Özürlüyüm, özürlüsün, özürlü..


Özürlüyüz evet.

 

Şu kainat kitabını;

Her yıl tazelenen mevsimleri,

Her gün doğan-batan güneşi,

Meleklerle kolkola inen yağmur tanelerini, karı,

Tebessüm eden çiçekleri,

Biz bozmadıkça tıkır tıkır kusursuz işleyen şu vücud makinasını,

Yanıbaşında kendisine sevgiyle bakan bir çift gözü görmeyen, kör değil de nedir?

 

Görme, işitme ve konuşma özürlüyüz.

 

Duygu, düşünce özürlüyüz..

 

Sevgi engelli, muhabbet yoksunu, yoksuluyuz.

 

Maalesef.

 

*

 

En yakınlarına yüz çevirenler,

 

Apartman komşularını dahî tanımayanlar..

 

Bırakın bayramı seyranı, ev ziyaretlerini, merdivende, asansörde, yolda görünce bir selamı, bir tebessümü bile esirgeyenlerle dolu etrafımız..

 

Belki biz, biz de öyleyiz kimbilir..

 

....

 

Nasıl böyle iletişim özürlü, sevgi engelli bir toplum olduk ki?

 

Kendinden önce gayrını düşünen, tek ve en kazançlı yatırımı; yürekler kazanmak olan o muhteşem sevgi toplumundan, duyarsız, sevgisiz bunca insan nasıl yetişti?

 

Biz bizi nasıl unuttuk?

....

....

 

Aslında biz O’nu unuttuk dostlar!..

 

Evet. Kendimize şah damarından da yakın olanı, Rabbimizi unuttuğumuz için hep bunlar..

 

O’na vefasız olan, artık kime vefa gösterecek ki?

 

O’nu sevmeyen kimi sevebilir ki?

 

O’nu unutan kimi hatırlasın?

 

Ve.. O’ndan utanmayan, kimden utansın?

 

*

 

Halbuki, sevdiğini söylemek sünnet, “tebessüm sadaka” diyor, Gül efendim..

 

“Çorbanın suyunu çok koy, komşuna da ikram et” denmiş,

 

Gönül almak için hep teşvik edilmişiz..

 

İş bitiricilik sadaka. Dert dinlemek sadaka.

 

Hediyeleşmek muhabbet arttırıcı..

 

Selam vermek sünnet ve muhabbete vesile..

 

E o zaman?

....

 

 

Geçen gün iş yerinde çalışanlardan işitme ve konuşma engelli bir arkadaş, bayram münasebetiyle, eşimin avucuna küçük bir kağıt bırakmış, işte yukarıda,resmini çekip koydum...

 

Kağıtta şunlar yazıyor:

 

“Esselamu aleykum bayramınız kutlu olsun.

Nasılsın, iyi misin? Elhamdulillah ben iyiyim.

Fahd Essulemi-Sağır ve dilsiz”

 

Görünce öyle duygulandım ki gözlerim doldu hemen..

 

Yazıp sizlere de ulaştırmak istedim, bu duyarlı, zarif insanın yürek türküsünü..

 

Ve.. Asıl engelli olan O değil, biziz, bunu anladım..

 

O engelli olsaydı, konuşamıyor olsaydı sesi sanal aleme ve sizlere kadar ulaşmazdı..

 

Bakın işte Fahd burada, aramızda, tebessüm ediyor ve hepimizin bayramını kutluyor..

 

*

Demek ki yürek engel tanımıyor..

 

İnsan isterse, görmese de, konuşmasa da, duymasa da iletişim kurabilir çevresiyle.

 

Ama seviyorsa...Yüreği unutmamışsa sevmeyi, insan yüreği taşıyorsa..

 

İbret olsun konuşabildiği halde en yakınlarıyla konuşmayanlara..

 

Gördüğü halde görmezden gelenlere..

 

Duyduğu halde duymamış gibi davrananlara..

 

Yüreği olup ta sevmeyenlere..

 

Düşünce engellilere..

 

Hepiniz özürlüsünüz!

 

Hepimiz ö-z-ü-r-l-ü-y-ü-z.

 

 

Ayşe Reşad