Ortadoğu\'dan Ukrayna\'ya


Ukrayna’da da devrim oldu. Halk sokaklarda günlerce kalarak en sonunda devrimini yaptı. İktidar, sokaktaki halkın direnişini kıramadı ve devlet başkanı ülkeyi terk ederek Rusya’ya sığınmak zorunda kaldı.

 

Ukrayna’daki yönetim Rusya yanlısı bir yönetimdi. Halkın çoğunluğu ise daha çok Amerika ve Avrupa yanlısıydı. Halk sokağa çıktığında Amerika ve Avrupa’dan çok destek aldılar. Bu destek sayesinde aslında, iktidar yönetimi bırakmak zorunda kaldı.

 

Oysa Ortadoğu’da, küresel emperyalistler aynı tutumu sergilemediler. Tunus, Libya, Mısır ve Suriye’deki halk direnişine, bırakın destek çıkmayı köstek bile oldular. Sadece Libya’da biraz destek verir gibi gözüktüler o da Kaddafi ile işleri bittiği içindi. Fakat şu anda hem Tunus’ta hem de Libya’da sükûnet sağlanmış değil. Zira devrimden sonra iktidara gelenler kendileriyle aynı görüşü paylaşmadıkları ve onların çizgisinde olmadıkları için oraları sürekli karıştırmaktadırlar.

 

Mısır’a bakalım. Mısır’da devrim olup ve Mısır tarihinde ilk defa demokratik seçimle başa gelen Mursi’ye karşı, askeri darbe yapıldı. Bu küresel emperyalist beyefendiler, yapılan bu darbeye,  askeri darbe bile demeye imtina ettiler. Çünkü iktidara, Müslümanlar gelmişti ve bunların gitmesi gerekiyordu. Hemen orduya darbe yaptırdılar. Halkın yanında durmadılar. Oysa her platformda askeri darbelere karşı olduklarını söylerler. Hatta halk Mursi’ye destek için sokaklara dökülürken, ordunun yaptığı katliamları kınamadılar bile. Şu anda bile birçok suçsuz insan gözaltına alınıyor fakat bunların gıkı çıkmıyor.

 

Suriye’ye gelelim. Zaten insanlığın öldüğü son noktadır. Evet, Suriye’de her gün biraz daha insanlık ölüyor, hepimiz ölüyoruz. Zira artık oradaki ölümleri normal karşılıyoruz. Orada üç yılını dolduran savaş, şimdi dördüncü yılına giriyor. Yüzbinlerce insan öldü, ölüyor, işkence ediliyor, nerede insanlık? Nerede kaldı insani duygularımız? Bu küresel emperyalist güçler neden göz yumuyor bu katliamlara? Çünkü ölenler Müslümanlardır. Ne kadar Müslüman ölürse onlar için iyidir. Yermük kampındaki çocukları, yaşlıları, kadınları hepimiz izledik. Açlıktan, susuzluktan ne hale geldiklerini hepimiz gördük. Eğer öyle bir durum bu gün Ukrayna’da olmuş olsaydı bu beyefendiler hiç durur muydu böyle? Bir ülke yok oldu. Taş üstünde taş kalmadı. Milyonlarca insan yerinden yurdundan oldu fakat bu beyefendilerin umurunda değil.

 

Tabi bunları suçlarken Müslümanların da suçlu olduğunu söylememiz gerekir. Çünkü Suriye’de yapılan zulme Müslümanlar da ortaktır. Bir taraftan İran bir taraftan Hizbullah Esad’a destek veriyorlar. Hatta Rojava’da Kürtlere karşı savaşan ve Kürtlerin kafasını canlı canlı kesenlere de bir zamanlar başka Müslümanlarca destek veriliyordu. Şimdi ne oldu. O destek verdikleri Irak-Şam İslam Devleti ve El Nusra gibi El-Kaideci gruplar Özgür Suriye ordusuna karşı savaşıyorlar. Yani Esad’a bir anlamda destek veriyorlar. Girdikleri her yeri talan ediyorlar, insanları tıpkı Esad gibi işkence ederek meydanlarda öldürüyorlar. Kendilerinden olmayan hiç kimseyi kabul etmiyorlar. Kürtlere yaptıklarının aynısını, şimdi başka bölgelerde yapıyorlar. Hatta bunlar Kürtlerle savaş yaptıklarında ve Kürtler onları kendi bölgelerinden püskürttüklerinde şunu çok iyi hatırlıyorum Özgür Suriye Ordusu genel komutanı diyordu ki; eğer Kürtler böyle devam ederse onlara karşı topyekûn bir savaş başlatacağız, onun için akıllı olsunlar açıklamasını yapıyordu. Şimdi ne oldu? Kürtlere karşı destek verdikleri bu gruplar şimdi kendilerine karşı savaşıyorlar.

 

Küresel emperyalistler her zaman yaptıkları gibi yine yanlı davranıyorlar. Ukrayna’daki tutumun aynısını Ortadoğu için de göstermiş olsalardı bu gün Ortadoğu’da böyle kan akmazdı. Şu an bakın Kırım konusunda da aynı tutumu sergiliyorlar. Hatta Amerika, Rusya ile savaşın eşiğine geldi. Tüm ilişkilerin biteceğini açıkladı. Rusya’nın Kırım’da gerginliği sürdürmesi halinde karşılığına da katlanması gerektiğini söyledi. Neden? Çünkü Kırım Ukrayna’ya bağlı özerk bir cumhuriyettir. Şu anda Ukrayna’da kendi yandaşları iktidara gelmişse Kırım’ın Rusya’ya bağlanması hesaplarına gelmez.

 

Herkesin, kendine demokratım, Müslümanım diyen herkes, bu çifte standardı görmelidir. Hakkaniyet sahibi herkes bu oyunların ve kirli hesapların farkında olmalıdır. Haksızlık nerede olursa olsun ve kime yapılırsa yapılsın karşı çıkılması gerekir. Küresel emperyalistlerin oyunlarına gelmemek gerekir.