Mecnûn Olmak


Yaptıklarının ve yapmadıklarının mutlaka bir karşılığı olduğuna inananlar için bu dünyadan götürebilecekleri tek şeydir ,amel defteri. Nice zenginler mallarından tek kuruş,tek toz tanesi dahi götüremedikleri gibi nice fakirler de deste deste defter taşımıştır yanında ötelere.

 

Hâsılı,iş zenginlikte ve ya fakirlikte değildir bu deftere mâlik olmak konusunda!Kadınlıkta yahut erlikte de değildir!Gençlikle yahut ihtiyarlıkla da bir ilgisi yoktur!Her kim olursan ol,yaptığın her şeyin hesabı tutuldu.Bu yazıyı okuyacak vakti Rabbim,ömür sermayesinden sana nasib ettiyse,bil ki hâlen de hesap tutulmakta.Değil mi ki bu defterin sayfaları,aldığın nefes miktarıncadır;nefesin kesilene dek yazılmakta...


İşte,çoğumuz için defter,o son nefesten sonra kapanmakta.


***


\"Bir insan ölünce üç kişi hariç herkesin ameli kesilir\" buyuruyor Efendimiz sallallahû aleyhi vesselem,\"Sadaka-i cariye (bırakan) ve ya istifade edilen bir ilim (bırakan) ve ya kendine dua edecek salih evlat (bırakan).\" [Müslim, Vasıyyet 14, (1631].Ebu Hureyre (r.a.) böyle naklediyor.


Bu müjdeyle 1400 küsur yıldır Allah\'a teslim olma gayreti içindeki müslümanlar,amel defterlerinin bu dünyadan göçtükten sonra kapanmaması ve hayırlarla dolması için bu kaynağı kurumayacak üç şeye sarılmaya çalışıyorlar.Ne mutlu bu müjdeden nasiplenenlere!

 

\"Ne mutlu!\" lâkin,çok da kolay değil!Sadaka-i câriye ve ilim bırakmak her müslümana,şartlar dolayısıyla nasib olamayacağı gibi \"salih evlat bırakmak\" pek çok müslüman için ulaşılabilir bir hedef gibi duruyor.


İtiraf edeyim,tüm iyiniyetime rağmen,yazarken bile bana inandırıcı gelmedi bu yukarıdaki son cümle...Okurken,siz de \"tabi tabi ne demezsin..çok kolay olmaz olur mu...\" diye bana kinaye ederseniz,haklısınız!


Gel gelelim,\"Zor olacak ki imtihan olsun\" deyip duran bir Öğretmenim var.O,öyle diyorsa,öyledir.


***

İçinde yaşadığımız aman diliminin vahşiliği sizi de benim gibi hırpalıyor mu..

Siz de televizyonlarda,gazetelerde,otobüslerde,kahvelerde,şurada ,burada konuşan insanları görünce kıyametin aslında çoktan kopmuş olduğunu benim gibi düşünüyor musunuz...Yahut ne kadar sabırlı bir Yaratıcımız olduğunu...Korkuyla ümit arasında düşe kalka ilerliyor musunuz,siz de benim gibi...


Devletin vatandaşına,vatandaşın devletine,balığın suya,suyun balığa,taşın yosuna,yosunun taşa...Yağmurun buluta,bulutun yağmura...Annenin çocuğuna,çocuğun annesine..Leylânın Mecnûn\'a,Mecnûn\'un da sadece kendisine* zarar verdiği deli bir çağdayız...

 

Kimse kimsenin gözünün yaşına bakmıyor.Yeryüzündeki vahşet,belki o beğenmediğiniz ilkel çağlardan da kat be kat ileri boyutta!En nihayetinde vahşetin kalitesi de gelişiyor!Burada kendimi durdurup,meleklere ,\"Ben sizin bilmediklerinizi bilirim\" diyen Rabbimi anıyorum.Elbette bu acımasızlığın da bir izahı var.Hem,her şeyin bir izahı olmak zorunda olmasa da,Rabbimin kesinlikle adaleti var!Burada yahut öte de.Ama var!


Herkesin rasyonel bilgiyle süslendiği(!),bilgi çağında akıllı akıllı konuşan kadınları,adamları izliyorum. Sözlüklerinden bir kaç kelimeyi silmişler,belli.\"Merhamet\" bunlardan biri mesela...\"Hak\" bu kelimelerden biri.Tüm bu silinen kelimelerin yerine ise,\"ben\" kelimesi koyulmuş;\"Benim bedenim...Benim hakkım\" gibi...


Tüm bunlar olurken düşüyor hadisi şerif kalbime...\"Salih evlat bırakmak\" diyor Resulullah gülümseyerek...Gülümsüyor!Çünkü salih bir evlat,yüz aydınlığıdır...


Resulullah bunu söylerken gülümsüyor zihnimin içinde;çünkü,1400 yıldır,salih evlatlar yetiştirme gayesinde olsaydı müslümanlar,şimdi dünya,pek çok konuyu tartışmıyor olurdu.


Allah\'tan korkan,onun emir ve yasaklarına secde etmiş bir müslüman,yine Allah\'ın çizdiği sınırlar haricinde \"kürtaj\" gibi bir mevzuyu tartışma meselesi yapabilir miydi hiç?Sokaklara dökülebilir,bunu savunabilir miydi...


Zina yapmanın ne demek olduğunu bilseydi müslümanlar,dünya televizyonlarında,internette,medyada bu kadar fuhşiyât ilerlemiş olur muydu?Kadınlar,erkekler,çocuklar bu kadar sömürülebilir miydi??

 

Gerçekten doğru düzgün müslüman olsaydı,biri çıkıp \"genel evler kapatılsın!\" dediğinde,\"ama olur mu canım onlar toplumun sigortası!\" gibi bir cevab verir miydi,sorsan,kendine müslümanım diyen kişi...


Merak ediyorum,abdest alırken bile suyu israf etmeyecek kadar hassas olsaydı müslümanlar...Doğanın ve hiç bir sistemin dengesini bozmayacak kadar emre itaat etseydi,iman etseydi,teslim olsaydı;bu gün çevre kirliliği diye bir şeyi tartışıyor olur muyduk?

 

***

Sözüm islamı kalbinde taşıyanlara.

Kimliğinde taşıyanlara bile değil sözüm...

 

Gayrimüslimlere,henüz inanmayanlara,hiç inanmayacak olanlara falan değil...

 

***

Sen,müslüman kardeşim...

Sen,ben,doğru düzgün olsa idik..

 

Bugün konuştuklarımızı dünya gerçekten bu şekilde konuşuyor olur muydu...?


Tükendi yüreğim...Gözyaşım tükendi...İnsanların kalplerinin taş..Hatta ondan da katı olmasından tükendi...

 

Umudum da tükenirdi şâyet iman etmeseydim;ediyorum!

 

***

İçtiği su dahi siyasetle kaim,vahşi,merhametsiz,Resulullahsız bir dünyada lime limeyim.


İyisi mi,kapatalım bu defteri gitsin..



 

*(Mecnûn\'u merak mı ettiniz,neden Leylâ\'ya zarar vermedi diye..O,bu çağdan da \"deli\" işte...)