Transferler ve Fotakis Konusu


Şanlıurfaspor Transferleri ve Fotakis konusu   Göreve geldiğimiz 2013 yılı ocak ayından bugüne çeşitli yazılarımda süreçleri anlatarak şeffaf davranmaya çalıştım. Yazılarımda şeffaflık yanında yönetici olmamın sorumluluğu ile bazı konularda fazla detaya girmedim. Gerek yazılı gerek görsel basından arkadaşlarımızın ve katılmış olduğum canlı yayınlarda sorulan sorularada yutkunmadan açık yüreklilikle cevaplar verdim. Ancak süreci takip etmeyen veya demeçlerimi anlamayan bazı kimseler meraklarını köşe yazılarımın yorum bölümlerinde blirtmekteler. Kötü niyetli olanlar hariç olmak üzere, iyi niyetli sorulara cevap niteliği taşıyan bu köşe yazısını yazma gereği duydum. Çünkü kötü niyyetle iftira atanlara ne yazarsak yazalım, ne söylersek söyleyelim fayda etmeyeceğini tahmin etmekteyim. Göreve geldiğimiz ilk günlerde yaşadığımız transfer sürecini 11Nisan 2013 tarihli köşe yazımda anlatmıştım (http://www.sanliurfa.com/koseyazisi4085-Sanliurfaspor.html).    2012-2013 Futbol sezonu sonunda yönetim kurulumuzun almış olduğu karar gereği transferler o günkü Mevcut Hocamızın raporu doğrultusunda, yönetim kurulumuz tarafından olşturulan transfer komitesi ve bir arkadaşımızın tam yetki ile yürüttüğü bir süreç olmuştur. Tabiki süreç içerisinde ihtiyaç duyulduğunda herbir yönetici üzerine düşeni yapmıştır. Bu süreç sonunda transferlerde en fazla eleştiri konusu yapılan Fotakis ve Sercan Yıldırım transferleri olmuştur.   Buradan açık açık ilan ediyorum ne Fotakis nede Sercan Yıldırımın transfer önerileri benim tarafımdan gelmemiştir. Özellikle Fotakisin transferi konusunda hiç bir dahlim olmamıştır. Fotakis transferi konusundaki süreci sizinle paylaşarak kötü niyyetli bazı kişilere cevap vermek istiyorum. 2013 yılı ramazan ayı içerisinde Italyada bulunduğum bir dönemde telefonumu arayan ve kendisini Fırat olarak tanıtan bir menejer Yunanistana Fotakisin transferi için gideceğini, Urfadaki yönetici arkadaşların Istanbulda olduğumu düşünerek telefon numaramı verdiklerini ve birlikte yunanistana gitmemiz konusundaki arkadaşlarımın mesajını iletti. Romada olduğumu, daha bir kaç gün burada olacağımı belirterek kardeşimin telefonunu vererek irtibata geçmesini istedim. Benim Fotakis transferindeki dahlimin tamamı bu kadardır. Devamında Fotakis Urfaya gelerek kendi ifadesi ile istemediği halde ikna edilerek imza attığını gerek arkadaşlardan gerek basından takip ettim. Ben Fotakisi uzunca bir zaman sonra Urfaya geldiğimde gördüm. Ödemeleri incelediğimizde Fotakisin sözleşmesi ile menejerlik ücreti konusunda farklı rakkamlar olduğunu gördüğümde bunu yönetim kuruluna taşıyarak gündem oluşturdum. Fotakis iki yıllığına 750.000 AVRO ya imza atmışken menejerlik ücretinin yüzde ondan fazla 90.000 AVRO olamasının gerekçesini bonservisinin elinde olması ve zor bir transferin menejerler tarafından gerçekleşmesi şekilinde açıklandı. Aslında biz hiç bir menejere yüzde on vermemiş, pazarlıklarla bu oranın çok altında rakkamlar vermiştik. Tabiki bonservis bedeli vermemek avantaj olduğundan bu gerekçeyi haklı olarak kabul ettik.    Devamında Fotakisten verim alınamayacağı ortaya çıktığında sürece dahil olarak Fotakisin sözleşmesini fesih yoluna gittik. Bu süreçte tam bir dolandırıcılık şebekesine düştüğümüzü anladık. Arkadaşlarımızın iyi niyyetli ve dikkat etmeden imzaladıkları sözleşmeleri aleyhimize kullanan menejerler ile ciddi bir mücadeleye hatta zaman zaman kavgaya varacak tartışmalara girdik. Maalesef Fotakisin Türkçe ve İngilizce düzenlenen sözleşmeleri farkılı idi. Ingilizce sözleşmede kulübü bağlayıcı maddeler bulunmaktaydı. Yabancı oyuncularda ise İngilizce sözleşmeler geçerli oluyordu. Yine menejerlik sözleşmesi yüksek rakkam olmakla birlikte paranın tamamının taahüt edildiği şekilde düzenlenmişti.   