“Receb”leşelim mi?


Kutlu İklimlere doğru kutlu bir sefer başlıyor yine..

 

Bu gece Reğaib, Cuma da 1 Receb efendim..

 

Bizi bu günlere eriştirene, her yeni günle bir fırsat daha verene şükrolsun..

 

Seçim, siyaset ve çamurlama eylemleri tüm hızıyla devam eder, her köşeden olmadık sesler yükselirken şu hengamede, umarım bu kutlu mevsim sesini duyurabilir.

 

Ne olur gelin bir anlık durup nefeslenelim. Önce bir gece, sonra bir ay, bir ay daha..

 

Efendimiz aleyhisselam’ın dilinden eksik etmediği şu duayla başlayalım nefes almaya:

 

\"Allahumme bâriklena fi Recebe ve Şa\'ban ve belliğna Ramadan\"

 

“Allah’ım Receb ve Şa’banı bize mubarek kıl ve bizi ramazana ulaştır”

 

Bu gece Reğaib..

 

“İnsan rağbet ettiğini heceler..” ya, gelin biz de O’ndan uzak her eylemi, O’ndan uzaklaştıracak herşeyi bırakıp, öteleyip, dönüp içimize bakalım;

 

Rağbet ettiklerimiz neler? Düşünelim bir..

 

En çok istediğimiz, en meşgul olduğumuz, hayatımızda birinci sıraya koyduğumuz nedir?

 

Cevaba bakın, bilin ki işte biz ondan ibaretiz.

 

Neyi arıyorsak, neye rağbet ediyorsak biz oyuz, Mevlanaca.

 

Bir düşünsek aslında;

 

O değil mi, yürüyerek gelene, koşarak giden?

O değil mi, bin çeşit vesileyle hep kucağına çağıran?..

O değil mi, kulun tevbesinden, can bağışlanmış biri gibi sevinen?

O değil mi, her an bizi iştiyakla bekleyen?

O. Bizim rağbetimiz, gayretimiz neyedir peki?

 

“İnsan rağbet ettiğini heceler..”

Dileriz rağbetimiz hep “O”na olsun..Gayretimiz o yolda olsun..

 

O’na meyillerin karşılığı da O’nca olacak..

“Kim Allah içinse Allah da onun içindir.”çünkü.

 

Sadece bir meyil..Bir gayret.

Gayret olursa, himmet de olacak merak etmeyin.

 

Bu gece Reğaib işte..

Tam zamanıdır şu hengamede içimize bakmanın..

 

Eksiklerimizi tamamlamanın, tevbe etmenin,

“İlla sen ya Rabbi” demenin, O’na kaçmanın,

O’ndan gayrısını ötelemenin tam zamanı..

 

Allah bu gecede kendisiyle olan her yüreğe armağanlar sunar,

Edilen duaları-tevbeleri kabul eder..Yaklaşana yaklaşır.

“Af ya Rabbi” diyeni asla mahrum etmez.

 

Kullandığımız ölçüyle ölçüleceğiz ya, bizler de affa layık olmak için gelin affedelim..

Bize verilsin istiyorsak gayrımıza verelim,

Kendimize nasıl muamele istiyorsak, gayrımıza öylece muamele edelim inşaAllah..

 

“Ne yapmalı, nasıl değerlendirmeli?” diye çok soruluyor..

 

“Recepleşelim”diyorum ben de..

 

Efendim, \"Receb Şehrullah\" Receb Allah\'ın Ayı.. Yani bu ayda sağanak sağanak Rabbimiz\'in rahmeti, hem de haram aylardandır.Şu Recebin ilk günlerinde fırsattır, günlük alışkanlıklarımızı değiştirip yeni bir program yapalım gelin..

 

Hayatı nisan, mayıs gibi değil de Recebce yaşayalım..Recepleşelim..Aykırı bir şey söyleyen, olmadık bir şeye, bize faydası olmayacak boş bir işe davet eden olursa reddedip:

Ben Recepleştim gelemem.
Ben Recepleştim gidemem.
Ben Recepleştim yapamam.
Ben Recepleştim söyleyemem, diyelim..Olur mu?

