YAZARLAR
Dikkat ! Hırsız var( Bahattin Yavuz )
Neden Yazmayı ister bir yazar?( M.Niyazi Kocadağ )
Anne....( Barış Durak )
Haydi Çocuklar Bara!( Necmettin Sağlam )
HERKES BİZİM AYNAMIZ!( Burçin Alpacar )
Keşke( Nuray Açar )
Hayalperest olmak!( Esra Dağ )
İran ve Hizbullah'a Ne Oluyor?( İbrahim Halil Arslan )
Kimin Umurunda?...( Emine Sivri )
Nasihat( Saadet Ün )
Bir Doğum, Bin Bereket..( Öznur Çolakoğlu )
Kentin Işıkları( Ömer Salih Ünlü )
Demokraside Kadın İzleri( Funda Ateşoğlu )
Diyarbakırda Yaşamak..( Sümeyye Gergerlioğlu )
İmamı kim ağlattı?( Semanur Yaman )
Elvedâ Urfa!( Ahmet Bedir )
Turşu( Elif Baran )
BEN ANNEYİM( Gülistan Özdemir )
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ayşe Reşad
ayseresat@yahoo.com
Türk Dizilerinde "Din" Yok!
23 Temmuz 2008 Saat 04:37

Ihlamurlar Altında ve Gümüş.. Bu iki dizi şu an tüm Arap Dünyasında fırtınalar estiriyor..İlkinin adı "Kaybolan Yıllar" diğeri de "Nur" isimleriyle epeydir gösterimde..Lübnanlılar dublaj yapmış, dizilerin ve dizideki oyuncuların isimlerini de değiştirmişler.

 

Araplar, dizilere ve oyunculara öyle müptela olmuşlar ki, insanın inanası gelmiyor..

 

Her yerde ilk konu-muhabbet, hep bu diziler üstüne..İnanır mısınız randevular iptal ediliyor, işe geç gidiyor erkekler! O kadar yani..Cep telefonları hep dizi müzikleriyle çalıyor, oyuncuların  resimleri, Arap gençlerin telefonlarında, odalarının baş köşelerinde..

 

"Türk'üm" dediğim herkes, bana "Lemis"i soruyor –Ihlamurlar Altında dizisinde baş roldeki bayan-  Gerçekten :)

 

Diziyi izlemediğimi öğrenince şaşırıyor: "Neden?" diyorlar, "Kaybolan Yıllar'la vakitlerimi  kaybetmemek için" diyorum..

 

Alt komşumun üniversiteli kızı bana yalvarıyor:

 

"N'oolur bana Lemis'in telefon numarasını bul" :)  

 

"Yahu nerden bulayım? Hem bulsam nasıl konuşacaksın ki, Lemis Arapça bilmez" diyorum inanmıyor :)

 

"Aa olur mu geçen gün MBC Kanalında röportaj yaptılar, bal gibi de konuşuyordu" :)

 

"Kızım o dublaj" diyorum inanmıyor..

 

Öylesine içselleştirmiş kızcağız..Yazık!

 

Öteden beri ben, hangi ülke olursa olsun, yabancı dizilere dublaj yapılmasına karşıyım..Alt yazıyla verilmesi en uygunu, illa verilecekse..

 

Neden?

 

Çünkü bir toplum  din, kültür, örf-âdet vb kendisine bütünüyle yabancı bir dünyayı, hiç perdesiz evine yüreğine sokuyor ve çoğu zaman kendini dizideki karakterlerle özdeşleştiriyor, kendi dilinden konuşan o oyuncuları kendinden sanıyor ve farketmese de içinde yıkım başlıyor..

 

Hani bizde bir ara Brezilya Dizileri furyası vardı..Hayat iptal oluyordu hani o saatlerde bizde de..O zaman anlatmışlardı:

 

Bir tüp gaz bayii sahibi, o saatlerde arkadaşına randevu veriyormuş: "Şu saatte gel boşum, ölü saat hiç talep olmaz kadınların hepsi ekran başında çünkü" diyerek..

