Savaş


Dişlerimizin birer birer döküldüğü,ilkokula henüz başladığımız o günlerde,hepimize mutlaka sorulmuştur bu soru;\"Söyle bakalım,büyüyünce ne olacaksın?!\" . Cevaplar fazla zorlamaz adamı,genelde doktor,öğretmen,baba yahut anne olmak istenir. Hatta Televole adlı o şâhâne (!) programın canım ülkemde yayınlandığı sıralarda kişisel müşahedelerimden çıkardığım sonuç:çocukların çoğunun manken,dansöz yahut futbolcu (!) olmak istedikleri doğrultusunda olmuştur;bu da şu anki neslin durumunu özetlemektedir,hiç şaşkın değilim ol sebepten. 

Benim çocukluğumda ise gözde mesleğim,savaş muhabirliğiydi. İran-Irak Savaşı\'nın sonları,Körfez Savaşı\'nın ilk günleri derken;tanklar,füzeler,hâki yelekli adamlar,elde acayip mikrofonlar,sırtta çantalar... Nesi çekici geldiyse artık,o yaştaki bir kız çocuğuna!


Büyüdükçe,çocuklarına \"savaş\" ismini verenlere dahi şaşar oldum sonra sonra;\"savaş\" ne soğuk bir kelimeydi. Lafı dahi bu kadar soğukken,savaşın ta kendisini düşünemiyor bile deli gönül! Üç tarafı denizlerle ,dört tarafı savaşlarla çevrili bir coğrafyada yaşamanın kederi,sahi çökmüyor mu bazen sizin de üzerinize. \"Kumral Ada Mavi Tuna\" romanı geliyor hemen aklıma,Buket Uzuner\'in. Romanın kahramanı bir sabah uyandığında,kendini bir iç savaşın içinde bulur ve hiç şaşırmaz buna.Çünkü bu kadar savaşın olduğu bir dünyada sıra muhakkak gelecektir bize de!Gelecek midir sahi...


\"Sakın dengeyi bozmayın\" der Rahman Sûresi\'nin 8. ayeti.Oysa mevsimler giderek dengesizleşiyor.Mevsimler dediysem,Arap Baharı\'nı okumaya çalışıyorum bir süredir yabancı basından. O Bahar\'ın öncesi de var;Turuncu Devrim,Karanfil Devrimi,Kardelen Devrimi! Ukrayna\'sından Gürcistan\'ına, Ermenistan\'ına!..Sanki bir el şekillendirmeye çalışıyor siyasi haritayı...Hatta,sanki\'si, fazla.Bu baharların sonu yaz mı kış mı,bekleyip göreceğiz artık.Bir avuç Amerikancı elitisti saymazsak bölge halkları açısından çok acı çekildiği ortada,hem de çok.


Hikayeyi nereden okursanız okuyun,giderek kutuplaşmaya giden bir dünya çıkıyor karşınıza. Soğuk Savaş sonrası bozulan dengeler,Huntington\'ın Medeniyetler Çatışması tezi,11 Eylül sonrası dünya...Hani şu hep konuşulan \"Yeni Dünya Düzeni\" ! Sahi bu,kimin düzeni,kimin dünyası...


El-Cezire\'nin sitesinde 15 Şubat\'ta yayınlanan makalesinde Noam Chomsky, ,Amerika\'daki düşüşün gerçeği yansıtmakla beraber,yine de açık ara önde dünyanın egemen gücü olarak kalacağını söylüyor.Chomsky,anti-amerikancı,anti-emperyalist görüşleriyle bilinen Yahudi kökenli,dünyanın önde gelen düşünürlerinden biri.Hani diyeceğim ki,neredeyse Chomsky\'nin bile inanası gelmiyor bu düşüşe!Oysa Washington\'un savaş fiyaskoları,mali kriz,Çin,Türkiye gibi bölgesel aktörlerin yükselişi Amerika\'nın geleceği konusunda çok da iç açıcı izlenimler vermiyor.Bir \"Amerikan İmparatorluğu\"nun çöküşünden söz ediliyor nicedir;bunlar yeni değil.


İşte sorun da tam burada başlıyor;bölgesel aktörler üzerindeki denetimini,küresel konumunu hâsılı varlık sebebini yitirmemek için Amerika,kendisinden rol çalanlarla başlıyor mücadeleye.Bir yandan bu mücadeleye başlarken bir yandan da bozulan ekonomisini dünyanın sorunlu bölgelerine sattığı silahlarla beslemeye çalışıyor.Diğerleri de boş durmuyorlar elbette;Rusya,\" er meydanında ben de varım\" dercesine Dış İşleri Bakanı\'nı tam en civcivli zamanlarda Suriye\'ye yolluyor...Daha bu sabah DHA\'nın sayfalarında geçtiği habere göre, İran Deniz Kuvvetlerine ait iki gemi Süveyş Kanalı\'ndan geçerek Akdeniz’deki Suriye limanlarına demirliyor...Kabe imamlarından Şeyh Abdurrahman es Sudeysi geçtiğimiz Cuma hutbesinde Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed ve yönetimine beddua ediyor!Türkiye\'de Suriye\'ye müdahale için sosyal ve siyasal altyapı çalışmaları deseniz,gırla gidiyor!Sosyal medyayı azıcık takib edin,haklılık payı olsa da baştan aşağıya provakatif bir sürü mesaj ortalıkta dolaşıyor.Bunları kim,neden yayıyor?Türkiye\'yi İran yahut Suriye üzerine açıkça kışkırtan spekülatif olaylar olursa bu günlerde,hiç şaşırmayacağım,dansöz ve futbolcu olmak isteyen çocuklara şaşırmadığım gibi!!


Çocukken savaş muhabiri olmak istemiştim evet ama şimdi çocuğuma savaşı anlatmak istemiyorum.Malesef bu isteğim ve dualarım,kaçınılmaz olanın başımıza gelmesine engel olamayacak gibi gözüküyor.


Afganistan,Irak ve Libya\'da çemberin dışında durmaya itina gösteren,İsrail\'le her seferinde papaz olan,İran\'la kapıştırılmak için fırsat kollanan Türkiye,bu sefer bu ateşten kaçabilecek mi? Yoksa bir süredir,küresel aktörlerin bölgesel piyonu -ki bazıları buna stratejik ortaklık diyor!- olmaktan öte,bölgesine hâkim bir güç olup kendi kaderini kendi ellerine alma hatta başkalarının kaderine de yön verme iddiasındaki Türkiye,o kadar palazlanmış olabilir mi sahi... Türkiye\'yi çok ciddi bir sınav bekliyor.


Bildiğim bir şey varsa o da ,hamaset edebiyatına kapılıp bir Mohaç,Malazgirt,bir Çanakkale bekleyen yiğitler varsa hâlâ boşuna aldanıyorlar!Gelecek savaş,neden ve niçin\'leri düşünüldüğünde müslümanın müslümana kuşrun attığı bir kahpelikte olacak,bu kesin.


Hiç bunları konuşmak zorunda kalmasak daha iyiydi lakin,o neden ve niçin\'leri de başka bir zaman konuşuruz.


Allah\'ın selamı,rahmeti,bereketi,üzerinize olsun.



______________________________
Kaynaklar:DHA,Al-jazeera,Radikal.

 

http://icimizeyolculuk.blogspot.com