GÖBEKLİTEPE’NİN SIRRI


Göbeklitepe günümüz uygarlığından binlerce yıl önce belki de bölgedeki ilk uygarlığın temellerinin atıldığı gizli bir dünya. Gizli bir dünya diyorum çünkü henüz bulunan yapıların tam olarak ne tür bir organizasyonun sonucu olduğu henüz bilinmemekte. Ya da şöyle söyleyelim bilinmemekte idi. Şimdi tarihi bir olaya tanıklık edeceğiniz bu yazı artık bilinmeyen tüm gerçekleri gün yüzüne çıkaracak. Göbeklitepe ile ilgili yaptığım araştırmalar sonucu elde ettiğim bilgileri siz değerli okuyucularımla paylaşıyorum. Konuşmaları harfi harfine olduğu gibi ellemeden aktarıyorum ne de olsa tarihi belge sonra tarihi belgede tahrifat yapmaktan idama kadar gider bu iş.

 

Şöyle ki;

 

Vakti zamanındabölgede yaşayan iki kafadarın başının altından çıkıyor bütün mesele. Bir gün karşılıklı otururlarken (o dönemde karşılıklı oturmayı da bu arkadaşlar icat etmiştir) tarlada çalışmaktan bıkmış usanmış olan Hasso, Cumaliye aklıma bir fikir geldi diyerek (insana ilk fikir gelmesi bu dönemde yaşanmıştır) sonrasında Cumali’yi dehşete düşürecek sinsi planını anlatmaya başlamıştır.

 

La Cımo oğlım ne zamana çin tarlada çalış çalış güneşin altında 50 derecede ömrümüzü tüketecağız. Cumali : “Oğlım tarlada çalışmağı da seni babay bulmadı mı aklıma bir fikir geldi dedi seneler önce şimdi itler elimizden ekmek almi. Bu arada ekmeği de anay bulmuştu.”

 

Hasso : Anamı karıştırma! Neyse şimdi fikrimi anlatım kardaşıma. Ha bı gördığı tepe varya, babam zamanında ordan bikaç parsel almış boş boş duri. o tepeye bele böyyük bi daş tikecağam.

 

Cumali : Ben kalkım gidim en eyisi.

 

Hasso : Yav bi dekke dur anlatiyam. Daşı dikdikten sonra deyecağam ki burda bir zat yati böyük bi zat.

 

Cumali : Hangi zat?

 

Hasso : Anama sormağım lazım zatları en eyi anam tanır.

Cumali : Ee?

 

Hasso : Yav işte millet gelir gider buralar canlanır, yanındaki parseller kıymetlenir. Ufak ufak kat karşılığı veririz gider.

 

Cumali : Kat karşılığı?

 

Hasso : Karşılıkları karıştırma. Seni de baş kölem yaparam gül gibi geçinir gideriz. (kölelik sistemine ilk giriş)

 

Işte dostlar bu işin başlangıcı böyle.. Sonra ne mi oldu? Nolacak her zaman alışık olduğumuz şey. Urfa’da biri herhangi bir konuda başarı elde etmeye çalışırsa bir başkası da onun başarısız olması için elinden geleni yapar.

 

Cumali Hasso’nun aklına gelen bu fikri bir kaç yerde ağzından kaçırında devirsi gün sabah taşı dikmeye giden Hasso bir de ne görsün arazinin tamamı büyük taşlarla dolu bir de üstünde hayvan figürleri var. (hayvan figürleri eklemek de olaya bir yenilik getirmesi açısından ilk inovasyon olarak değerlendirilebilir)

 

Anla dinle ki bu fikri duyan üç beş  esnaf bir araya gelip. La biz daha eyyisini yaparız. Zaten bu Hasso tırronun biridir bişe çıkmaz bundan diyerek birlik olmuşlar. Hatta içlerinden biri benim antep’te tanıdığım bi usta var onu çağıralım gelsin daşların üstüne bizim resmimizi çizsin diyerek olaya farklı bir boyut kazandırmıştır. Antepli usta da sağolsun bu tilkilerin, yılanların, çiyanların, itin, köpeğin resmini çizerek sanatını icra etmiştir.

 

Umarım hepinizi aydınlatabilmişimdir “Göbeklitepe hakkında”.