Öğretmen Atamalarının Mağduriyeti


Öğretmen bir ulusa yol gösteren, mekân belirleyen ve konum tahsil eden rehberdir.

Öğretmenlerimizin çalışma ortamları ve koşulları faaliyetlerin yürütülmesinde kolaylık sağlanmalıdır.

Eğiticinin, faaliyetlerinde gerek maddi gerek manevi ihtiyaçları sağlandığı takdirde öğrenene sağlayacağı imkânları daha kaliteli olacağı kesindir.

Bilgi ve teknoloji çağında yaşadığımız bu dönemde, gelişen dünyaya daha güçlü bir toplum yaratılması açısından eğitici çok önem arz etmektedir.

Peki,

Türkiye’de eğitime verilen önemin durumunu değerlendirsek, başta eğitim sistemini organize eden “yol haritası” çalışmaları ne aşamadadır?

Geçmişten günümüze” ithal edilen eğitim sistemlerinin” Türk kültürüne uyum sağlamadığı görünmekte.

Bunlardan en önemli sıkıntılar: İmam Hatip mezunlarına yapılan haksızlıklar, arkasından gelen Ziraat Fakültesi, Su Ürünleri bölümleri ve Veteriner Fakültesi mezunlarının 1990’lı yıllarında “öğretmen” olarak atanmaları, bir eğitim mağduriyeti yaşanmışlığının ispatıdır.

Siyaset ile yürütülen eğitim kurumu, fikir ayrılıkları yüzünden zarar görmektedir.

Aslında, öğretmenlerin de bazen bu durumlarda fikir ayrılıkları olmaktadır.

Böylece, gelecek nesillerin eğitimi aşamasında, dönemin iktidarları hâkimiyet üstünlüğüne neden olup nitelikli ve kapsamlı eğitim sağlayamamıştır.

Günümüze kadar gelen bu sistem, kendisini “öğretmen atamasında da” göstermiştir.

120 bin öğretmen ihtiyacı olan okullarımıza, atanan öğretmen sayısı 30 binlerde olduğu görünmekte dedir.

 Yıllarını eğitime veren, çok zor şartlarda çalışıp bir yerlere gelen gençlerimizin her sene umutla bekledikleri atama heyecanları, umutsuzluklarla ve hayal kırıklarıyla sonuçlanması manidar olmaktadır.

Hal böyle olunca Türkiye, Avrupa Ülkelerine kıyasla, eğitimde düşük seviyede yer almaktadır.

Bir an önce çağdaş düzenlemeler yapılırsa toplumun kanayan yarası olan eğitim, gelecek nesillere daha sağlıklı bir eğitim ortamı sağlayabilir.

 Gelişen dünyada ülkemizin de yer almasını istiyorsak eğitimin önemini bir bütün olarak benimsememiz ve başarılı bir şekilde uygulamamız gerekmektedir.

Bu vesileyle öğretmenlere başarıların devamını diler, bilgi ve birikimlerinin daimi olmasını ve bunları toplumla paylaşmalarını temenni ederiz…

Saygılarımla.