Üç Maymun…


 Nereden bulaştım bu maymunluklara, bilemiyorum,
oldu işte, maymun gözünü açtı bir kez…
Saçmalıkların diz boyu çamura bulandığı günlerde ne arifeye ne şerifeye ne de esas olan güne bakmayalım!
Ne yapacaksak yüreklice kollarımızı sıvayarak girişelim.
Ha gayret…
Lafı açılmışken vitrinlerde gözüme çarpan şu üç maymun figüründen de bahsedeyim.
Durup dururken elbette aklıma gelip, işgalci de olmadı bu üç yaramaz…
Biri görür görmez,
biri konuşur konuşamaz,
biri de duyar duymaz.
Hikayemiz budur.
Rivayetlere bakarsak Japonya da ilk kez XVII.y.y da ortaya çıkan Mizaru, Kikazaru, Iwazaru olarak isimlendirilen maymunlar şeytanı görmemek, işitmemek ve konuşmamak anlamı taşımaktadırlar. Günümüzde revaçta bir durum, maalesef.
Taaa sen çık gel XVII.y.y. dan sonra, bir de hiçbirşey olmamış gibi üç maymunu oyna ohh ne ala… Katiyen olmaz,
desem bu sefer de ben yanılırım,
gerçek ortalık yerde evsiz barksız dururken…
Birilerinin canı yanarken, aman ben görmedim, duymadım bilmem ne söyleyeyim derseniz şeytan güçlenir, sizi de korku imparatorluğuna nefer yapar, onun sözünden çıkamazsınız, alimallah…
Maymun iştahlılık yapıp da, bu husustaki yazımı hevesinizi kursağınızda bırakır gibi de orta yerden kesip durmayacağım.
Söz.
Gerçekten maymun iştahlı olmayacağım.
Dedim ya ha gayret, gayretim boşa düşmesin, efendim nerde kalmıştık.
Tamam anımsadım XVII.y.y. da Japonya da,
işte o günlerden günümüze taşınan bir de “Maymunlar Günü” vardır.
Kutlanır. Kutsal kabul edilir.
Bu günde, o dönemde ülkedeki iç savaşı sona erdiren baş kumandan Tokugawa’nın anısına yapılan anıtın önünde ağaçtan oyulmuş üç maymun,
kutsal ahırları beklemekle görevlendirilmiş muhafızlardır.
Ülkelerin efsaneleri günümüze kadar ulaştığına göre, varın artık düşünün ne kadar ikna kabiliyetinin yüksek olduğunu.
Kesin torpilli diyecek olursunuz, lakin torpil işlemezdi o dönemlerde hata mı yaptın, şak infaz…
Belki de üç maymun bu güne o ilkeleri sayesinde geldiler.
Görmediler, duymadılar ve konuşmadılar…
Esas çocuk olarak filmde onlara ölüm yok!
Zaten günümüzde halen tapınaklarda maymunlar gününde epey bir dua edilir…
Valla yazının gidişatından öyle söyleyesim geldi…
Efendim, nerede kaldık, Japonlar bu maymunlara sahip çıkmış olabilirler, lakin bu üç maymun Hindistan da da Budist rahiplerce benimsenen “Vadjra” düşüncesini temsil eder, neymiş efendim, görmesek, işitmesek ve konuşmasak şeytan bizi görmez…
olur mu, olur-muş valla ben rivayetlerin yalancısıyım…
Yüzü masmavi olan, üç gözü bulunan ve birçok eli bulunan bu korkunç görünümlü Budist tanrı pek bir korkutucu…
Ama verdiği mesaj hiç de öyle değil, hani.
Ne diyor efendim, kötülüklere bulaşmayınız,
elleriniz ile ağzınızı kapayın konuşmayın,
gözleriniz ile gözlerinizi kapayın, görmeyin,
elleriniz ile kulaklarınızı kapatın, duymayın…
Şimdi bu eylemlerin hiç biri eller olmaz ise
bir şekilde işini yapamayacak ve şeytanın tuzağına düşecekti.
Ne diyelim ellerimiz zeval görmesin, hele bu Budist tanrının çokça bulunan elleri de seri hareket etsin, alfabe uçup gitmesin ağzımızdan…
Rivayet bu ya, zamanın içinde işte o eski devirlerde iyi ve akıllı maymun kral, şeytanın kötülüklerinden korunabilmek için, ve çevreyi uyandırmamak için üç maymun düşüncesinde karar kılıp taaa bu yüzyıla kadar ulaştırmış.
Maymunluk günümüzde maskaralık yapmak gibi algılansa da epey iş görmüş, bakın halen düşüncesini taşıyıp, çoğaltmakta.
Ülkemizdeki durumu ise epey bir vahim, ne yaparsınız ki maymunluk yapan işi kıvıran yolunu kendi lehine çeviren, menfaat sofrasından tıka basa midesini cebini dolduran, yazık yazık…
Yapacaklarımızı ya da maymunlukları karşısında sergileyeceğimiz sert tutumu anlatmaya kalksak bir maymunluk edip, devre dışı ederler bizi.
Kısaca maymun gözünü açtı desek bu sefer de ortak olurlar, her bir işe, maymun iştahlılıklarını doyurana kadar.
Biblolar yapılır, karikatürize edilir üç duruş, kulaklarda, gözlerde, ağızda oluşan bir durağanlık hali…
Vah vahlar bize, maymun almış yürümüş hiçbir engele rast gelmeden, bizim de onun bu sistemi iyi bilen yaşadığı topluma ve sorunlarına karşı kendi menfaati yönünde geçit veren halleri karşısında.
Yapacak bir şey yok, görünen üç maymun kılavuz istemez, ayan beyan ortada, kim takar uzak doğu efsanesini, kim uyar sessizliğin, görmemezliğin ve konuşmamanın olumsuzluklara ket vurma adına yapıldığını, acaba kim fısıltıdan öte güç yükler yürekli doğru düşüncelerine…
Ne diyelim, maymun iştahlı olmadan, bir başka hikayede buluşmak üzere… Nuray Açar