Kün Fe Yekûn


Niyazımdır Ey Rabbim!

      “Onlar okun yaydan çıktığı gibi imandan çıkacak” buyuruyor Senin Habibin. (s.a.s) (Ramûzul Ehâdis)

        Şirk ve kibir kol gezerken dört bir yanda, dilerim ve yalvarırım ki Sen bizi imandan mahrum bırakma.

       Her gün mütemadiyen yalan ve iftiralara yenileri eklenirken ve insanlar sadece duymakla bir insanı, bir topluluğu yargılamakta, kötülemekte, hatta bazısı bazısını tekfir etmekte haddi aşarken, Sen bizim dilimizi ve kalbimizi şirk, kibir, yalan, iftira tuzaklarına kapılmaktan ve düşmekten muhafaza buyur Allah’ım.

       Allah’ım, gidecek kapımız yok, Senden başka sığınacak kimsemiz yok. Biz ancak Seni bilir Seni tanırız, kullukta ve yardım istemede ancak Senden medet umarız; Rabbim Sen bizi bu yangın yerinin ortasında yalnız bırakma.

        Allah’ım gizli açık şirk batağında yüzerken bazı kulların, kibirden, azametten medet umarken, Sen bizi şirkin açığından da gizlisinden de, bu kullarının kibir ve böbürlenmesinden de uzak eyle, bu tuzaklara düşmemize izin verme. Bizler de böyleysek, bilerek bilmeyerek düştüğümüz hatalardan, günahlardan Sen bizi beri kıl.

      Havf ve reca Rabbim! Havf ve reca arasındayız biz.

      Fatiha’yı hayatımıza geçirmek için çabalayanlardan.

      Yalnız Sana kulluk edip, yalnız Senden yardım dileyenlerden.

      “Maliki yevmiddin” havf dersimizdir Ey Yüceler Yücesi.

      “Sıratı-Müstakim”e hidayet talebi recamız.

      Biz ki ehl-i sünnet üzereyiz.

      Sen bizi istikametimizden ayırma, Senin yolunda, “Habibim” dediğin Sevgililer Sevgilisinin (s.a.s) sünnetinde sabit kıl.

     Havf ve recayı unutanlar çağındayız Rabbim. Biz, Senin Habibinin, “Allah’ım onunla İslam’ı güçlendir” diye dua buyurduğu Ömer’in (r.a) yolundayız.

      O Ömer ki adaleti dillere destanken korku ve ümit arasında titriyordu. Ölçüsü şuydu, ölçümüz şu Rabbim;

      “Bir mü'min "Cennete bir tek kişi girecek" dense "Yoksa acaba ben miyim?" "Cehenneme bir tek kişi girecek" dense "Yoksa ben miyim?" hâlet-i rûhiyesinin içinde bulunmalıdır.”

      Bu sebepten, bizim abdestimizden de namazımızdan da şüphemiz var Rabbim. Biz garantilemedik Senin rızanı. Biz cenneti parsellemedik. Biz Senin karşında boynumuzu eğdik, sadece Senin rızanı umduk. Ve dua ettik, “Allah’ım razı olduğun kullarından eyle. Biz Senin rızandan emin olamayız, abdestimizin, namazımızın kabul olacağının da… Bunun hükmünü verecek olan yalnız Sensin, diliyor ve umuyoruz ki Senin bu hükmü verdiklerinden oluruz.”

      Çünkü Rabbim biz korkuyoruz. Rahmetinden ümidimizi kesmediğimiz Senden korkuyoruz da. İbadetlerimizin eksikliğinden, içine düştüğümüz hatalardan yine ancak Sana sığınıyoruz.  

       Ey rahmeti sonsuz!

      Sen bizi kibir ve şirk içinde ibadetinden, amelinden emin olup böbürlenenlerden eyleme.

      Sen bizi şirk batağına saplananlarının tuzağından, kibrinden ve güç sarhoşluğundan uzak eyle.

