Günlük Hayatta Hipnoz


 

         İnsanoğlu çok gizemli ve çok mükemmel bir varlık. Hayatın akışında hem kendimizi hem de çevremizdekileri ne kadar etkileyebileceğimizin farkında mıyız acaba? Telkinlere dayalı olan hipnoz işini farkında olmadan günlük hayatta hepimiz uygulayıp çevremizi etkilemekteyiz. Bu açıdan baktığımızda hepimiz hem kendimiz hem de çevremiz bir hipnotisttiz. Gün içinde bir babanın çocuğuna söylediği “Sen aptal ve geri zekalısın, sakar çocuk” sözü bir telkindir. Burada baba da doğal bir hipnotisttir.  Bu sözleri doğru kabul eden çocuğun bilinçaltı bundan sonraki yaşamında geri zekâlı, sakar ve aptal olmanın gereğini yerine getirecektir. Çocuk yüksek bir IQ’ya sahip olsa bile “Geri zekâlısın aptalsın” şeklinde babasından almış olduğu telkin onun başarılı olmasını engelleyecektir. Çünkü geri zekâlı biri yüksek notlar alamaz. Baba da “Ben diyorum zaten bu çocuk aptal” diyerek haklı olduğunu ispat etmiş olur.

        


          Toplumda anne- babasının, öğretmeninin, akrabalarının, çevresinin olumlu-olumsuz telkinlerinden etkilenmeyen ve onları etkilemeyen kimse var mıdır?

 

         Ama sadece etrafımızdaki insanları etkileyip onlardan etkilenmekle kalmıyoruz. Kendi kendimize söylediğimiz şeylerle de aslında hayatımızı hiç farkına varmadan şekillendirip etkilemekteyiz. Kendi kendimize söylediğimiz her şey doğal olarak hayatımızda olumlu ya da olumsuz hipnotik  bir etki oluşturuyor. Sürekli baş ağrısından şikâyet ederseniz baş ağrılarınızdan kurtulamayacağınızı garantilemiş olursunuz. Ya da herkese her yerde unutkan olduğunuzu söylüyorsanız, hiç kimsen ismini hatırlayamıyorum diyorsanız bundan sonra bu özelliğiniz devam edecek demektir.

 

         Madem hem kendimizde hem de çevremizdeki insanlar üzerinde böyle büyük bir gücümüz var o halde bu gücü neden olumlu yönde kullanmıyoruz. Özellikle çocuk yetiştiren  anne ve baların hele hele eğitimin içindeki öğretmenlerin söylediklerinin karşısındaki kişinin bilinçaltında oluşturacağı etkiyi göz önünde bulundurarak konuşmaları gerekir.

 

         Çocuğumuza onu aşağılayan, güvenini kıran sözleri sürekli olarak söylersek eninde sonu onu güvensiz, başarısız biri haline getiririz. Ya da  onu motive edip,  onun eksik ve hatalarını yapıcı bir şekilde görüp, özgüvenini arttıracak sözlerle  onu hem başarılı, hem de akıllı biri  de yapabiliriz. Çocuğun olumlu davranışını mümkün oldukça pekiştirerek, hata yaptığında kişiliğini değil o hatalı olan davranışını eleştirerek bunu başarmamız mümkün.

 

         Kendi kendimize ve çevremize verdiğimiz telkinlerin yanı sıra, hemen hemen hepimizin hayatında yaşadığı olağan hipnoz hallerine de şöyle bir göz atalım.

 

         Çok önemli bir iş ya da yolculuk için sabah saat beş buçukta  kalkmanız gerektiğinde saati kurursunuz ancak  saat henüz  çalmadan uyandığınız olmadı mı?

 

         Bugün başıma kötü bir olay gelecek diye içinizden geçirdiğinizde o gün başınıza kötü bir olayın geldiği olmadı mı?

 

         Bir yolculukta bir yere giderken “Yol ne çabuk bitti geçti, yolculuk hızlı geçti” diye düşündüğünüz olmadı mı? Muhtemelen bedeniniz araçta ama dikkatiniz ve ruhunuz iç dünyanıza yönelmişti.

 

         Heyecanlı gazete okurken ya da televizyonda bir program izlerken evdekilerden birinin size seslendiği ama sizin duymadığınız sonra da “Kaç keredir sesleniyorum niye cevap vermiyorsun” dediği sizin de “ ne zaman seslendin hiç duymadım” dediğiniz zamanlar yok mu?
 


         Bunların hepsi gün içinde hipnoz hallerinden sadece birkaç tanesi.


         Madem durum böyle  o halde kendimizi ve çevremizdekileri  olumlu telkinlerle hipnoz etmeye ne dersiniz ?