 

Aynen öyle şimdi buradaki durum..Hem de artısıyla, sadece kadınlar değil izleyen 7 den 70 e herkes ekrana kilitleniyor, "Kaybolan Yıllar" ile neleri kaybettiklerinin farkında olmadan..

 

Geçen gün Lübnan tv Kanalı MBC, bir haber geçmiş:

 

"Gözleri görmeyen bir adam, diziyi izleyemediği için kahrından intihar etti!" diye..SubhanAllah! Olayın boyutuna bakar mısınız? Ne şehittir ne gazi, pisipisine gitti bizim Niyazi! :) Güler misin ağlar mısın? Böyle acaip bir durum işte..

 

Gümüş Dizisi yüzünden boşanmaların arttığı, evlerde huzur kalmadığı, Arap kadınlarının dizi hülyalarıyla iyice romantikleşip beklentilerinin arttığı, doğan çocuklarına dizi oyuncularının isimlerinin konduğu, "onlar gibi" olmak isteyenlerin giderek arttığı...gibi haberler, hanımların bir kahve içimi konuştukları en önemli(!) konulardan!

 

Hangi ortam olursa olsun ben gittiğimde hemen: "Sakın bana "Lemis, Kaybolan Yıllar, Nur" demeyin!" diyorum :) Ne yapayım bıktım yahu :) Bir de var ya, Türk ailelerinden "kız talep ediyorlar" bunlar :) Bana da soranlar oldu bu dizilerden sonra..

 

Bazıları da farkında aslında olayın, ama hani nasıl denir "ortam baskısı" na dayanamadıklarından mecburen izliyorlar..Çünkü evlerde, iş yerlerinde, okullarda..Artık aklınıza neresi gelirse her toplulukta konuşulan tek ve baş konu bu olduğundan, seyretmeyen kendini dışlanmış hissediyor!

 

Lise 2. sınıfa giden Mes'ud –arkadaşımın oğlu- diyor ki: "Spor öğretmenimiz hep derse geç geliyordu, meğerse bu diziyi izlermiş, çünkü hocamız bizlerle dizi muhabbeti yapıyor hergün..Ben de merak ettim oturdum izledim, dışlanmak istemiyorum!"

 

Yemenli bir arkadaşımın 10 yaşındaki kızı annesine soruyor: "Anne, o adamla o kız evli değiller ama sarılıp öpüşüyorlar "arkadaşım" diyor? Herkes birbiriyle sarılıyor.. Sonra çocukları oluyor? Çocuk kime baba diyecek?"

 

Arapların hiç dindar olmayanına bile yabancı bu kareler..Toplum alt yapısı sallantıda! Farkında değiller! Kaybolan Yıllar ile kaybolup gidecekler!

 

Bir kurbağa öyküsü var duymuşsunuzdur, hani soğuk suya konuyor bir kurbağa ve alttan yavaş yavaş ısıtılıyor su..Kurbağa farkında olmadan ölüyor..Aynen öyle maalesef :(

 

Alt komşum çözmüş olayı aslında..Dedi ki bana: "Türk Dizilerinde "Din" yok!"

 

Al sana bıçak gibi bir söz! Ve maalesef doğru!

 

Hatta bizdeki film ve dizilerde şu da vardır -yıllardır bilinçli olarak yapıldığına inandığım- : Bakarsınız film kahramanı o kadar iyi, o kadar sevecen, o kadar fedakar, insancıl birisidir ki bayılırsınız.. Ama içki içer mesela ya da ne bileyim kumar oynar vb.. Haa nedir mesaj: Böyle iyiler, örnek insanlar böyle yapar, böyle olur, yok zararı!

 

İşte beyinlere kazınıyor böyle böyle..Su yavaş yavaş ısıtılıyor-ısıltıldı..

 

Yine dindar kişilerin, hacı-hocaların hep cimri, kaprisli, çirkin görünüşlü, itici, dolandırıcı-üçkağıtçı kaba-saba insanlar olarak tanıtımı! Bakın dikkat edin filmlere, hep böyle karelerle doludur çoğu!

