Kişiler, Olaylar ve Fikirler...


       Kişiler, olaylar ve fikirler, üçü de birbiriyle bağlantılı kavramlardır. Fikirler, kişilerin düşünlerinde olgunlaşır, düşünce olarak davranışlarına yansımasıyla olumlu ve olumsuz olaylar yaşanır. Ancak bu yazıda, bu kavramların birbirleriyle bağlantılarını değil, insanların, bu kavramlara yaklaşımlarını irdeleyeceğiz. İnsanların olgulara karşı algıları, değerlendirme ve yorumları, tutum ve davranışları farklılıklar gösterir. Bu farklılıklarda, kişilerin eğitim durumu, bilgi donanımı ve düşünce kabiliyetleriyle orantılı olarak basitten öneme doğru değişiklik gösterir.

 

       Küçük düşünen insanlar, kişileri tartışırlar… Yaşanan durum ve olaylarda, sadece gözle görünen kişileri görür. Bu, gelişmekte olan ve geri kalmış toplulukçu(feodal) yapıya sahip toplumlarda söz konusudur.

 

       Normal düşünen insanlar da kişilerle birlikte durum ve olayları tartışırlar... Olumlu ve olumsuz durum ve olayların, oluşum şekli ve yansımaları ile ilgilenirler.

 

       Büyük düşünen insanlar ise, kişi ve olaylardan çok fikirlerle uğraşır ve fikirleri tartışırlar… Kişilerin eylem ve davranışlarından oluşan olumlu ve olumsuz olayların eğitim, Sosyal, siyasal, kültürel, ekonomik, tarihsel vb. nedenleri üzerine fikir üretirler… Olumsuz olay ve fikirler varsa, olumluya çevirmek için fikirler geliştirirler.

 

       Örneğin, Ortadoğu da yaşanan toplumsal şiddet ve terör olaylarına insanlar, farklı yorum ve değerlendirme yaparlar. Küçük ve basit düşünen insanlar için, olayların müsebbibi kişilerdir ve kişiler bazında değerlendirirler… Normal düşünen insanlar, olaylarla kişiler arasında bağlantı kurmakla beraber gruplar, toplumlar, ırklar ve kültürlerin etkisine de bakarlar; ancak çoğu kez olayların nedeni, ırkların genine yüklenir… Ancak büyük düşünen insanlar, yaşanan toplumsal şiddet ve terör olaylarının eğitim, sosyal, siyasal ve ekonomik etkileşimlerine felsefi bir yaklaşımla, bu etkilerin nedenleri üzerinde dururlar... Kişiler ve toplumlar suçlu görülmeyip, nedenler üzerinde dururlar. Eğitimsel olarak; neden bu toplumlarda cehalet had safhadadır? Sosyal olarak; neden bu toplumların yapısı toplulukçu ve feodaliteye dayalıdır? Siyasal olarak; neden bu toplumlarda demokrasi yerine diktatörlükler hâkimdir? Ekonomik olarak; neden bu tolumlar geri kalmış, açlık ve sefalet çekmektedirler? Yaşanan toplumsal şiddet, kaos ve sefalete neden olan olumsuz nedenleri olumluya çevirmek, barışı, istikrarı, refahı ve çağdaşlaşmayı sağlamak için fikirler üretirler; varsa mevcut olumlu fikirler, uygulanması için toplumun buna açık bir pozisyona getirilmesi için çaba sarf ederler.

 

       Ortaya çıkan sonuç şudur:

Küçük düşünen insanlar, kişileri tartışırlar…

Normal düşünen insanlar, olayları tartışırlar…

Büyük düşünen insanlar, fikirleri tartışırlar…





     v