İMAMLAR KIŞLAYA


28 şubat sürecinin en mağdurları arasında bir sıralama yapmak istersek imam hatipli öğrenciler ilk sırayı almaz iseler de ilk üçte muhakkak yer alır kanısındayım. Çünkü bu memlekette sırf onların önü kesilsin diye ne memlekette çırak kaldı ne de usta. Şimdi Koç, ‘meslek lisesi memleket meselesi’ diye her tarafta kampanyalar yapıyor. Ne yazık ki 28 şubatta sesini çıkarmayan bilakis destek veren Koç Grubu bu gün servislerinde çalışacak, onlara hamallık yapacak teknik eleman bulamayınca başladı ferevan etmeye. Bulunduğumuz kalifiye elaman darboğazı sadece Koç’u vurmadı. Beyaz eşya gruplarını, sanayiciyi, imalatçıyı, yedek parçacıyı yani anlayacağınız teknik eleman ihtiyacı duyan hemen herkes bu süreçte büyük sıkıntı çekti.

Yukarıda anlattıklarım işin maddi boyutu ile ilgili olan kısmı. Bir de işin manevi boyutu vardı ki burada hemen imam hatipliler devreye girer. Çünkü süreci başlatıp devam ettirmek isteyenlerin aklında şöyle bir tanım vardı; ‘‘Bunlar bu memlekete zarar vermeye çalışan, dış güçlerle temas halinde olan, beyinleri yıkanmış en büyük tehlike’’. Ve resmen de öyle kabul ediliyordu. ‘’İrtica yuvası’’ olan bu kurumlar ülkenin tehdit algılamasının birinci sırasındaydı.

Gün geldi İHL’ler kapanma noktasına geldi, tam kapılarına kilit vurulacakken işte o anda devran döndü, imam hatipli biri bu memleketin başbakanı oldu. Oldu olmasına da bir türlü rahata varamadı İHL’liler. Katsayı farkı halen tam olarak düzeltilmiş değil. İmam hatip liselerinin orta kısımlarının durumu ne olacak, ve kur’an öğrenme yaşı ? Bu okullar halen olduğu gibi sadece vakıf ve derneklerin himayesi ile mi ayakta kalmaya devam edecek ? Yani ‘adalet ve kalkınma’nın adaleti ne zaman İHL‘lere uzanacak ?

İlimizde önümüzdeki eğitim ve öğretim yılına ŞANİMDER’in öncülük etmesi ile iki tane yeni imam hatip okulumuz hizmete giriyor, biri Eyüpkent’te diğeri Süleymaniye’de, Rabbim bu işe emek verip öncülük edenlerden razı olsun.

Bir diğer durum ise hala imamhatip okullarında milli güvenlik derslerinin askerler tarafından verilmesi. İhtiyaç var mı yok mu onu konun uzmanları oturur tartışır, ben orasını bilmiyorum.

Hatta konuyu tartışacaklar, kışlalara imamların gece eğitim verip veremeyeceğini de tartışırlarsa bi zahmet

Ama bildiğim bir şey var o da askerlerin kız imam hatip liselerinde kızlarımızı başörtüsü ile derse almadıkları. Bundan ötürü çoğu kız öğrencilerimizin dersi boykot etmesi ile sınıfta kalma durumları. Komutanlar lütfen kışlanıza dönünüz, bakın biz sizin kışlanıza gelip gece eğitimi veriyor muyuz ? Bunu, umarım yeni gelen sayın milli eğitim bakanımız çözer ve bizler de o kızların velisi olarak rahatlarız. Temennimiz bu yönde.

Daha önce de yazdım, şu andaki mevcut kız imam hatip lisesi ile eski erkek imam hatip okullarının bina ve yer durumları pek iç açıcı değil. Milli eğitim ve oranın tapusunu elinde bulunduran vakıf, birlikte bir güzel proje geliştirip çocuklarımızın daha uygun ortamlarda eğitimlerini almasına vesile olabilirler. ‘Az olsun benim olsun’ demekle bu iş ne Allah’ın ne de kullarının hoşlarına gider. Benden hatırlatması sadece.

Selam ve dua ile..