Göklerde Ahmed, Yerde Muhammed


          

O, kâinat için asıl olandı.

O, gökler, yer,  arş,  kürsî,  cennet ve cehennem yaratılmadan üç yüz yirmi dört bin sene önce Allah’ın,  kendi nurundan bir parça alıp o nurdan  ruhunu yarattığı  ve  ezelden sevgili diye isimlendirdiğiydi.

O, başına hidayet, boynununa alçak gönüllük, gözüne hayâ, alnına yakîn, ağzına sabır, diline doğruluk, yanağına muhabbet, göğsüne nasihat, kalbine vera,  içine zâhitlik, dizlerine korku, ayaklarına istikamet yerleştirilendi.

O, hilm ve güzel ahlakla süslenendi.

O, kalbine merhamet doldurulan,

O, şefkatle terbiye edilen,

O, ikramla yüceltilendi.

O, başına yakin tacı konulan, hidayet cübbesi giydirilendi.

O, yakîn ağacının üstünde kırk bin sene Allah’ı tesbih edendi.

O,  hakkın yarattığı nurdan kandil içinde, Allah’ın her bir ismi için bin yıl tesbihte bulunandı.

Rahman ismine geldiği zaman Allah’ın rahmet nazarına mahzar olandı.

Rabb’ın  nazarı karşısında döktüğü hayâ terlerinin her bir damlasından,  peygamberlerden birinin  ruhunun  yaratıldığı nurdur O. Kahhâr ismine ulaşınca, haşmet - i ilahiyeden dolayı mümin ve kâfirlerin sayılarınca ter döken,

döktüğü terlerden evliyaların, müminlerin ve kâfirlerin ruhları yaratılandır O.

Risalet vazifesiyle seçkin kılınandır O.

Kendisine bakılınca Kuran’ı Kerim, Kuran’ı Kerim’e bakılınca kendisi görülendir O...

 

 O, insanlara kurtuluş vesilesi olan idi.

Hz. Adem toprak ile su arasındayken o nebi idi.

Adı  göklerde Ahmed,  yerde Muhammed (sav)  idi...