      O, namazları yüzlerine çarpılacak olan, namaz kılıp başka her türlü amelinde haddi aşanların düştüğü, yalan, iftira, kibir ve şirk batağından koru.

       Senin Habibin, namazlarını zayi edenlerin, kıldıkları namazların yüzlerine çarpılacağını haber veriyor; Rabbim bize dosdoğru namaz kılmayı, kıldığı namazda okuduğu ayetleri hayatına geçirenlerden olmayı nasip eyle.

       Bizi anlayan, manaya eren, o manayı hayatına geçiren salih kullarının arasına dahil eyle…

       Rabbim, sen bizi sarhoşluk veren her şeyden kaçınmaya davet ediyorsun.

       Rabbim, zahirde manaya erdiğimiz her şeyin batınını da anlamayı diliyoruz Senden.

      Bu sebepten gücün sarhoşluğundan da, güç sarhoşlarından da Sana sığınıyoruz. Sen bizi bunların ellerinden, dillerinden emin ve muhafaza eyle.

      Güç sarhoşluğu içinde ne söylediklerini bilmeden, namaza yaklaşanların halinden uzak tut. Çünkü Rabbim Sen “sarhoşken namaza yaklaşmayın” buyuruyorsun, buradaki sırra bizleri vakıf eyle. Böylece namaz kılanların akıbetinden emin olamıyoruz Rabbim, Sen onları da bizleri de affeyle…

       Rabbim, Senin güzide dinin, son din İslam’la şereflenenlerdeniz. Habibim diye hitap buyurduğun, Sevgililer Sevgilisinin ümmetiyiz.

       Allah’ım Sen bize bunlara sahip olduğumuz için şükretmeyi, Kur’an ve Sünnet yolundan ayrılmamayı, Senin tek, gerçek ve doğru yolunu layıkıyla yaşamayı bizlere nasip eyle…

       Senin dinin üzerindeki tehlikeleri bertaraf etmeyi, Habibinin sünnetinin kem insanlarda, kem kalplerde bozguna uğraması ve uğratılması çabalarına karşı mücadele etmeyi bize nasip buyur.

      Rabbim, dinin adı var, kendisi yok denilenlerin temsil noktasında olmalarına müsaade etme.

       Bu güzide dini ve dini bütün salih, mü’min kullarını bunların ellerinden ve dillerinden emin eyle…

      Biz emin olamıyoruz ey Rabbim, o mucize ayet-i kerimen üzere:

       "Onlardan bir grup var ki, kitapta olmadığı halde kitaptandır sanasınız diye dillerini eğip tahrifat yaparlar ve "Bu, Allah  katındandır" derler. Halbuki o, Allah  katından değildir. Ve onlar bile bile Allah  adına yalan söylerler." (Al-i İmran: 78)

       Rabbim, ürperiyoruz bundan, fetvaların kitaba uydurulmasından… Senin adına yalan söyleyenlerden de Sana sığınıyoruz.

        Allah’ım sözün bittiği yerdeyiz. Yorgunuz, üzgünüz, biçareyiz. Niyazımız ancak Sana’dır. Gün be gün inciniyor, kırılıyor daha da çok üzülüyoruz. En çok, Senin ayetlerinin, Senin dininin keyfe alet edilmesine içerliyoruz ey Din Gününün Sahibi.

      Sen bizi korktuklarımıza uğratma, umduklarımıza nail eyle…

      Havf ve reca Rabbim. Havf ve reca.

      Kapındayız Ey Rahmeti Sonsuz. Korkuyla kapındayız, ümitle kapındayız.

      Sen bizi yalnız bırakma ey “Ol!” emrinin yegâne Sahibi.

      İşittik ve itaat ettik, korkularımızdan sıyrılıp, bu ümide tutunduk; “Kün Fe yekûn!”

      Niyazımız ancak Sana…