YAZARLAR
Dikkat ! Hırsız var( Bahattin Yavuz )
Neden Yazmayı ister bir yazar?( M.Niyazi Kocadağ )
Anne....( Barış Durak )
Haydi Çocuklar Bara!( Necmettin Sağlam )
HERKES BİZİM AYNAMIZ!( Burçin Alpacar )
Keşke( Nuray Açar )
Hayalperest olmak!( Esra Dağ )
İran ve Hizbullah'a Ne Oluyor?( İbrahim Halil Arslan )
Kimin Umurunda?...( Emine Sivri )
Nasihat( Saadet Ün )
Bir Doğum, Bin Bereket..( Öznur Çolakoğlu )
Kentin Işıkları( Ömer Salih Ünlü )
Demokraside Kadın İzleri( Funda Ateşoğlu )
Diyarbakırda Yaşamak..( Sümeyye Gergerlioğlu )
İmamı kim ağlattı?( Semanur Yaman )
Elvedâ Urfa!( Ahmet Bedir )
Turşu( Elif Baran )
BEN ANNEYİM( Gülistan Özdemir )
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ayşe Reşad
ayseresat@yahoo.com
Huysuz bir binek gibidir nefs
20 Haziran 2008 Saat 22:23

“Fela tezekku enfusekum!”

“Nefislerinizi temize çıkarmayın!”



“Evet, insan yaratılışında kendi nefsine muhib olarak yaratılmıştır. Hatta bizzat nefsi kadar bir şeye sevgisi yoktur. Kendisini, ancak mabuda lâyık senalar ile methediyor. Nefsini bütün ayıplardan, kusurlardan tenzih etmekle, - haklı olsun haksız olsun - kemal-i şiddetle müdafaa ediyor. Hatta Cenab-ı Hakkı hamd ü sena için kendisinde yaratılan cihazatı, kendi nefsine hamd ve sena için sarfediyor ve “menittehaze ilahehu hevahu”  *** deki “Men” şümulüne dahil oluyor. Bu mertebede nefsin tezkiyesi, ancak adem-i tezkiyesiyle olur.”  RNK

“Ben nefsimi temize de çıkarmıyorum. Çünkü nefis, gerçekten kötülüğü şiddetle emreder.  Ancak Rabbimin esirgediği nefis mustesnadır, çünkü Rabbim Gafurdur, Rahimdir.” Yusuf 53


Huysuz bir binek gibidir nefs..

Kişi yüreğindeki “Rabbi” kadarınca ya dizginler onu, ya da o, en aşağılara elim azaplara düşürür sahibini..

Zordur dizginleri elinde tutmak!

İnsan bu kadar acizken..

Nefis şiddetle kötülüğü emrediyorken..

Ve.. Günahlar bu kadar albeniliyken..


Zordur..

İste bundandır, O en Sevgili’nin nefs mücahedesine: “Büyük cihad” demesi..


Ve Rabbin, mucahidi onurlandırması..

“Öfkelerini yutanlar..

“Diline, beline hakim olanlar..

“Zulmedeni affedenler..Vermeyene verip, gelmeyene gidenler…”


………

O, bu en zorların karşılığını hudutsuz verir!


Ve zorluklar ulaşılacak olanı ihlasi kadarınca katlamaktadır..

Çünkü kişinin, en şehvetli, en kızgın, en öfkeli, en... en... anında nefsine “dur!” demesi, dizginleri eline alması çok zordur..

İşte bu üstün geliş, kişiyi adeta bir füze hızıyla Rabbine ulaştırır..

Nefs o zaman bir burak olur..

“O’nun için olan ameli, yine “O” takdir edecek ve şanınca karşılığını vermekten de öte O, onu sevecektir!

Ve işte bu sır: “Yapabilecekken, bile - isteye yapmamak” sırrı, insanı O’na mahbub ve dahî kainata sultan eder!

Bir de:

“Fela tezekku enfusekum!” sırrı var hep ihmal edegeldiğimiz..

