Biz Eve Misafir Almıyoruz.Ya Siz?


         Bir sınav cenneti olan ülkemizde hemen hemen tüm alanlarda herhangi bir öğrenci ya da bir personel alınacağı zaman uygulanan en meşru yolların başında gelir sınavlar.

         Hele hele ihtiyacın sınırlı sayıda olduğu, başvuranların ise ihtiyacın kat kat fazla olduğu ülkemizde sınavlar adeta hayatımızın bir parçası haline gelmiş. İlkokuldan başlayan ve işe yerleşmeye kadar devam eden; hatta işe yerleşme sürecinden sonra bile devam eden sınavlar hayatımızın her anını şekillendirmeyi başarmış durumda.   
       
          Bu sınavlardan biri olan üniversite yerleştirme sınavlarına geçen yıl itibariyle yaklaşık 1 milyon 711 bin öğrenci başvurdu. Doğrudan ve dolaylı olarak yaklaşık 8 milyon kişiyi yakından ilgilendiren bir sınav. Bunlar içinde en çok etkilenenler ise kuşkusuz ailelerdir.

          Üniversiteye hazırlık sürecinde bazen ailelerin öğrencilerden işi daha fazla önemsediğini ve kendilerini işe daha çok kaptırdığını görmekteyiz. Bunun haklılık payı elbette ki var. Ancak işi abartıp onların başarısını arttıracağım derken tamamen iyi niyetle yapılan ancak olumsuz sonuçlar veren birçok durumun olduğunu da eğitimin içinden biri olarak defalarca görmüşümdür.
    

          Bunların hepsine tek tek değinemeyeceğim; ancak sosyal dayanışmayı zayıflatan ve akrabalık ilişkilerini azaltan bir yönüne değinmek istiyorum.
    
          Son 2-3 yıldır sıklıkla duyduğum bir cümle var :‘’ Hocam çocuğum sınava iyi hazırlansın diye ne misafirliğe gidiyorum, ne de misafir kabul ediyoruz.’’ Bir rehberlikçi olarak bu cümleyi duyunca inanın o kadar çok üzülüyorum ki anlatamam.
         
          Yani toplumu birbirine bağlayan, aramızdaki yakınlaşmayı ve sosyalleşmeyi arttıran kavramlardan biri olan misafirlik kavramı yavaş yavaş sınavlara hazırlığın kurbanı olmak üzere.

          Düşünüyorum da 10 yıl önce 5 yıl önce sınavı kazananlar eve misafir almıyorlar mıydı ?  Tabi ki hayır. Eve misafir almak başarıyı ve ders çalışmayı neden düşürsün ki. Özellikle günümüzde artan imkânlarla beraber birçok  ailenin, çocuklarına özel oda ayırdıklarını biliyorum.

             Peki, ne yapabiliriz aile olarak bu konuda. Misafir gelince sınava hazırlanan öğrenci, gelen misafire hoş geldin yapıp 5-10 dakika muhabbet ettikten sonra nazikçe izin isteyip odasına pekâlâ geçebilir. Hem biraz dinlenmiş olur hem de gelen misafirlerle iletişime geçmiş olur.
         
            Bana şöyle bir itiraz da geliyor bazen‘’Hocam iyi hoş diyorsunuz da gelen misafirlerin küçük çocukları çocuklarımızın çalışmalarına izin vermiyorlar ki ‘’ bu konuda da biraz televizyonu kapatıp onlarla da ilgilensek ve onların hoşlanacakları oyuncakları olsa sanırım bu problem de aza indirgenmiş olur.
        

             Hem inanıyor musunuz ki çocuğumuz evde kaldığı zamanın tümünü ders çalışmaya ayırıyor?  En azından ben öyle sanmıyorum. Bu düşünceye sahip kişileri görünce yukarda yazdıklarımı onlara da anlatınca biraz mahcubiyetle hatalarını fark ediyorlar. 
            
            Amacımız kimseyi yermek değil, sadece çocuklarımızın başarısını arttıralım derken toplumsal değerlerimizden ödün vermemektir.