DAVUD OĞLU SÜLEYMAN


Pey­gamberlerden bir kısmının hayatlarını sadece “biyografi” amacıyla anlatmayan Kur’an,bu kıssaların anlatılmasının hikmetini Yusuf Suresi 111.ayette şöyle açıklamaktadır: 

"Andolsun, onların kıssalarında temiz akıl sahipleri için ibretler vardır. (Bu Kur'an) düzüp uydurulacak bir söz değildir. Ancak kendilerinden öncekilerin doğrulayıcısı, her şeyin çeşitli biçimlerde açıklaması ve iman edecek bir topluluk için bir hi­dâyet ve rahmettir."


Kur'an hedefinin ütopik olmadığını anlatan bu peygamber kıssaları, görevli elçiler eliyle gerçekleşen ilahi davetin boş bir çağrı olmadığını da ispatlamaktadır.


Kur’an,Hz.Davud oğlu Hz.Süleyman’dan övgüyle bahsetmektedir. İlim, adalet, mal, hüküm ve idarecilik cihetiyle imtisal edilecek doğru bir örnek olan Hz.Süleyman için Yüce Allah “ne güzel bir kul” demektedir.Çünkü  Nebiler ailesinin eşsiz bir mensubu ve Peygamberler zincirinin değerli bir halkasıdır.


Sad Suresi 30.ayet Hz.Süleyman için “ni’mel abdu”(ne güzel bir kul)demekle şu gerçeği dile getirmektedir:

“Davud'a Süleyman'ı ihsan ettik. Ne güzel kuldur O! Şüphesiz O, devamlı Allah'a yönelip gönlünü O'na verendi.”

Hz.Davud’un oğlu olan Hz.süleyman’a Kuran’ın övgüler yağdırmasının gerekçelerini şöyle özetleyebiliriz;

 

.Mal ve salta­natla imtihan edilerek bunların hakkını veren şükreden bir kuldur. 


.Dünyevi varlığın Allah yolunda nasıl değerlendirilmesi gerektiğini gösteren örnek bir peygamberdir. 


.Kendisine yüklenilen ağır emanetlerin kıymetini bilen ve onu hakkıyla taşıyabilmiş zirve bir adrestir.


.Güçlü hükümdarlık ve iktidar ile kibirlenip şımarmayarak idareciliğin, ilahi hü­kmü ikame etmenin, adaletten asla ayrılmamanın manevi bir referansıdır.

 

.Kuşların dilini anlama yeteneği ile birlikte insanlara ulaşabilmenin, onları anlayabilmenin gereğini hayatıyla ispatlamış bir Allah Elçisidir.

 

.Gözlerin görmediği rüzgâr, şeytan ve cin ordularına hükmeden ve nimetin kimden geldiğini bilen şükreden güzel bir kuldur.


.Hükümde­ki adaleti, nimetlere şükretmeyi ve Yüce Rabbe nasıl kul­luk yapılacağını öğreten bir kılavuzdur.


Bütün peygamber kıssaları için geçerli olduğu gibi Hz. Süleyman kıssası da önce mü'minler için sonra da bütün insanlar için bir ib­ret tablosudur. Burada görmemiz gereken, bizi ilgilendiren yönü Allah'a kulluğumuzu artıran dina­mikleri görerek şükreden güzel bir kul olmaya çalışmalıyız.

 

Yusuflar kuyudan çıkıp,Süleymanlar adalet terazisini kuruncaya kadar Hakikat'in şahitleri ve sözcüsü olabilmek dileğiyle baki selamlar…