Halbuki biz bu tür sözleşmelere klüp opsuyonu koyarak ikinci yıl devam ederse maddesi eklemekte ve ikinci yılın ödemesini ikinci yıl içerisinde yapmaktayız. Menejerler 50.000 AVRO yu peşin almış 40.000 AVRO nunda vadesi geçmişti. Fotakis bizimle direkt iletişim kurmuyor menejerleri ile görüşmemizi istiyordu. Menejerler Fotakis için 525.000 AVRO ve kendileri 40.000 AVRO vermemiz halinde sözleşmenin feshini kabul edeceklerini söylediler. Arada yaşananları geçerek sonuca gelmek istiyorum. Sonuçta Fotakisin Yunanistandaki resmi menejerleri ile herşey dahil (Futbolcu ve Menejer) 150.000 AVRO ya anlaşma sağladık. Fotakis ile protokol imzalayıp ödeme planı yaptıktan sonra yeni bir sözleşme ile karşılaşarak Menejerlik sözleşmesinin Yunanlı resmi menejerler tarafından değil Menejer Fıratın tanıdığı (Ortağı) başka bir Menejer tarafından imzalandığı ortaya çıktı. Çok stresli geçen ve malesef dolandırıcı bir şebeke ile karşılaştığımız bu süreçte menjer ile kavga derecesinde tartışmalar yaşadık. O günlerde Dani nin transferi için Türkiyeye geldiğini söyleyen ve Fıratın ortağı olduğunu tahmin ettiğim menejer etik kurallardan uzak fırsatçı bir tavır ile sözleşmeya dayalı bizden para koparmaya çalıştı. Menejerler ara transferlerin bitmesine az bir süre kalması ve yabancı kontejanımızın açılmasını isteğimizi tahmin ederek para koparma derdine düşmüşlerdi. Ben sinirlerime hakim olamadığım ve burada anlatmak istemediğim bazı şeyler yaşadığım için sürecin dışında kalmak istedim. Arkadaşlar menejer ile mayısta ödenmek üzere 17.500 AVRO karşılığı anlaşmaya varmışlar. Fırat bu anlaşmanın metnini bana getirerek imzalattı. Bu konu hakkında yasal yapılacak şeyler varsa yasal haklarımızı arayacağımızı Avukatlarımız ile görüşmekteyiz. Yukarıda yazdığım gibi Fotakisin gelmesinde hiç bir dahlim olmadığı halde giderken verdiğim mücadele ve stres göreve geldiğim günden beri yaşadığım tüm streslerden daha fazla. Çünkü göz göre göre dolandırılmaya çaılıştığımızı yaşamış olduk. Sercan konusunda ise süreci iyi yöneterek GS ın bizden alcağı olan 150.000 AVRO dan vaz geçmesini sağladık. Böylece Sercanın alacakları ile birlikte kulübümüzün kasasında bir milyon liradan fazla para kalmış oldu.    İyi niyyetle merak edip soranları ayrı tutuyorum. Sadece çamur atma ve İftira atma içgüdüsü ile konuyu saptıranları önce Allaha sonra Şanlıurfalı hemşerilerime havale ediyorum. Fotakisi önermediğim, (O dönemde trasfer politikamız gereği bir tek futbolcuyu bile önermedim) sözleşmelerine imza atmadığım, tekrar ederek söylüyorum transferinde hiç bir dahlim olmadığı, yollarkende çok büyük mücadele verdiğim, maalesef transferinde dahli ve imzası olan bazı arkadaşlar bu süreçte ortada yokken ismimin gündeme getirilmesini manidar buluyorum. Buna rağmen arkadaşlarımın niyyetinden şüphe duymayarak onlar kadar sorumluluk almayı kabul ediyorum. Ancak daha fazlasını kabul etmiyorum.   Özellikle son aylarda bir kuruş kamu desteği ve başka bir bağış almıyoruz. Yeni taşındığımız tesisilerde imalat çok kalitesiz ve bir çok eksikler var. Eksikleri gidermek ve altyapı sahası ile binası için masraf yapma konusunda kılı kırk yaran, ihtiyaç olduğun da kendi cebimizdeki parayı vermekten çekinmeyen bu yönetimi itham etmek akıl,vicdan ve izan ile izah edilemez.   Daha bu hafta tesislerde pencerelerin arasındaki boşluktan odasına giren rüzgar nedeni ile hastalanan Ercan ın maça nasıl yetiştirileceği ve odaların izolesi için ne yapacağımız, Banahane nin tedavisinin erkene alınması konuları ile uğraşırken bu konuya değinme gereği duydum. Bu konu ve merak edilen her konuda sorusu ve merakı olanlar varsa bana ulaşmanın zor olmadığını düşünüyorum.   Tüm bu yaşananlar sonrası Şevkimizin kırılmasının kimseye yararı olmayacağı gibi Urfaspora zararı olacaktır.   Başka bir yazımda benim de içerisinde olduğum transfer komitesinin tamamen sorumluluk aldığı son transferleri anlatacağım.