyede, taziye sahibinin yemek ikramı uygun değildir. Uygun olan; taziye sahiplerine konu-komşunun, akraba ve taallukatın yemek hazırlaması ve onlara ikram etmeleridir. Cenab-ı Hakk cümlemize Sabr-I Cemil ihsan eylesin.
Kaynakça:
1- Tahtavi-Merakul Felah Şerhi, sahife 508
2- El-Fetava El Hindiye cilt 1, sahife 167
3- El Fikhu ala Mezahibil Erbaa cilt 1, sahife 539
Bu yazı toplam 5431 defa okundu.