Haliliye Eyyubiye mi, Göbeklitepe İbrahimiye mi?




 

       Şanlıurfa’yı dünyada gözde şehir yapmak için bizleri özendiren iki önemli neden vardır. Bunlar: Birincisi ve en önemlisi şimdiye kadar bulunan insanlık tarihinin en eski yerleşim yeri olan “Göbekli Tepe Ören Yeri”nin Şanlıurfa’da olması. İkincisi, başta Hz. İbrahim olmak üzere birçok peygamberin Şanlıurfa’da yaşamış olmasıdır.

       Bu tarihi değerleri sayesinde Şanlıurfa; insanlığın ortak kültürel ve doğal yerlerin korunarak gelecek nesillere aktarılması için kurulan UNESCO’nun “Dünya Mirası Asil Listesi”ne girmek için, geçici listede aday olarak beklemektedir.

       Bu zenginliklere istinaden turist ve yatırımcı çekmek için Şanlıurfa özenle tanıtılmakta, dünya değerleriyle uyuşan kentin özellikleri ön planda
tutulmaktadır. Şanlıurfa’yı marka şehir yapmak, kenti her yönden daha iyi
tanıtıp, geniş bir turist hedef kitlesine ulaşmak ve turizm payından azami bir şekilde faydalanmak için sürekli projeler ve fikirler üretilmektedir.

       Ayrıca, yukarıdaki değerlere katma değer katması umuduyla yeni çıkan yasayla Şanlıurfa büyük şehir statüsünü kazanmış, şehir iki belediyeye (ilçeye) ayrılması ön görülmüştür. Kurulacak olan belediyelerin isimleri de belirlenmiş, kuzeydeki belediyeye Haliliye, güneydeki belediyeye de Eyyubiye isimleri konulmuştur. Bu isimleri kimlerin ve neden koyduğunu bilemiyoruz, ama kentin tanıtım misyonu ve hedefleriyle çelişen, dünya vizyonundan yoksun, geleneksel ve bölgesel anlayışla koyulduğunu görüyoruz.

       Amaç, kentin değerleri üzerinden turist ve yatırımcı çekerek, esnafın gelirini artırmak ve işsizlere istihdam sağlamaksa, kurulacak olan yeni belediyelerin isimleri de bu amaç ve hedeflerle örtüşecek şekilde olmalıdır. Kuzeydeki belediyenin ismi, Şanlıurfa’nın UNESCO’daki hedeflerine uygunluğu açısından “Göbeklitepe Belediyesi”, güneydeki belediyeye de Şanlıurfa’nın peygamberler diyarı ile anılmasına vesile olan ve üç semavi dinin atası sayılan Hz. İbrahim’e izafeten “İbrahimiye Belediyesi” ismi konulması daha mantıklı ve isabetli olacaktır.

       Şayet, Haliliye ve Eyyubiye isimleri muhafaza edilmek isteniliyorsa, Hz. İbrahim’in sadece Müslümanlarca tanınan sıfat ismi olan Halil(iye) yerine, tüm dünyanın tanıyabileceği orijinal ad ismi olan İbrahim(iye) ile değiştirilmesi, Şanlıurfa’nın geniş yelpazeli hedeflere ulaşması açısından daha gerçekçi bir yaklaşım olacaktır.