Karı-Kocanın Arası Açıldığında


Studio dairelerimizle övünüyor,çekirdek aile nostaljisiyle avunuyoruz şimdilerde. 80\'lerin başında çocuk olanlar için ,sosyal bilgiler kitaplarındaki o \"anne,baba,büyükanne ve dede (ve hatta sobanın yanı başında yumağa dolanmış kedicik!) figürleri\" çok eskilerde kalmış,mâzi olmuş!


Kendi içimizdeki yalnızlığa bakıyor ve şaşırıyoruz.Nasıl bu kadar yalnızlaştık; biz farketmeden usul usul oluyor her şey. Farketmeden bir yığın kurşun yiyor,iç ve dış dünyamız. Biz,değişiyoruz. Ailemiz değişiyor. Hâsılı toplum,artık başka bir toplum. Biz ne kadar biz\'iz...


Yine de \"Değişim\"e o kadar inanıyorum ki. Değişim-dönüşüm, kelimeleri sihirli birer değnek gibi. Onlarsız \"gelişim\" de olmuyor. Değişime,dönüşüme karşı olmamakla birlikte,içine girdiği şeyi geliştirmediği halde bir de içerik ve nicelik olarak gerileten değişim ve dönüşümler şüphe uyandırır bende. Günümüz toplumunda ailenin yaşadığı değişim ve dönüşüm de bu mânâda acıtıyor içimi.


Eskiden âkil adamlar,aile büyüklerimiz vardı,danışacağımız. Kendimizden ayrı tutmadığımız,sonuna dek güvenebileceğimiz sıkı dostlarımız,dert ortaklarımız vardı. Şimdi aile danışmanlarımız ve psikologlarımız var.Uzman psikiyatr ve antidepresanlarımız. Asla küçümsemiyorum,bunlar elbetteki gerekli.

 

Psikoloji ilminin hizmetinin bu kadar genişlemesi ve gelişmesi tamam güzel de biz bu kadar gerilemeli miydik insani olarak...? İçimi kurcalayan soru bu...


Bizi cânı gönülden dinleyecek kimsemiz olmadığı için para vererek de olsa bizi dinleyen birileri olsun diye psikologların kapısını arşınlamamız revâ mı... Aklı başında iki büyük araya girse,çözülecek basit karı-koca problemlerinin,sahipsizlikten çığ gibi büyüyüp çözümsüz hâle gelmesi normal mi... Elbette ciddi profesyonel yardıma ihtiyaç duyulan durumları tenzih ediyor,saklı tutuyorum. Daha gündelik,daha az patalojik şeylerden bahsediyorum ben.


Aile hukukuna müteallik meselelerle ilgili \"İki taraf (arayı) düzeltmek isterlerse, Allah da onları uzlaştırır\" buyurmuş Rabbimiz Nisâ sûresi 35.ayetinde.Yara,kangrenleşmeden önce bu uzlaşmaya yardımcı olacak ailemizden insanlar olamaz mı?

 

Günümüzde,bu konuda insanlarımızın cesaretinin kırıldığını,korktuğunu ve böylelikle yalnız ve çözümsüz kalakaldığımızı görüyoruz. Oysa \"siz karışmayın neme lazım,sonra en kötü siz olursunuz\" dememiş Rabbimiz.


Oysa ne kadar can alıcı bir mesele aile. Mutsuz ailelerden sağlıklı bir toplum beklenebilir mi?Hayır...Her birimiz etrafımızdaki mutsuzluklardan mes\'ulüz!

 

Öyleyse bilmek ve farketmek gerektir;

hânende bir yangın varsa,önce onu söndürmeye bak! 
Çünkü O sönmeden,ne fikir ne zikir ne salât hakkıyla olabilir.
Çünkü o ateş sönmezse,seni de yakıp kavurur,Öte\'lere taşınabilir!

Allah\'ın selamı ,rahmeti,bereketi üzerinize,üzerimize olsun efendim...

 

 

http://icimizeyolculuk.blogspot.com