Var mısınız Recepleşmeye?

Daha sonra inşaAllah Şa’banlacaşacak, ötesinde de Ramazanlaşacağız..

 

Evvelen niyet edelim, kutlu mevsimden olabildiğince istifade adına bir program yapalım sonra her birimiz.. Hep istediğimiz ama yapamadığımız şeyleri yazalım ilk sıralara..

 

Namaz, zikir, uyku düzeni, kitap okuma, sadaka, Kur\'an-meal-tefsir okuma..

O’na yaklaştıracak, akla gelen ne varsa..

 

Nasıl ki evden çıkarken hergün kontrol ettiğimiz \"olmazsa olmazlarımız\" var; Anahtar, gözlük, cep telefonu, kalem gibi mesela..İşte bu mevsimde bizim de olmazsa olmazlarımız olsun..

 

Abdestli çıkalım mesela evden mutlaka,

Dilimizde dua olsun, merdiven iner-çıkarken zikredelim..

Evden çıkarken çantamıza mutlaka küçük bir Kur\'an, bir dua kitabı koyalım.

Her fırsatta okuyalım, açıp okuyamadığımız zamanlarda da içimizden zikredelim hep..

Hergün mutlaka bir miktar sadaka verelim.

Kırık kalpleri onaralım, yaraları sarıp-sarmalayalım, muhtaçları kucaklayalım..

Dualarımızın çapını genişletelim.

 

Kutlu mevsimler üç aylar insan için sanki bir kurs gibidir efendim..Hani insan bir kursa başlar, dil, bilgisayar kursu gibi..Nasıl ilk zamanlar hiç bilmediği konuda, hiç bilmediği şekilde eğitilmek-öğrenmek, öğrenmek için gayret etmek ona zor gelir, hatta bazen bıkar, dersleri bırakmak ister..Ama çalışınca, sebat edince nasıl herşeyin üstesinden gelir..

 

İşte bizler de Üç Ayları Rabbimizden bize sunulan bir kurs gibi değerlendirelim inşaAllah.. Alıştırmalar yapalım bu aylarda, nefsimizi günahlardan arındırmaya gayret edelim..

 

Dargın olduklarımız varsa barışalım bu kutlu mevsimin yüzü suyu hürmetine.. Nefsimize ağır geliyorsa dua edelim \"Allah\'ım senin için, ne olur kolaylaştır\" diyelim..Geceleri kalkıp, hiç değilse 2 rekat namaz kılalım. Rabbimizle söyleşelim.

 

Bazı alışkanlıklarımız varsa mesela, çok televizyon izlemek, gıybet-dedikodu, boşa vakit geçirmek vb..Bunlardan arınmaya çalışalım; Belki zor olur ilk başlarda, ama insan devam ederse, bir de bakar ki epey yol almış bu vadide..

 

Çünkü gönül boşluk kabul etmez asla, Hakk\'la doldurmazsan, şeytanın askerleri anında istila eder..Ve nefs dizginlenmek, meşgul edilmek ister Hakk\'la..Sen onu meşgul etmezsen, o seni meşgul eder, baştan çıkarır.


Bu aylarda yapılan iyilikler de, kötülükler de katlanarak yazılır.. Bir iyiliğe ve güzel amele karşılık on sevap iken mesela, bu aylarda yürektekine göre sevaplar katlanır bin-milyon misli olur.Yine bir günaha bir ceza iken, bu aylarda ceza bir olmaz! Katlanır..Bu yüzden sevapları arttırma, günahları da azaltma gayretleri içinde olmalıyız inşaAllah..

 

Belki de bir daha 3 Aylara yetişemeyeceğiz kimbilir?

 

Ne şanslıyız ki bize bir fırsat daha verildi, \"Hadi!\" dendi..

 

Hayırlar getirsin cümlemize..Uyandırsın, diriltsin bizi.

 

Olabildiğince istifade edenlerden olmak duasıyla..

 

Muhabbetle efendim.

 

Ayşe Reşad