YAZARLAR
Dikkat ! Hırsız var( Bahattin Yavuz )
Neden Yazmayı ister bir yazar?( M.Niyazi Kocadağ )
Anne....( Barış Durak )
Haydi Çocuklar Bara!( Necmettin Sağlam )
HERKES BİZİM AYNAMIZ!( Burçin Alpacar )
Keşke( Nuray Açar )
Hayalperest olmak!( Esra Dağ )
İran ve Hizbullah'a Ne Oluyor?( İbrahim Halil Arslan )
Kimin Umurunda?...( Emine Sivri )
Nasihat( Saadet Ün )
Bir Doğum, Bin Bereket..( Öznur Çolakoğlu )
Kentin Işıkları( Ömer Salih Ünlü )
Demokraside Kadın İzleri( Funda Ateşoğlu )
Diyarbakırda Yaşamak..( Sümeyye Gergerlioğlu )
İmamı kim ağlattı?( Semanur Yaman )
Elvedâ Urfa!( Ahmet Bedir )
Turşu( Elif Baran )
BEN ANNEYİM( Gülistan Özdemir )
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ayşe Reşad
ayseresat@yahoo.com
İlla Sen Ya Rabbi!
16 Haziran 2008 Saat 04:07

-nefsime ilhamlar-

 


“Hayret! Hayrettir ki aralarında bir tane bile DÖNEK yoktur!”


Dönmediler!


Canları pahasına “La!” dediler.. “İlla sen ya Rabbi!” dediler..”İlla Sen!”


Seni en çok yaralayan şey; Tahkir edilmen, halk içinde aşağılanman, gururunla oynanmasıdır değil mi?


Bir baksana O’na, Onlar’a yapılanlara!


O Mahzun Sevgili tam 44 yaşında! Ve Mekke çocukları, O’nu aşağılamak için her gittiği yerde arkasından koşturup; “Mecnûn!..Mecnûn!” diye alay ediyorlar!


Ebu Leheb’in Hanımı Umcemil; Hani Kur’an’da “Fitneyi uyandıran” diye tavsif edilen, kıyamete kadar zulmetlerin temsilcisi olacak Umcemil, bir şiir yazıyor O’nun için..


Meşhur ya o vakitler şiirler söylemek..O da işte, bâtıl sevdalarını söylüyor şiirle..


O’nun için “Muzemmem!” diyerek..


Dört bir yana yayılıyor bu şiir ve “Muzemmem” lakabı..


Muzemmem; Aşağılık, âdî demek, zemmedilmiş!


Sahabe isyanlarda..


O Mahzun Sevgili ise davasına kilitlenmiş sadece!


Görmüyor! Duymuyor! Yemiyor-İçmiyor-Uyumuyor!


Sadece ufka nazar edip;


Bana diyorlar “Muzemmemen ve ene Muhammeden”!


Muhammed; Öğülmüş demek, yüceltilmiş..


Öylesin Ya Habibi öylesin! Bak kaç asır geçmiş, bugün adın anılınca burnumuzun direği sızlar, kor olur yüreklerimiz..Beş vakit semaları inletir adın, tüm kainat tek yürek seni söyler, seni özler, yoluna canlar adanır her an! Öylesin ya Habibi! Sen Muhammed’sin kıyamete kadar!


Bak O Mahzun Sevgili 50 yaşlarında şimdi..En yakınları sırt çevirmişler, tatmadığı hüzün kalmamış şu cihanda, okusan adım adım hayatını, varlığından utanırsın..


İşte Taif sokaklarında O.. Ve tam 55 Yaşında..


Yolun iki yanına dizilmiş ayak takımı kahkahalarla O’nu taşlıyorlar!


Yürüyemeyecek halde, kanlar içinde ayakları..


Kainatın her zerresi ağlıyor..


Bak boynu bükük Mahzun Sevgili’ye, Mekke’ye almıyorlar! Hatırlasana o hüzün gününü..


Ve.. Her şeye rağmen vazgeçmeyişini, dimdik ayakta duruşunu,


“İlla sen ya Rabbi” deyişini hatırla!


Ve Ebu Talib’in “Vazgeç!” Teklifine, mahzun gözyaşlarıyla;


“Sağ elime güneşi, sol elime ayı verseler, ben bu davadan vazgeçmem!” deyişini..


…….


Ve.. Ebu Zer’i hatırla! Hani O zayıf bedeniyle küfre meydan okuyan, kaç kez öldüresiye dövülen o dağ gibi yüreği..


Öz annesinin hapsettiği, öldüğünde kefen bile bulunmayan gül yüzlü Mus’ab’ı..


Vücudu közlerle dağlanan Habbab’ı..


“Ehad! Ehad!” diye taşlar altında inleyen Bilal’i..


“Azabın her türlüsünü tattık!” diyen, hani kızgın güneşler altında demir gömlek giydirilen, ilikleri eriyen, her zerresi ateşle dağlanan Ammar’ı hatırla..


Yasir’i, Sümeyye’yi..


“İlla” diyen “ “İlla sen ya Rabbi!” diyen nicesini hatırla!


Ve;


“Hayret! Hayrettir ki aralarında bir tane bile DÖNEK yoktur!” diyen O azılı İslam düşmanı Leone Kaitano’nun hak şehadetini..


Dönmediler! Canları pahasına “La!” dediler “İlla sen ya Rabbi!” dediler..İlla Sen!


Hatırla ve kendine bak!


O’na Yâr olmanın; O’na “Lebbeyk” demenin, “İlla sen Ya Rabbi!” demenin bedeli;


Hep itilmek, kakılmak, hor görülmek, aşağılanmak, kapılardan koğulmak, işkenceler olsa ne yapardın?


Bir yanda Rabbin, bir yanda nefsin..


Ne yapardın sen olsan?


“İlla Nefsim!” mi derdin?


İlla ki gururum, izzetim, nefsimin rahatı, keyfi” der, el çeker,


Vaz mı geçerdin-geçiyorsun-  Yâr’dan?


Yoksa, ne olursa olsun “İlla sen ya Rabbi!” der;


O’na –sallallahu aleyhi ve selem- Onlara –radıyallahu anhum- mı benzersin?


?


Dönmediler! Canları pahasına “La!” dediler “İlla sen ya Rabbi!” dediler..İlla Sen!


Sen de seç duruşunu!


Ayşe Reşad

Bu yazı toplam 1700 defa okundu.
Ayşe Reşad isimli yazarın tüm yazılarını göster
serkan
ALLAH razı olsun
çok güzel bir yazı yine içimizi ısıttınız teşekkürler Rabbimiz sizden razı olsun
19 Haziran 2008 Saat 12:24
MEHMET FARUK GÜNER
Ne mutlu bize ki böyle yüce bir peygamberimiz var.
Ne mutlu bize ki böyle yüce bir peygamberimiz var, .Allah razı olsun Peygamberimizin içinde yaşadığı cahiliye dönemini, peygamberimizin çektiği sıkıntıları, sahabelerin kararlılığını, dik duruşunu, inançlarını çok güzel ifade etmişsiniz.Bir solukta okudum,yazı hayatınızda başarılar....
16 Haziran 2008 Saat 20:30

Şu An Sitede
2539 Kişi Online

ETKiNLiKLER  + Ekle 
ÜYELİK
Genel İçerikler
Nöbetçi Enzaneler Otobüs ve Uçak Seferleri
DUYURULAR +Ekle
Edessa Mutfak