Ramazan Bu Mevsimin Adı


 

Ruhların ılıman, yağışlı ve verimli olduğu  bir  mevsim. Allaha en çok yaklaştığımız mevsim. Mevsimlerin en değerlisi , en  muhteşemi. Seçilmiş mümtaz ay...

Gönüllerin birleşme mevsimi, ruhların dinlenme, arınma, yunma yıkanma, temizlenme mevsimi...

Suda, havada, insanlarda, doğada,  yiyecek ve içeceklerde farklılığın olduğu mevsim her şeyin daha güzel her sesin daha lâtif olduğu mevsim. Sertliklerin yumuşama, sivriliklerin aşınma mevsimi...

Bu en ziyalı mevsimde,  gönlümüzü sofra yapıp serelim.

Ve,

 ikram edelim…

Eğer eksikse gönül soframızda ikramlarımız.

Tedarik edelim, tamamlayalım.

İşte diyelim ulaşabildiklerimize:

Bu, Rab  aşkı  ki,  sevgilerin, aşkların en yoğunu, en mutluluk verenidir. Tek bir an hissedilmesi bile bir ömrün fedası için yeter olandır. Bir anda ulaşılmaz mesafeler aldırandır...

Bu, Resul sevgisidir ki, Rab sevgisine ulaşmanın anahtarıdır. Onu sevmek kâinatı kavramaktır. Onu sevmek, Rab aşkına yelken açmaktır. Onu sevmek,  Rabb'ın eşiğinde durmaktır. Öyle kuvvetlidir ki bu sevgi, andıkça adını gönül titrer, göz nemlenir...

Bu, hoşgörüdür ki, kendin gibi olmayanları, kendin gibi düşünmeyenleri, kendin gibi yaşamayanları da kalbine kabul etme yetisidir. Kimseyi yaptıklarından ve yaşadıklarından dolayı kınamamaktır.

Bu, şefkattir  ki,  sadece insanları değil, tüm canlıları ve cansızları kapsar. Hepsini koruma,  hepsini kollama  demektir. Bir  kuş kanadından vurulsa, yüreğinden vurulma demektir.

Bu, saygıdır ki, yaratılmış her şeye var olma ve kendini ifade etme  hakkını tanıma demektir. Irk, inanç,  sosyal konum ve cinsiyet ayırt etmez.

Bu, cömertliktir  ki,  Rabb’ın Ya Kerim İsminin tezahürüdür. Kendinin olanı Hakk’ın bilmek, Hakk’ın olanı herkesin bilmektir.

Bu, dürüstlüktür ki, baş götürse bile yalanla tanış olmamak demektir. Haramlarla yakınlaşmamak demektir.

Bu, bağışlayıcılıktır ki, Hata yapanları ve suç işleyenleri cürmü ne kadar büyük olsa da affetme yetisidir.

Bu, rikkattir ki, Canlı ve cansız her yaratılmışı incitmekten çekinme demektir. Kendin kırılma, gayrıyı kırmama demektir.

Bu, tevekküldür ki, Rabb’e bitimi olmayan güven ve teslimiyet demektir.

Gönül soframızı hiç kaldırmayalım yerden.

Gece ve gündüz, ömrün her anı açık kalsın.

Bitmeden devam etsin ikramlarımız.

Hiç sona ermesin.

Hep sürsün...