ENGELLİLERE MÜJDE!


Her yıl Mayıs ayı içerisinde kutlanan“Engelliler Haftası” dolayısıyla tüm maddi engelli olan

kardeşlerimize Yüce Allah’tan şifa dilerken bunun sevabından mahrum kalacak amellerden

uzak kalmalarını temenni ederim.

 

Ahirette ise gerçek engelli olmamak için Rabbimizin rızası dairesinde abidane bir hayat dilerken tüm

engellileri birer “Sabır Kahramanı” olarak görebilmenin manevi neşesini okurlarımla paylaşmak

isterim.

 

Kur’ân, engelli olmaya hakîkî ve mecâzî anlamda olmak üzere farklı açılardan bakmaktadır. Genel

hastalıklar olmak üzere ortopedik, zihinsel engellilikler İslam’a göre birer imtihan vesilesidir.

 

Kur'ân, fiziki manada pek çok musibete maruz kalmış peygamberlerden bahsederken bu sıkıntılar

karşısında onların metanet ve sabır göstermelerini örnek davranış olarak kabul etmiştir.

 

İlâhî hakikati görmek istemeyen, duymamaya çalışan ve anlamak istemeyenler Kuran nezdinde

“engelli” olarak kabul edilmektedir.

 

Taha Suresi 125.ayet en büyük engelin hangi tarafta olacağını şöyle ferman eder;  Kıyâmet günü şöyle dedi:

 “Rabbim, beni niçin kör olarak haşrettin? Hâlbuki ben (daha önce) görüyordum.”

Taha Suresine göre  “ahirette engelli olmak” büyük üzüntünün ve kaybın kaynağı sayılmaktadır.

 

Allah insanları fiziki yapılarına, renklerine, ırklarına, cinsiyetlerine göre değerlendirmemektedir. Tıbbi açıdan

sağlam veya engelli oluşları ise insanı manevi bir üstünlük katmamaktadır.


Hucûrât, Suresi 12.Ayeti“Allah katında en üstün olan en muttakî olandır" kriteriyle

“Takva”ya yani Allah’ın emirlerini yapıp yasaklarından kaçınmağa dikkatleri çevirmiştir.

 

Hz.Muhammed SAV ise konu ile ilgili olarak şöyle demiştir;

“Allah sizin sûretlerinize ve mallarınıza bakmaz.

Fakat(iman veya inkâr durumunuza göre)kalplerinize ve amellerinize bakar."

 

İsra Suresine göre (ister sağlıklı ister engelli olsun) her insan, yeryüzünde Cenab-ı Allah’ın var ettiği en

kıymetli  ve en değerli varlıktır.

 

Çocukken gözlerini kaybetmiş  “görme engelli” bir sahabi olan Abdullah İbni Ümmü Mektum,

bir Hadis-i Kudsi’nin işaretine göre dünyada iken Cennet müjdesini almıştır. Abdullah İbni Ümmü Mektum

şahsında kulluk vazifesini yapan tüm görme engelliler için Cebrail Aleyhisselam Yüce Allah’ın şu müjdesini

vermiştir;

“Ben bir kulumun gözünü aldığım zaman ona Cenneti mükâfat olarak veririm.”

 

Engelli olmak kulluk vazifesini, yapmağa engel değildir. 

Abdullah İbni Ümmü Mektum ilk Müslümanlardan olduğu gibi, ilk muhacirlerden olma şerefine de ulaşmıştır. 

Medine’ye Efendimizden (sav) önce, Musab b. Umeyr ile beraber ilk hicret edenlerdendir.

Görme engelli olmasına rağmen Peygamber Efendimiz’den(sav)  Kuran âyetlerini ezberleyen

ve bu gayreti sayesinde “Kur’an ahlaklı bir hafız” olmuştur.

Yüreğindeki “iman imkânı” ile Medineli Müslümanlara Kuran öğretme şerefine nail olmuştur.

 

İmanın, inancın ve azmin önünde duracak hiç bir engel yoktur.

İman en büyük imkândır sahibine.

 

Dünya hayatı cihetiyle her sağlıklı insan “engelli adayı” olduğunu unutmamalıdır.

Gördüğümüz  engelli kardeşimizin durumu karşısında şükür diliyle yapmamız gereken duayı

Peygamberimiz(sav)'den öğreniyoruz.

Hz.Muhammed(sav)'e ait bu dua ile yazımızı noktalıyoruz;

"Bunu müptela kıldığı beladan beni koruyan ve birçok kimseye vermediği

nimeti bana veren Allah’a hamd olsun!"

İletişim E-Posta:fazilkilic@mynet.com