İftarlar , yardımlar ve teşhir


Şanlıurfa’da 45-50 derece sıcaklıkla bu yılda ramazan ayında orucumuzu tuttuk ve zorlu bir ramazan geçirdik.  Şanlıurfa’da ramazan ayı güzel ve huzurlu geçti. İnanç Turizminin merkez şehri durumundaki Şanılurfa’ya bu ay içinde binlerce yerli turist geldi. Bu dönemde polis, jandarma ve zabıta yoğun çalışma ile halkın huzurlu bir ramazan geçirmesini sağladı.

Şanlıurfa’da Ramazan ayında Şanlıurfa Valiliğinin 30 gün boyunca verdiği iftar yemeği Şanılurfa’da devlet ile halk bütünleşmesine büyük katkı sağladığına inanıyorum. Finans kaynağı ister devletin bütçe imkânları ile olsun ister Sivil toplum ve işadamlarının sponsorluğunda olsun bu proje ile halkın yöneticilerini yakından tanımasına büyük bir vesile olmuştur. Bu iftarlara fakiri, zengini ve yöneticiler birlikte katılmıştır. Burada kimin yoksul kimin zengin kim Türk, Kürt ve Arap , kim suni ve alevi demeden çok güzel bir birliktelikle devlet-halk kaynaşması sağlanmıştır.

 Şanlıurfa’da sivil toplum örgütleri de iftar yemeği vererek kendi üyeleri ile bu mukaddes günde birlikte oruçlarını açmışlar ve dostluklarını pekiştirmelerine vesile olmuştur. Medya aracılığı ile de halk üzerinde olumlu tepki yapmıştır.

Bu dönemde fakirlerin evlerinde iftarlarını açanlar olmuş ve fakirlere bu ayda yardımlar da dağıtılmıştır. Yardım dağıtan kuruluşların sayıları da artması sevindiricidir.

Ancak, Şanlıurfa Belediye Başkanı Dr. Ahmet Eşref Fakıbaba ve AK Parti Kadın Kolları Başkanı Aysel Göncü başta olmak üzere bazı idareciler ve siyasiler ramazan boyunca fakirlerin evlerine hemen hemen hergün hem yardım edip hemde iftarını onların sofralarında açmışlar.  ancak, medyaya servis yapmamışlardır. Bazıları ise fakirlerin evlerinde iftarlarını ve yaptıkları yardımları medyaya servis yapmışlardır. Bazı yardım kuruluşları da medyaya servis ettiği görüntülerde çocukların resimleri olması dikkat çekmiştir..

Hâlbuki Başbakanlığın kamu kurumlarına gönderdiği genelgelerinde yardımlarda vatandaşların resim ve görüntülerinin yayınlanmamasına özen gösterilmesi  ve sadece yapılan yardımların kamuoyuna bildirilmesi gerektiği bildirilmişti. Buna kamu kurumları uymuş ancak, sivil toplum ve siyasilerinde bu hassas konuya uymaları gerekirdi diye düşünüyorum.

Yapılan yardımlar ile ilgili bilim adamları ve Din adamları bakın neler söylüyor: \"Yardımların kamuoyuna duyurulmasının yardımseverliğe özendiricilik açısından olumlu bir yaklaşım olduğu ancak; bu işin yardım edilen kişilerin teşhiri ile gerçekleştirilmesinin dini ve psikolojik açıdan yanlış bir tutum olduğu ,yapılan yardımın en makulünün yardım yapılan kişinin gururunun incitilmeden yapılan olduğunu, yardımlar sırasında yoksulların görüntüleri, fotoğrafları çekiliyor. Yardım eden kişi işte ben yardım ediyorum deme amacında; ancak oradaki yoksul kişi yada aileler mahcup duruma düşüyor. Eğer yardım eden kişinin amacı kendini göstermekse, burada ortaya yardımdan çok riya giriyor. Yardım eden kişi herkesin duymasını çok istiyorsa yoksulları teşhir etmeden bunu yapması daha yararlı olur. Yoksul kişilerin  ekonomik ve sosyal olarak  zaten zor durumda olan bu insanların topluma teşhir edilmesinin psikolojik sorunlar yaratabileceğini, özellikle çocuklar açısından bu durumun daha da önemli olduğunu; çocukların yardım sırasında teşhir edilmesi de hassas bir konu, çünkü onlarda, yetersizlik ve muhtaçlık duygusu ömür boyu kalıcı hale gelebilir.\"


Ramazan ayında Şanlıurfa’da gözlemlediğimiz bu olayları yazmak bizim görevimiz, uyup uymamak ise ilgili kurum ve kuruluşlarındır.