Ödül mü yoksa ceza mı ?


Klasik eğitim sisteminde sıkça kullanılan cezaya, çağdaş eğitim anlayışında sıcak bakılmamaktadır.Bu anlayışa göre;ceza verildiğinde öğrenme eylemi çekiciliğini kaybetmekte,öğrenci olumsuz duygular yaşamakta,pasifleşmekte ve öğretmenine karşı isyankar ve saldırgan davranışlar göstermekte,uzun vadede ise problem çözülemediği gibi ayrıca öğrencinin benlik saygısı da düşmektedir. Peki çocuğumuzda istemediğimiz davranışları engellemek adına neler yapabiliriz.

Çocuğumuzla ilgili kurallar belirlerken bu kuralları onunla birlikte belirleyin. Onu işin içine mutlaka katın. Onu işin içine kattığınız zaman problem olan konuların soruna dönüşmeden çözüldüğünü göreceksiniz. Çocuğunuzun yaşı kaç olursa olsun bu teknik işe yarayacaktır.

Yalnız kuralları belirlerken bazı noktalara dikkat etmek gerekiyor. Herkesin yapısının farklı olduğunu bilerek klişe ifadelerden sakınmak gerekiyor.

Çocuğunuza ceza vermek zorunda kalırsanız öncelikle öfkenizi kontrol etmeye çalışın genelde sonraki düşünceleriniz her zaman daha iyi olur.

Çocuğunuza hesap sormak veya olumsuz bir eleştiri yöneltmek için asla yemek saatini seçmeyin. Yemek sofrası her zaman rahat bir ortam olmalıdır.

Ceza, neyin yapılmayacağını ifade eder, ödül ne yapılırsa daha iyi olacağını gösterir. Mümkün olan her durumda ödülü tercih edin.

Çocuğunuzun ihtiyaçlarını hesaba katmadan dile getireceğiniz taleplerde, çatışma yasayacağınızı ve iliksinizin bozulacağını unutmayın.

Kuralların çok fazla veya belirsiz olduğu ortamlarda çatışmalar artar.

Çocuğunuza ne kadar çok kural koyarsanız, o kadar çok çatışır, kızar, disiplin sorunu yasarsınız.

Çocuğunuzu ilgilendiren bütün konularda kararı onunla birlikte verin.

Hangi yaşta olursa olsun, her fırsatta çocuğunuzun fikrini sorun.

Düşünce ve değerler zorla benimsetilemez. Bu konuda düşünce ve değerlerin olumlu taraflarını sürekli nazara verin. Çocuğunuzu bu konularda zorladıkça sizden uzaklaşır.

Önemli bulduğunuz değerler üzerinde aranızda problem yokken konuşun.

Problemleri çözmek için güç kullanırsanız, Çocuğunuz büyüdükçe dozunu artırmak zorunda kalırsınız.

Çocuğunuza verdiğiniz eğitim güce ve zorlamaya dayanıyorsa, bağımlılık gelişir ve olgunlaşmamış bir çocuk yetiştirmiş olursunuz. Ayrıca güç ve zorlama olmadığı zaman çocuk kendi kendine kaldığında o değerler onun için bir anlam ifade etmez.

Dövülen çocuklar, kavga, geçimsizlik ve düşmanlığı öğrenirler.

Güce dayanan otorite, çocukları uzaklaştırır. Bilgi ve hoşgörüye dayanan otorite yakınlaştırır, danışma ihtiyacı doğurur.

Bir ana-babanın çocuğunun gözünde ulaşabileceği en yüksek nokta, danışman olarak seçilmektir(fikirlerine gönüllü olarak başvurulmaktır). Bunun için her konuda ders vermekten vazgeçin.

“Bir tek doğru var, o da benim söylediğimdir” tavrında olmak, çocuklarınızı sizin doğrularınızdan uzaklaştırır.

Güce başvurulmayan evlerde herkes zevkle yasar, görevlerini istekle yapar, sorumluluklarını yerine getirirken zorlanmaz.

Ceza, gelişmeye engel; ödül, gelişmeye katkı sağlar.