Ramazan Aynı Zamanda Açları ve Muhtaçları Düşünmektir


11 ayın sultanı mübarek Ramazanı rahmet ve bereketi ile yaşamaya başladık. Bütün Müslümanların hasretle beklediği ve kendince idrak ederek yaşadığı Ramazan hepimiz için çeşitli ibretler, dersler, nasihatler barındırmaktadır. Ramazanın ruhunda aslında bu ibret ve nasihatler vardır ve hepimizin bu anlamda Ramazan ayını boş geçirmememiz gerekmektedir.

Şanlıurfa’da Ramazan bambaşka bir atmosferde yaşanır. Manevi iklim memleketimizde daha içten hissedilir ve paylaşılır. İftardan sahura kadar Ramazan ruhunun bin bir güzelliği sergilenir. İftarlar Halil İbrahim Sofraları olarak serilir ve paylaşılır. Sahura kadar Şanlıurfa’nın manevi özellikleri her sokakta, her evde, her vakıfta, her birliktelikte ortaya konulur. Sıcak havalarda tutulan oruçların zorluğu iftarla birlikte adeta şölenlere dönüşür.

Şanlıurfalılar asabidir. Sinirlidir. Çabuk heyheylenmeyi severiz hepimiz. Ramazan da, hele böyle uzun ve sıcak Ramazan günlerinde bu asabiyet adeta zirve yapar. Ancak okunan ezanlarla birlikte açılan oruçlar, yapılan iftarlar bütün o zorluğu unutturur hepimize. Yeniden kendimize geliriz ve Hz. Eyyub’un Şanlıurfalıları olarak sahura kadar yaşarız kendimizi.

Son yıllarda Ramazanlar TV ve benzeri mecralar aracılığı ile birer eğlenceye dönüştürülmek isteniyor. Bazı kesimler de görkemli iftarlarla ve ne yazık ki büyük israflarla kendilerini ispatlamaya, güçlerini göstermeye çalışıyorlar. Oysa Ramazan hayırda yarışmak için özel bir fırsattır. Ramazan aynı zamanda açları ve muhtaçları düşünmektir.

İftar sofrasına oturan her Müslüman komşularından başlayarak semtindeki, ilçesindeki, ilindeki bütün açları ve muhtaçları düşünmek zorundadır. Ramazanın rahmeti ve bereketi buradadır. Bunu düşünmektedir aslında. Yoksa bu sıcak ve uzun yaz günlerinde saatlerce aç kalıp arkasından da mükellef sofralarda israf yarışına girmek değildir Ramazan!

Şanlıurfa aynı zamanda hayır yapmayı bilen ve çok seven bir memlekettir. Bizim kültürümüz “Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir” kültürüdür. Memleketimizde buna çok önem verilir. Ramazan da buna daha da dikkat edilir. İftar için hazırlanan yemeklerden mutlaka konu-komşuya akrabalara, fakirlere ve muhtaçlara yollanır, ikram edilir.

Aslında bize düşen de bu kültürü sürdürmek ve yaşatmaktır. Açları ve muhtaçları düşünmeden boğazımızdan geçen tatlı lokmaların hesabını vereceğimizi bilmek bize bu gerekliliği de unutturmaz.

Bu sene Sayın Valimiz Celalettin Güvenç başta olmak üzere birçok kurum ve kuruluşumuz fakir-fukara için çeşitli yardım programları düzenlediler. Yıllardır bu hayır işlerinin içinde olan vakıflarımız, hayırseverlerimiz de açları ve muhtaçları sevindirmek hususundaki hassasiyetlerini sürdürüyorlar. Bu çok sevindirici bir husustur. Kendilerine teşekkür ediyoruz.

Şanlıurfa’da yaz Ramazanları çok zor. Çünkü gerçekten gündüz ve gece hava inanılmaz sıcak. Bir yandan sıcakların ve uzun yaz günlerinde oruçlu olmanın sevabını sadece Allah’tan umarak bekleyerek Ramazan sevincini yaşarken diğer taraftan açları ve muhtaçları düşünerek, onlarla ilgili vazifelerimizi yerine getirerek Ramazan’ın rahmet ve bereketinden istifade etmeliyiz.

Toplumsal dayanışma ve kaynaşmanın, kardeşliğimizin pekişmesinin ve huzurlu olabilmemizin de vesilesi olacak olan Ramazanınızı tebrik ediyorum. Oruçlarımızın kabulünü yüce Allah’tan niyaz ediyorum. Cömertliğin ve sabrın timsali olan bu güzel memlekette güzel Ramazanlar yaşayıp güzel bayramlara erişmemizi diliyorum.