 

Allah için sizler hiç gördünüz mü bir yabancı filmde adamlar, kiliseyi ya da papazları vs. Böyle çirkin tanıtsınlar? Asla bulamazsınız..Hep özendirici, örnek alınası, saygın ve yüce kişilikler olarak görürüz..

 

İşte bu beyin yıkama metodu! Bugünlere nasıl geldik sanıyorsunuz?

Suyumuz yavaş yavaş ısındı, güle oynaya, bile isteye, alışa alışa :(

 

Arap dizi ve filmlerinin en dindar olmayanında bile: Allah'ın selamı, en azından bir hadis, bir ayet, ne bileyim "Allahuekber" "Hasbiyallahu ve ni'mel Vekil" "Cennet-cehennem" "Bismillah" lı kareler mutlaka vardır..Ama bizimkilerde "din" yok! Hem de hiç!

 

Biliyor musunuz bana artık çok sormaya başladılar:

 

"Türkler müslüman mı?" diye :(

 

Kaç asır islam'ın bayraktarlığını yapmış milletim için, ne kadar alçaltıcı bir soru bu ya Rabbi! Utanıyorum!

 

Bu dizilerden sonra Arap turist sayısında patlama olmuş! Hem onların temel değerlerini sars, taşları oynat hem de para kazan! Ahirizzaman!

 

Ya Rabbi! Sen bu asrın ateşe gönüllü koşan pervanelerine acı!

 

Ayşe Reşad

 

Bu yazı toplam 3417 defa okundu.
Ayşe Reşad isimli yazarın tüm yazılarını göster
süreyya
utanc verici
ya 10 yasindakı cocugun takildigi konu baksaniza? anne o adamla kiz evli degiller ama sarilip öpüsüyorlar? ?cocuk kime baba diyecek? iste türkiyedeki dizileri bu ahlak bozucu iste türkiyede cocuk yetistirmek zorr bu sartlarda? cocuklar dizilerde ne görduyse onu uygular sacma sapan bir cok dizi var televizyonlarda
25 Temmuz 2008 Saat 13:22
süreyya
evet bizim dizilerde din kavrami hic yok
ya yazar cok hakli bence. gümüs ihlamurlar altinda türkiyede izlenme rekorlari kirdimi hic kirmadi ama araplarda su var türkiye aski cok büyük onlarda türkiyeyi seviyorlar bu iki dizide orda baya ses getirdi. keske gümüs ihlamurlar altindaki diziler degildi stv de yayinlanan diziler yayinlansaydi gercekten dizilerde din varmi yokmu sorusu olmazdi?araplar cok hakli bu sorulari sormakla cünkü gercekten yayinlanan dizilerde din yok ne yazikki
25 Temmuz 2008 Saat 13:12
YORUM BABA
TAKKEMİZE ÖNÜMÜZE KOYUP DÜŞÜNELİM
yasaklıyor.Müslümanlığına toz kondurmayan bir kısım erkekler kısmı acaba eşlerine güzel muamele ediyorlarmı?Eşlerine gündelik yaşamda ne kadar yardımcılar, onlar üzerinde baskı kuruyorlarmı, bu baskıda ne kadar haklılar, fosur fosur filitreli sigarasını içip keyfinden ödün vermeyen eşide şuna ihtiyacım var dediğinde eşini azarlayıp, bağırıp çağıran, eşini darp eden erkekler ne kadar haklılar, diziyle bunlar ortaya çıkmış r, erkekler olarak takkemizi önümüze koyup düşünme vakti gelmiş geçiyor
25 Temmuz 2008 Saat 12:26
Tüm Yorumları Göster(19)

Şu An Sitede
2535 Kişi Online

ETKiNLiKLER  + Ekle 
ÜYELİK
Genel İçerikler
Nöbetçi Enzaneler Otobüs ve Uçak Seferleri
DUYURULAR +Ekle
Edessa Mutfak