Ömrümüzün Son Üç Ayı Olsaydı!


İnsan, özünden uzaklaşıp değerini kaybedince “aklın kapsama alanından uzaklaşarak” her türlü yozlaşmaya, tahrifata imza atabilir.

 

Miladî 6. asır Arap coğrafyası manevi bir buhran geçirmekteydi. Çıkarları için zamanla oynayarak erteleme(nesi') yoluyla aylarda tahrifat yapan cahillerin yaptığı yanlışa dikkatleri çeken Yüce Allah Kur’an’ın Tevbe Suresinde şöyle buyurmaktadır:

“Gökleri ve yeri yarattığı günde Allah'ın yazısına göre Allah katında ayların sayısı on iki olup, bunlardan dördü haram (hürmetli) aylardır. İşte bu dosdoğru hesap (nizam)'dır."

 

Her şeyin ve zamanın gerçek sahibi Yüce Allah, yapılan yanlışın telafisi amacıyla doğruyu göstererek yılın her gününe yayılan bereketli bir takvim(Hicri-Kameri Takvim) uygulamasıyla oruç, zekât ve hac gibi mühim ibadetlerin eda edilmesine bir ölçü tayin etmiştir.

 

Vahyin insan şekline dönüşmüş formu, Kur'an’ın canlı müfessiri Hz. Peygamber'in(sav) yukarıdaki ayet ile ilgili şu açıklaması önem arz etmektedir:

"İşte zaman, hakikaten Allah'ın semaları ve yeri yarattığı günkü durumu gibi devre girdi. Sene on iki aydır. Bunlardan dördü haramdır ki, üçü peşpeşe (Zilkade, Zilhicce, Muharrem) diğeri de "RECEB”ayıdır.

 

İslam Ümmetine ithal edilen şu an kullanımda olan Grogeryen Takvimin ocakla başlayıp aralık ile biten ay isimlerini bilmeyen yoktur herhalde.

Kur’an’ın 12 dediği ay isimlerini ise biliyor muyuz? Tevbe Suresinde sayıları belirtilip isimleri zikredilmeyen aylar şöyledir;” Muharrem, Safer, Rebiyülevvel, Rebiülahir, Cemaziyelevvel, Cemaziyelahir, Receb, Şa'ban, Ramazan, Şevval, Zilkade, Zilhicce”

 

Haram aylarda tutulan oruçların faziletiyle ilgili Hüccetul İslam İmam-ı  Gazzâlî şöyle demiştir;

"Bu aylarda tutulan bir gün oruç diğer aylardaki otuz günlük oruçtan faziletlidir. Ramazan-ı şerifteki tutulan bir günlük oruç ise haram aylarında tutulan otuz günlük oruçtan makbuldur.

 

Nebiler nebisi H.Muhammed (sav) Efendimizin diliyle;

 "Receb Allah'ın, Şa'ban benim, Ramazan ümmetimin ayıdır"

 

Peygamber Efendimiz sav’in üç aylar ile ilgili duasını özellikle bu aylarda tekrar edelim;

”Allah'ım Receb ve Şa'banı hakkımız da mübarek kıl ve bizi Ramazan'a kavuştur."

 

Gönüller Sultanı Peygamber Efendimiz (sav),  Receb ayında bazan oruç tutar bazan tutmazdı. Bazan orucu uzatır bazan da iftar ederdi. Receb’in tamamında oruç tutmaktan kaçınırdı.

 

Receb ayında Regâib ve İsra (mi'rac) gibi iki mübarek gece mevcuttur.

 

Receb ayının ilk cuma gecesi REGAİB gecesidir. Regaib ise rağbet olunan kıymetli şeyler, bol bol ihsan ve çok çok feyiz anlamlarına gelir. Bu sebeple asırlardır İslam âlemi mübarek olan bu geceye ehemmiyet vermiş, feyiz ve bereketinden azami olarak istifadeye çalışmışlardır. 

 

Receb'in 27.gecesi ise İsra-Miraç gecesidir. Peygamberlik görevini kusursuz ve eksiksiz yerine getiren Hz. Peygamber(sav), amcası Ebu Talib'i ve vefakâr-cefakâr eşi Hz. Hatice'yi kaybetmesiyle teselliye ihtiyaç duyduğu Hüzün Yılında Yüce Allah’ın özel ikramlarına ve hediyelerine ulaşmak amacıyla Mekke'den Kudüs'e ve oradan semalara bu gecede yolculuk etmiştir.

 

“Kıldığın namazı son namazın olarak kıl” diyen Hz. Muhammed(sav)’in bu tavsiyesini dikkate alarak içinde bulunduğumuz bu üç ayları da hayatımızın son fırsatı bilip hakkıyla değerlendirmemiz gerekmektedir.

 

“Küllü atin karib” sırrınca her gelecek yakın olduğundan dolayı her an ölüm meleğiyle buluşabiliriz.

 

Dünya bizi terk etmeden evvel izzetle ve şerefle dünyanın fena ve fani yüzündeki günahları ve isyanları terk etmek dileğiyle Recep ve Şaban ayınızı tebrik eder, Ümmet-i Muhammedin(sav)ayı olan Ramazan’a huzur ve afiyet içinde ulaşmanızı Yüce Allah’tan niyaz ederim.