Açıklıyorum!


 

Ne kadar samimimiyiz? Gerçekten ortalıkta feveran eden kalem sahiplerinin ciddi bir Urfa hassasiyeti var mı? Maalesef yıllardır medyanın bir ferdi olarak, tüm ilişkilerin bir çıkar üzerine kurulduğunu düşünüyorum.  Kimi seçim öncesini, kimi seçim sürecini, kimi de seçim sonrası çıkarlarını düşünerek kalem kuşanıyor.  Bu nasıl oluyor?  Seçim öncesi süreçte, mevcut muktedirleri yıpratmak için yazarlar, çizerler. Çünkü muktedirden beklediğini alamamış,ihale, makam, bir yakınını yahut kendisinden para aldığı bir kişiyi işe yerleştirme gibi istekleri yerine gelmeyenler yeni adaya sahip çıkarken aslında, eski Başkan'dan intikam almaktadırlar. Manşetler, köşeler birer füzeye dönüşmektedir.  Seçim sürecinde ise, bol paralar alarak, ajans hizmetleri, TVlerde saat başı hesap yapmak, sosyal medyada fake hesaplarla karanlık hislerini ifade için ekipler kurarlar. Bundan amaçlanan seçim sürecindeki kazları yolmak, güçlü adaya da seçim sonrası için selam çakmaktır.  Seçim sonrası ise belediyenin tüm tanıtım reklam, ajans vb hizmetlerini alarak kasalarını doldurmaktır.    İşte bu şartlar altında Urfa medyasının şimdiki yaklaşımıyla neyi hedeflediği ortaya çıkmaktadır.  Twitter ve Facebook gibi mecralarda herkes aslında kendini ele veriyor. Ve ilginç olansa, Ankara'dan aldıkları kulis bilgileriyle dakika dakika tavır değiştirmeleridir ki, bu da onların hayata çıkardan, gücün yanında olmaktan başka pencereden bakmadıklarını ortaya koymaktadır.  İşin gülünç tarafı ise, bu tavırların dışarıdan nasıl algılandıklarını bilmemeleri. Okurlar, takipçiler bu insanların Urfa'nın kangren kalemleri olduklarını görmekte ve onları lanetlemektedir.    Hele kirli isimler ardına saklanıp, toplumu sosyal medya ve basında yönlendirmeye çalışan korkak küçük adamların yaptığına ne demeli? Saklanmak için özel bir durumu yoksa, fikirlerini çıkıp açıktan söyleyemeyen kişilerin iyi niyetli kişiler olduğu hiç kimse söyleyemez. Rumuzla yazılabilir elbette. Ama bu birilerini karalayarak ortaya muğlak ve iftira içerikli paylaşımlar atmak şeklinde değil, savunduğu fikrin veya kişinin olumlu yönlerini söyleyerek olursa saygıdeğerdir.    Şahit olduğum bazı şeyler nerdeyse beni gazeteci olduğuma pişman edecek noktaya getiriyor. Urfa medyasında kesin bir kanaat gibi sunulan bazı bilgilerde adeta bazı vekillerimize iftira ediliyordu. Neymiş de Urfa'nın en önemli Büyükşehir Belediye Başkanı aday adayını protesto etmişler.  Kendileriyle yaptığım görüşmede bunun tamamen yönlendirme amaçlı bir iftira olduğunu söylediklerinde kan beynime sıçramıştı. Sırf destekledikleri kişi aday olsun diye, masum insanlara iftira etmek en yalın ifadesiyle bir alçaklıktır, şerefsizliktir. Buna herkesten önce biz medya mensuplarının dur demesi lazım. Yoksa bu kirlilik içinde hepimiz kaybederiz en çok da güvenilirliğimizi, inanırlılığımızı, saygınlığımızı yitiririz.     Gelin duru bir medyatik tavır sergileyelim. Bu şehrin çıkarlarını kim savunacaksa ona destek verelim. Irk, memleket, cinsiyet, inançsal mensubiyet gibi ötekileştirici tavırlardan vazgeçerek, marjinal faydayı sunacak olan adayı destekleyelim. Bu bizim alacağımız ihalalelere, alacağımız ajans ve tanıtım hizmetlerine, bize vadedilen koltuklara mal olsa da doğru adayı seçelim.