Yalnız değilsin Doktor


 

İyi bir televizyon izleyicisi sayılmam. Ama öyle programlar vardır ki bilmemeniz mümkün değil. Bazıları yıllardır devam eder. Bu sebeple illaki denk gelirsiniz, rastladığınızda da takılır kalırsınız.

    Onlardan birisiydi Kim Beş Yüz Milyar İster? Şimdi adı değişti “Kim Milyoner Olmak İster?” adıyla son sürat devam ediyor. Ben “Kim Beş Yüz Milyar İster?” dönemlerinin izleyicilerindenim. Hatta sona erdiğinde üzülmüşlüğüm bile vardır. Çünkü ciddi ciddi katılmayı düşündüğüm bir yarışmaydı o dönemlerde.

    Hani kendi adıma 100 milyarın üzerindeki sorular filan kolaydı da ah o ilk sorular yok mu? Beni yarışmaya katılmaktan geri durduran tek sebep!

    Hele mesleki titrleri çok çok ileride entelektüel şahsiyetlerin daha ilk beş soruda elendiğini görmek, başımı bulduğum minderlerin altına filan sokmama neden oluyordu. Onlardan daha çok üzülüyordum belki.

    Vallahi öyle.

    Kınadığımdan filan değil, ben de benzer sorularda takıldığımdan.

    Yok, yirmilik banknotun üzerinde kimin fotoğrafı vardır, kan grupları, fasulye nimetten midir, beşten üç çıkarsa kaç kalır? (Tamam abarttım.)

    Şanlıurfa’dan yarışmaya katılan Doktor Bekir Özkaya’nın haberi vardı sitemizde. “Urfalı Doktorun elendiği soru herkesi şaşırttı” diye verilmişti haber.

    Yarışmaya katılan Doktor Bekir Özkaya, “bilgisayar ekranında görülen ok şeklindeki fare imleci hangi yönü gösterir?” şeklindeki soruyu cevaplayamayarak elenmiş.

    Bu şaşırtmamalı oysa kimseyi. Zira soruyu görür görmez, ekrana bakıp sağ mı sol mu olduğuna nasıl karar vereceğiz diye düşündüm ben de. Tamam, senin baktığın yöndür esas olan fakat insan yine de şöyle bir düşünüyor. Ve karıştırması da kuvvetle muhtemel. Yoksa ben Doktor’un daha zor sorulara doğru cevap vereceğinden adım gibi eminim.

    Dediğim gibi kendimden biliyorum. Hava filan da atmıyorum söyleyeyim. Zor sorulara cevap veriyorum filan diye. Hava atacak olsam kolay sorularda ekran başında benim de elendiğimi ifade etmem.

    Hep şunu düşünmüşümdür yarışmayı izlerken, hiç sekmez. “Şu ilk beş soru olmasa.” Haklarını teslim etmek lazım, soruları hazırlayanlar gerçekten çok zeki. Kolay gibi görünen fakat son derece dikkat gerektiren böylesi sıradan basit fakat bir o kadar da çetrefilli soruları hazırlamak kolay değil.

    Hal böyle olunca, “yalnız değilsin Doktor” demek geldi içimden. Yarışmayı izlemedim ama eğer aynı yarışmayı ben sürdürüyor olsaydım, aynı soruda bende elenirdim.

   Nevruz

   Orta Asya’dan Balkanlara kadar çok geniş bir coğrafyada kutlanan, her ulusun kendi kültürüyle özdeşleştirdiği fakat özünde baharın gelişini müjdeleyen gün, Nevruz’a çok az kaldı.

    İş bu sebeple, her yıl biraz da yürek çarpıntısıyla beklediğimiz ve maalesef yaşanan taşkınlıklarla içimize sindirilmeyen bu günün bu yılda çok güzel ve huzur içinde geçmesini yürekten diliyorum.

    Umuyorum sarf edilen onca çaba sonuç verir ve aklıselim galip gelerek bu güzel gün, güzel bir başlangıca vesile olur.

    Tıpkı bahar gibi…