Utanıyorum...


\'Atalarım Osmanlıdır\' demeye  utanıyorum...


Çin\'in Doğu Türkistan bölgesinde çeşitli eyaletlerden
toplanan müslüman Uygur genç kızlar
çalıştırılmak üzere zorla Çin\'in büyük şehirlerine getiriliyor,
Çindeki bir oyuncak fabrikasında bu kızlarımıza sarkıntılık eden Çinlilerle,
baskı altında bunalmış Uygur Türkleri arasında çatışmalar yaşanıyor sonuç 140 ölü..3 gün önce olmuş bunlar,biz bu sabah duyduk,olaylarla ilgili  ayrıntılar,son durum falan yok.Çin,telefon ve interneti engelliyor çünki..


Zaten ne ilk, nede son bu kardeşlerimize yapılanlar,
bu olay duyabildiklerimizden sadece biri...


Daha geçenlerde Abdullah Gül resmi ziyarette bulundu Çin\'e.
Diplomatik nezaket çerçevesinde geçen ziyarette Doğu Türkistan konusu
hiç açılmadı.Çin hükümetinin bu konudaki tavrı o kadar net ki,konuyu açmak delilik,Türkiye ile tüm bağlarını bitirirler,ama bizim için dengeler daha korunması gereken bir vaziyette ne yazıkki..
Çin içişleri konusunda çok hassas ,dışa kapalı bir ülke,
bırak Uygur Türkünü gerekirse kendi vatandaşına da çok acımayan
bi anlayışa sahip,baskı ve şiddet ile yönetiyor...


İster soydaşımız olduklarından, ister din kardeşimiz olduklarından
ister dillerini,dinlerini bırakmayan,namus şeref haysiyetlerini korumaya
çalışan köşeye kıstırılmış insanlar olduklarından tutun,bu acıyı paylaşmamız lazım..


Hiç bir şey yapılamaz biliyorum.Geçen haftalarda -konu İran gibi güçlü bir ülke iken bile-İranda yaşanan gerilime, pretesto gösterilerine tüm dünyadan destek geldi,insan hakları başlığı altında..


Çin de bu insanlara çatır çatır asimilasyon uygulanıyor, gık yok dünyada,olamaz da...Çünki o insanlar, dünya sahnesindeki rolleri güçlü tarafın üyeleri değil,dolayısıyla insan değil,dolayısıyla insan haklarından söz etmek mümkün değil..



Türkiye kendi bölgesinde başını çaresine bakmaya,belini doğrultmaya çalışan yanlız bir ülke,kınama bile yapamaz,oynamak zorunda şimdilik...
Ya Çinlilerin insafa gelmesini yada Türkiyenin  dünya sahnesinde hakettiği rolu tekrar geri almasını bekleyeyeceğiz.

O zaman\'a kadar aynı tas aynı hamam,gidenlere rahmet kalanlara Allahtan sabır dileyeceğiz ve bu coğrafayada yada dünyanın her hangi bir yerindeki kardeşimiz yine \'ucuz,kıymetsiz\' insan statüsünden kurtulamayacak...


Osmanlı hatasıyla sevabıyla ,bir zamanlar içinde yaşayan binbir çeşit insanın kendinden razı olduğu, zamanın ilerisinde görkemli bir imparatorluk nasıl olur\'u gösterdi alem\'e..


Bir adam düşün ki,çalışmış yapmış,saygın,ilmiyle nam salmış,gösterişli,çevresine \'veren el\' olabilmiş,mazlumun sığındığı,maddi manevi zengin kudretli bir adam düşünün...


Bir de onun üretmeye  pek gerek duymamış,babamın adı bana yeter diyen,çalışmayan,babasının ona bıraktığı adı,varlığı bitmez sanıp savuran,
öğütlerini unutan bir miras yedi oğlunu düşünün...


Dünya coğrafyasında  hala bir çok insan bizi Türkiye olarak değil
Osmanlı olarak kazımıştır yüreğine,bizi dualarından eksik etmeyen
o yanlız insanları düşününce; -Ne Osmanlısı diyorum,
kendimize hayrımız yok bizim,mirası yiyoruz...


Bu genç adam mirası sonuna kadar tüketecek mi,
yoksa  hatalarından ders alıp ve nasıl bir babanın oğlu olduğunu hatırlayıp
atasının bıraktığı yerden daha ileriye mi yürüyecek,bunu zaman gösterecek...