“Fela tezekku enfusekum!”

Yani:

Nefslerinizi temize çıkarmayın!

Aklamayın! Suçlarını örtmeyin!

Neden?

Çünkü aklandıkça azar nefs... Hep daha hep daha ister!

Suçu örtüldükçe güçlenir: Kendi batılını hak kılıfında sunar insana..

Ve böylelikle rububiyyetini ilan eder!

İster ki herşey onun arzusuyla olsun... Değilse isyan eder!

Kırılmasına, darıltılmasına dayanamaz hemen çığırtkanlığa başlar..

Kendi saltanatına zarar verecekse eğer, başkaldırır tanımaz hiç kimseyi.. Cehenneme bilet keser durmadan..

Ve Cehennemin nefsin istekleriyle kuşatılması sırrı tecelli eder..

“Fela tezekku enfusekum!”

“Neden şunu böyle yaptın, ya da yapmadın?” deyin birisine mesela..

“Evet ama..” diyecektir, “şöyle olmuştu da, ya da şöyle olsun diye..”

işte bu “ama..” dan sonrası nefsi aklamaktır!

Bu aynı zamanda tevbe yollarını da kapamaktır...

Suçunu idrak etsin ki tevbeye yol bulsun..

Şöyle demeli kişi:

“Ah bu zalim nefsin elinden! Allah beni ıslah etsin”

Bize düşen nefsin tuzağına düşmemek, onu aklamamak, her daim O’nun kapılarında suçunu itiraf edip tevbelerde olmaktır..

Son sözü O En Güzel’in duasıyla derim:

“Ya Rabbi! Göz açıp kapayıncaya kadar, hatta ondan daha az bir zaman bile bizi nefsimizin eline bırakma!”  Amin


Ayşe Reşad


 


*** "Şimdi o kimseyi gördün ya, zevkini kendisine ilah edinmiş, Allah'ta bir ilim üzerine onu şaşırtmış, kulağını ve kalbini mühürleyip gözüne de bir perde çekmiştir. Artık onu Allah’tan başka kim yola getirir? Hala düşünmez misiniz?”

Bu yazı toplam 2462 defa okundu.
Ayşe Reşad isimli yazarın tüm yazılarını göster
sedat su
ömrünüze bereket
“Ya Rabbi! Göz açıp kapayıncaya kadar, hatta ondan daha az bir zaman bile bizi nefsimizin eline bırakma!” Amin Bu kadar, nüvesi bu. vesselam veddua
26 Haziran 2009 Saat 08:01
FİTNAT MERVE GÜNER
GÖRÜŞ-BÖYLE OLSA NASIL OLUR ACABA
Ençok 17 Mayıs 2008 Cumartesi tarihli Hayatın İçinden Kareler yazınızı okuyunca çok beğenmiştim o tarzda biz gençlerle muhabet ediyormuş tarzında yazılar yazarsanız, sanırım daha çok faydalanacağız ,birde yazı diliniz çok ağır bu son yazı içeriğinde geçen muhib,senalar,tenzih etmek,kemal-i şiddetle tezkiyesi,mahbub,batıl gibi kelimeleri anlayamıyoruz, bunların günümüz türkçesindeki karşılığı olan biz gençlerin anlayabileceği kelimeleri cümle içerisinde kullanırsanız memnun oluruz.
22 Haziran 2008 Saat 18:03
Ayşe Reşad
Estağfirullah kardeşim, Allah razı olsun..
Bu konuda yazmıştım daha önce, düzenleyip ekleyeyim inşaAllah buraya da.. Selam ile
22 Haziran 2008 Saat 15:42
Tüm Yorumları Göster(8)

Şu An Sitede
2538 Kişi Online

ETKiNLiKLER  + Ekle 
ÜYELİK
Genel İçerikler
Nöbetçi Enzaneler Otobüs ve Uçak Seferleri
DUYURULAR +Ekle
Edessa Mutfak