Bir Kurum 4 ay 4 Müdür


 

                     Türkiye’nin en büyük barajına sahip olan ilimizde yeşil haritasında en beyaz renklere sahibiz.  İlimiz, Şırnak ve Hakkâri’nin dahi gerisinde kalmaktadır. Biz bu Fırat’ın havzasına kurulan barajdan ne tarımsal manada yeteri kadar suyundan, ne de ürettiği elektrikten faydalanamamaktayız.


                  Yukarıda bahsettiğim iki önemli konuda sorumlu olan ilimizin kurumları Dedaş ve Orman Müdürlüğü’nün mevcut durumları herkesçe malumdur. Halkımız tarafından daha çok Dedaş ırgalanırken, Orman müdürlüğü ne Basının ne de Sivil Toplum Kuruluşlarının gündemine asla girmemektedir. Bunun sebebine gelince elektrikten muzdarip olan kamuoyu sürekli olarak Dedaşı gündemde tutmaktadır. Ancak en az Dedaş kadar önemli bir kurum olan Orman müdürlüğü kurumsal olarak Dedaş’tan daha kötü konumda olmasına rağmen kamuoyu tarafından bu asla bilinmemektedir.

Elektrik kesintilerinde Türkiye’nin ortalamasının altındayız belki. Hizmet alma yönünde de durum değişmiyor. Ama Türkiye sıralamasının en gerisinde de değiliz. Örneğin doğu ilerine göre durumumuz iyi en azından. Orman alanına sahip olma açısından durumu ele aldığımızda Türkiye’nin en gerisinde olduğumuzu görürüz. Eğitim seviyesinde de geri kaldığımız ilimizin kaderi bu olmasa gerek. !


                   Bürokratlar bu yeşillik ve ağaçlandırma konusunda halkımızın duyarsız olduğunu her platformda dile getirmektedirler. Bir bakıma haklılar.  Gerçekten ağaç ve yeşillik sevgisi konusunda yeteri kadar duyarlı bir toplum değiliz. Ancak bu konuda sorumlu olanların hiç mi kabahati yok?  Sadece bürokratlarında değil siyasilerin hiç mi suçu yok?

 

                   Bir kurum düşününki,  il Çevre Orman Müdürlüğünden bahsediyorum, altı ayda bir müdür değişiyordu. Bu nasıl bir teamülse Urfalı Urfa’ya müdür olarak atanmıyor. Ama her ne hikmetse Hataylı Urfa’ya önce atanır sonrada geçici görevle hataya gider, ilimizde vekâleten idare edilirdi. Sonra Muğlalı gelir aynı şekilde geçici görevle kendi iline giderdi, sonra Ordulu sonra Erzurumlu devam ederdi. Yanı anlayacağınız burası doldur boşalt kurumu olarak kullanılırdı.

         

 

                  Sonra bir müjde geldi Urfalılara. Bölge Müdürlüğü kurulacaktı ilimize. Hepimiz sevindik artık bizimde Orman bölge müdürlüğümüz olacaktı. Ve 11.11.2011’de Şanlıurfa Orman Bölge Müdürlüğü kuruldu. Kurucu bölge müdürü olarak Elazığ’tan Zeki TEMMUR geldi. Bir ay sürmedi Müdür Bey geri gitti. Ziya POLAT vekâleten yerine getirildi. Arkasından Maraş’tan Halil COŞKUN geldi. Halil Bey çok geçmeden başmüfettiş olup genel müdürlüğe gitti. Yine vekâleten Ziya POLAT getirildi. Bir süre sonra bölge müdürlüğünden alınan ancak idare mahkemesinden geri dönen Çanakkale bölge müdürü olan Musa AKSA geldi. Oda şimdi mahkemenin kararını bekliyor. Yani eli kulağında gidecek.

             

                Bu bizim ilimizin kaderimi, yoksa siyasetçilerin bir oyunumu? ya da bürokratik bir işlemmi ben anlamadım.  Anladığım bir şey var; bu memlekette çiçekçilerin en fazla girip çıktığı yer Orman bölge müdürlüğü. Sakın yanlış anlamayın çiçekçiler oraya fidan almaya değil saksı götürmeye gidiyorlar. Hatta bazen geç kaldıklarında yolda etiketleri değiştirdikleri oluyor.  Kime niyet kime kısmet.