Anne....


İnsan hep sanki annesini anneler gününde hatırlar değil mi. Yani ne kadar çok sevsekte annemizi hep görmezden geliriz. Bize olan ilgisinden bazen sıkılır bazen kızarız. Oysa biz annemizin gözünde hep küçücük birer yavruyuz. Evet onların gözünde biz hiç bir zaman büyümeyiz. Hep bizlere kol kanat gelirler.


İşte bizim annelerimiz böyle. Benim annemde beni çok sever,öylesine çok severki bunu anlatmak çok zordur. Ben bazen ya bu kadar üstüme düşme,artık büyüdüm falan derdim. O yine bildiğinden vazgeçmezdi. Gecenin bir yarısında üstüm açılmışsa örterdi. Birazcık geç kaldım mı hemen merak eden annem,yine ben eve gelmeden uyumayan yine benim annem. Ben biliyorum ki bir gün bana bir şey olsaydı ve oğlunun yaşaması için senin kalbine ihtiyacı var dense anam tereddüt etmeden verirdi. Benim annem böyle birisi.
Belki hiç bir zaman ona gerçekten onu çok sevdiğimi söyleyemedim. Yani o bilir dedim sevdiğimi ona bir şey olduğunda üzüldüğümü. Çünkü ben onun gibi sevgimi ifade edemiyordum.

Tam uyumadan süt getirirdi. Ya derdim anacım ben artık büyüdüm süt içecek zamanı çoktan geçirdim. Ama nafile yine o sütü içirmeden gitmezdi. Bende üzülmesin diye içerdim o sütü. Bazen ne yalan söyleyeyim o süt öylesine çok hoşuma giderdi ki iyiki getirmiş derdim. Hatta bazan bizimkiler dalga geçerdi benimle ana kuzusu diye. Ne yalan söyleyeyim gıcık olurdum böyle dediklerinde. Ya ben ana kuzusu değilim diye.

Sonra nerden bileyim ki ana kuzusu olmak çok güzel bir şeymiş. Nerden bilirdim ki ana kuzusu bir daha olamayacağımı. Hiç aklımın bile ucundan geçmezdi böyle bir şey. Ama hayat dedikleri şeyde bu olsa gerek. İnsan hiç beklemediği bir zamanda hayatı biranda değişebiliyor ve herşey alt üst olabiliyormuş. İnsanoğlu sevdiklerini kaybedince anlıyor bazı şeyleri.

Belki annem artık ben uyurken artık süt içirmeyecek,belki artık üstüm açılınca örtemeyecek,belki geç geldiğimde bana nerde kaldın be oğlum çok merak ettim seni diyemeyecek ama beni hep çok sevdiğini her zaman bilecem. Bunu asla ama asla hiç bir zaman unutmayacam.