Polis herkese kelepçe takar oğlum



Her yaşadığımız gün, bizi biraz daha olgunlaştırır. Bazen öyle olaylar yaşarsınız ki hayata bakış açınızı değiştirir. Birilerine beslediğiniz sevgi duygusunu bazen bir kelepçe veyahut bir hakaret yok eder. Anlamak için illa ki yaşamak lazımdır. Gerçi yaşadığım ilk olay değildi ve son olacağa da benzemiyor.

Malum ramazan ayı, insan biraz yorgun oluyor, Teravihten sonra yorgunluğu daha da hissediyoruz. İşte tam böyle bir zamanda saat 22: 25 te evin balkonunda oturuyorum, çocuklar da dışarıda parkta oyun oynuyorlar, tam bir film sahnesi gibi. Bir anda silah sesiyle ayağa kalkıyorum 18 ila 20 arası bir genç elinde silah rasgele ateş ediyor dereye doğru. Sonra silahı tutukluk yapınca arka taraftan birisi daha yanaşıyor ve ikisi birlikte ateş etmeye başlıyorlar. Ben can havliyle aşağıya koştum evdekilere de çabuk 155 i arayın dedim. Dışarı çıktığımda önce çocuklara, bir şeyiniz var mı, diye sordum. Bir şey olmadığını anlayınca geri geldim evden arabanın anahtarını aldım tekrar dışarı koştum. Arabadan silahımı da belime takarak peşlerinden koşmaya başladım. Sokağın köşesini dönünce karşıda polislerin olduğunu gördüm, durdum ve bağırmaya başladım, ‘’Kimlerdi o silahla ateş edenler, Allah belalarını versin’’ diye…

Sen misin polis ağaların yanında sesini yükselten, hemen ‘’kimsin lan sen’’ diye hitap etmeler, arbede, ben baktım olay büyüyor ‘’bırakın beni’’ dedim elime telefonu aldım ‘’emniyet müdürünü arıyorum’’ dedim ve aradım. İşte ne olduysa ondan sonra oldu, ben yerde arkadan ellerim kelepçeli tam 6 polis her biri bir tarafımdan tuttuğu gibi beni arabanın arkasındaki kafese atılar. Ellerim arkadan kelepçeli hastaneye gidiyoruz. Yolda hastaneye yetişmeden durduruyorlar arabayı 3 polis dışarıda kulis yapıyor (‘ifademiz aynı olsun’ hazırlığı) Bir müddet bekledikten sonra amir efendi geliyor yanımıza, ‘iyi polis’ oluyor bir anda ‘’sökün kelepçeyi !’’ diye bağırıyor. Polisler hemen geliyorlar kelepçeyi sökmeye, müsaade etmiyorum, ‘’kalsın’’ diyorum. ‘’Beni böyle götürün.’’ diyorum. Ve ellerim arkadan kelepçeli hastanenin aciline iniyoruz ‘katliam yapmış terörist Norveçli’ gibi, etrafımda onlarca polis..

Sonra karakola gidiyoruz, başka bir ‘iyi polis’ geliyor ellerimdeki kelepçeyi çıkarmak için, diretmiyorum artık. İfadeler alınıyor, ‘’Vazgeçin diyorlar birbirinizden şikâyetçi olmaktan’’. Ben şok oluyorum, onlar da mı şikâyetçi Cüneyt ?(Av. Cüneyt Altıparmak) ‘’Evet ağabey bu işler böyle, sen şikâyetçi olursan onlarda şikayetçi olur, bunun eğitimini alıyor polis’’. Sen şimdi niye vatandaşın haklı olmasına rağmen polisten şikayetçi olmadığını anladın mı ? Evet, anladım kardeş! Daha fazla o ortamda kalmamak için vazgeçiyoruz şikâyetçi olmaktan ve gece saat 01: 30 ben ve avukat kardeşim Cüneyt çıkıyoruz Yenişehir karakolundan.

Başka da kardeşlerimiz var orada, onları yazmıyorum burada (Onların Allah eksikliğini vermesin.) Sigaramı yakıyorum eve doğru dönerken, bu arada o silah sıkanların yakalandığı bilgisini veriyor karakol amiri bize. Bir ramazan akşamı silahlı, kelepçeli, sahurlu, iftarlı, karakollu, acilli, teravihli, ifadeli velhasıl bitiyor.

Eve dönüyorum. Oğlum yanıma yaklaşıyor, ürkerek, baba, diyor ‘Arkadaşım beni aradı sana kelepçe takmışlar doğru mu ? Evet oğlum, polis herkese kelepçe takar, namussuzluk yapıp kadın ticareti yapana da, namusunu korumak isteyene de. Babasını, annesini öldürene de, nefsi müdafaada bulunana da. Hırsızlık yapana da, malını korumak isteyip hırsıza engel olana da! Arkadaşın nerden bilsin oğlum, bütün ‘’suçlu’’ların elleri arkadan kelepçelidir oğlum. Şehrin ortasında eşkıyalar gibi rast gele ateş açanların da bunlara engel olmak isteyenlerin de. Arkadaşın haklıdır oğlum, bir adamın elleri arkadan kelepçeli ise o adam bir suç işlemiştir. Polis boş yere kelepçe takmaz oğlum. Dışarıda sadece kardeşlerin yoktu, onlarca çocuk vardı ve o çocuklarında babaları benim gibi balkondaydı. Ben suçluydum polis boş yere kelepçe takmazdı oğlum. Üstad çok güzel ifade etmişti: ‘’Baba katili ile baban bir safta’.
Ahmet Kaya ne güzel demişti: ‘’Hayat ne gariptir anne.’’

Polis ! Seni Allah’a havale ediyorum! Allah’tan duam bir gün benim gibi balkonda otururken çocukların ateş altında kalır. Bel ki o zaman anlarsın. Bel ki Allah o zaman beni sana hatırlatır !


Bu şehrin hem şehir eşkıyalarından hem de rehabilite edilmesi gereken polislerden temizlenmesi lazım. Hiç kimsenin polis teşkilatını bu şekilde lekelemeye hakkı olmadığını düşünüyorum.
Polisin, toplumsal olaylarda nasıl davranmasını gerektiğini bilmeyen kişilerden bir an önce temizlenmesi dileği ile..